IPGAL
Mersin’in Yanpar köyünde bu söz çok sık kullanılır Sözün Yapı ve anlamını aşağıdaki şekilde açıklayabiliriz.
Önce sözlüklere bakalım
Derleme Sözlüğü:
Ibkal: talih
Iblık: A) 1-Erkekliği olmayan, hadım
2- Enenmiş horoz
B) Şişman, semiz
C) Çok tuzlu
Ipılak: Işılak
Işılak: Parlak
Ipılamak: parlamak, parıldamak
Ipıldak: Parlaklık veren şey
Ipıldamak: a) ıpılamak
b) hafif ışık titreyerek parıldamak
Ipılık: hafif ateş
Ipıl-ıpıl: 1-pırıl-pırıl
2-Işığın yanıp sönmesini yada hafif yanmasını anlatır
Ipıpras: uygun, tastamam
İpras gelmek: tam gelmek, uygun gelmek
İpsala: işsiz, tembel
İptil:önce, evvel
İpti:Önce, ilk
İpil: parlak
Divanı Lügat-it Türk:
İprük: içerisine peklik gelene-içini sürdürmek için- yoğurt ile süt karıştırılarak verilen ilaç
Yipar (Yıpar): misk
Yipin: koyu kırmızı, kızıl
Yipkil: erguvan renginde olan
Yipkin: menekşe rengi, erguvan renginde olan; konur, koyu kırmızı
Bayın: koyu kırmızı, gelincik çiçeği rengi
Yibin: bayın
Bayın: Koyu kırmızı. Gelincik çiçeği renginde olan herhangi bir şey. Şu savda dahi gelmiştir.: “kılnu bile kızıl kedher, yaranu bilse yaşıl kedher= nazlanmayı bilse kızıl giyer, yaranmayı bilse yeşil giyer,” (kadın yaranmayı ve kırışmayı bilse kırmızı ipekli giyer; yaranmayı ve gözeneliği bilse kırmızı ipek giyer). Bu renklerle erkek kadını daha iyi tutar, demek istiyor.
Derleme sözlüğünde:
İbcek: bölüşülen bir şeyi almak için çekilen kura
İbez: gelişmemiş cılız buğday
İbicek atmak: kura çekmek
İbiçek: kura
İbiği kızarmak: 1- benzine kan gelmek, sağlığı düzelmek
2- tavuk ve horoz kuvvetlenmek, semirmek
3-cesaretlenmek
4-çocuk buluğa ermek
5- Tavuğun ibiği kızararak yumurtlayacak durumda olduğu belli olmak
İbik:köşe, kenar, uç
İbimek: gelişmek, büyümek
İbimek: çok kötü kokmak
İbitmek: kokutmak
İbitmek:ışlatmak
İbitmek:büyütmek, korumak, esirgemek
Bütün yukarıdaki sözlerden çıkan sonuç “ıpkal” sözünün ıp(b)+mak dilinden çıktığıdır
Ib+mak fiili korumak, esirgemek anlamına geliyor.
Ib+mak fiil köküne “ık” ve ona da “al” eki gelerek “ıpkal” oluyor.
Ib+ık+al ıb+k+al ıbkal
Ibık: korumuş, esirgemiş, geliştirmiş
Ibık+al: koruyucu, esirgeyici, geliştirici
Bugünkü Türkçe ile koruyucu meleği demektir.
“ıpkalım yok” demek “talihim yok, koruyucum yok, esirgeyicim yok, geliştiricim yok” anlamına geliyor.
Ipkal ve tutkal sözlerinin yapıları birbirlerine benzer.
Tut+uk+al tut+k+al tutkal
Ip+ık+al ıp+k+al ıpkal
Tutkal sözü tutmak fiil kökünden türemiş olup tutucu-yapıştırıcı verdiği gibi.
Ipkal sözü de ıpmak fiil kökünden türemiş olup koruyucu, esirgeyici, geliştirici anlamını veriyor.
Kangal sözünün yapısı da ıpkal sözünün yapısı gibidir.
|