Tarsus Belediye Başkanını Transfer Etmek İsteyen Şehir
Siirtli çok dertli.
“Eskiden Batman bizim ilçemizdi, böyle giderse yakında biz Batman’ın ilçesi olacağız” diyor Siirtli vatandaş.
Bu defaki panel programlarımız çok yoğundu. Her gün bir şehirde olmak üzere dört panel için gittim Güneydoğu’nun değişik şehirlerine. Üstelik de birbirinden uzak şehirler. Batman, Siirt, Adıyaman, Şanlıurfa-Suruç. Yollarda ve panel salonlarında geçmiş dört günün sonunda evimdeyim ama faaliyetlerle ilgili yazılarımı hemen yazabilme olanağım yok maalesef. Ancak Siirtbirlik Gazetesinin haftalık baskısına yetişmesi için öncelikle bu yazıyı yazmam gerekti. Bu defaki seyahatimde Siirt’i işlemek, Siirt’i anlatmak istedim. Diğer şehirleri daha önceki gidişlerimde yazmıştım. Gene de yeri gelince, bu yazılar içerisinde onlardan da kısa kısa bahsedeceğim.
Bu çalışmalar her defasında beni daha çok yormasına rağmen gittikçe devamlılık arz etmeye başladı. “Bizi de dinle, bizim sorunlarımızı da gündeme getir, birlikte şöyle bir çalışma yapalım” diyenler, bir çalışmanın arkasından başka bir çalışmanın başlamasına vesile oluyorlar.
İlk gün Batman’da Sokak Çocukları panelini yaptıktan sonra Siirt’e geçtik. Bu defa Batman’da kaldığım süre toplam dört saat olduğu için Batmanlı dostlarımı arama-görme fırsatım olamadı.
Siirt Milli Eğitim Müdürlüğünün desteğiyle organize ettiğimiz “Siirt’te Eğitim” konulu panelimiz için, 12 Kasım 2008 günü akşam Siirt’teyiz. Şehre iner inmez “bu ne hava kirliliği, nefes alınmıyor” diye bir tepkide bulundum. Fakirhanesi çok her şehir gibi burasının da havası son derece kirli.
Öğretmen evinde Siirtlilerle sohbet ediyoruz. Siirt’in çevresinde çok sayıda bulunan köçerlerden (göçer kelimesi orada köçer diye telaffuz ediliyor), eğitim ve şehrin alt yapısına kadar birçok şeyi konuştuk. Milli Eğitim yetkilileri köçerlere eğitim götürmenin zorluklarından yakındılar. YİBO’larda (Yatılı İlköğretim Bölge Okulları) yaşanan sorunlardan ve çözüm önerilerinden bahsettiler. Üniversite’nin yerinin doğru seçilmediğinden dem vurdular. Bunları Siirt’teki eğitim panelini anlatırken vermeye çalışacağım. Sonra şehrin alt ve üst yapı sorunlarını anlattılar. Alt yapı olmamasından dolayı, şiddetli bir yağmur yağdığı zaman her yeri su bastığını söylediler.
Akşam geldiğimiz Siirt’ten, sabah eğitim panelini yapar yapmaz ayrılacağız. Ancak şehir de şöyle bir dolaşmak istedik. Sabah erkenden kalkıp eğitim toplantımız öncesinde Siirt sokaklarında kısa bir tur attık. Gazeteci arkadaşım Diya Yarayan “Duygu Hanım esnaf da sizinle tanışmak ve sorunlarından bahsetmek istiyor” dese de buna zaman yaratamadık. Ticaret Odasının önünden geçiyorduk, yine Diya arkadaşım “Duygu Hanım şuraya bir girelim, sizinle tanışmak istemişlerdi” deyince Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret ettik. Başkan Ankara’da imiş, Başkan Yardımcısı Nedim Kuzuyla kısa bir sohbetimiz oldu. Siirt’in en eski iki gazetesi, 1960 yılında kurulmuş olan Siirt Gazetesinin sahibi Metin Arıtürk ile yine aynı yılda kurulmuş olan Siirtbirlik Gazetesinin sahibi Diya Yarayan da oradalar. Nedim Kuzu, GAP Eylem Planı kapsamında, Sosyal Destek Programına sunulmak üzere projeler hazırladıklarını ancak bu projeler konusunda hayal kırıklığına uğradıklarını belirtti. Şehrin ekonomik ve sosyal sorunlarının çok olduğunu söyleyen Kuzu, Siirt’in daha güzel ve kalkınmış bir şehir olmayı hak ettiğini belirtti. Kendileriyle ileride ortak bir çalışmanın sözünü ederek ayrıldık oradan.
Kısa bir sokak turu yaptık Siirt’te ama her şey ortada idi. gelişmemeye devam eden ve bakımsız bir şehir maalesef. Ben bu şehre ilk defa 1983 yılında sürücü belgesi almak için gelmiştim. O zaman da köy gibi bir şehir meydanı vardı, şimdi de. O zaman da köylü vatandaş bu meydanda canlı tavuğunu satıyordu, şimdi de. O zaman da şehrin yoksul bir çehresi vardı, şimdi de. Belki o zaman daha temizdi sokak ve caddeler. Dolaştığımız caddeler ve ara sokaklar caddeden ziyade toprak yolu çağrıştırıyor. Şehir dışı yollar da çok güzel denebilecek nitelikte değil. “Biz” diyorlar, “Başbakan çıkarmış bir şehiriz ama bundan bize düşen payı alamamış durumdayız”. “Siz Başbakanı çıkartınca Siirt çok güzel ve bakımlı bir şehir oldu haberlerini izlemiştik medyadan” dediğimiz zaman da “o söylenenlerin çoğu abartı idi” yanıtını aldık. Şehirde yapılmış ve yapılmakta olan yeni, yeni büyük binalar, okullar var ama çeyrek asır sonra ilk kez gittiğim Siirt’i, çeyrek asır öncesinden çok daha farklı göreceğimi sanıyordum. Üstelik de yedi sene önce Başbakanı çıkarmış bir il olarak.
“Siirt çıkmaz sokaktır, buradan öteye giden yol yoktur, Doğu istikametinin yolu burada biter, o nedenle Siirt’i hiç kimse önemsemiyor. Bir zamanlar bizim ilçemiz olan Batman’a bir bakın, o kadar çok büyüdü ve gelişti ki, korkumuz bir gün bizim Batman’ın ilçesi olmamızdır” diyorlar. Haksız da değiller.
Siirtlilerle konuşmalarımız esnasında bir de baktım ki Tarsus Belediye Başkanını konuşmaya başladılar. Tarsus ta yapılan çalışmalardan bahsederek Tarsus Belediye Başkanını bizim ilimize transfer edelim dediler. Transfer işini bilmem ama Burhanettin Kocamaz ın ününün Çukurova sınırlarını aşıp başka ovalara da ulaştığını Siirt te görmüş oldum.
Bu çalışmayla ilgili detaylı yazıları daha sonra vermeye devam edeceğim.
16.11.2008
Duygu Sucuka
|