Kadın Yerel Yönetimlerin Neresinde
(Mersin Paneli)
Önce başlığa cevap vereyim;
Hiçbir yerinde.
Dünya Kadınlar Günü yaklaşıyorken ve seçim sürecine girilmişken, yerel yönetimlerde kadının yerini görmek amacıyla paneller düzenledik.
Bu konudaki ilk panelimizi, üç sivil toplum kuruluşunun ortak çalışması olarak 2 Mart 2009 günü, Mersin’de gerçekleştirdik. Paneli organize eden sivil toplum kuruluşları;
Başkanı Ali Doğan olan ve merkezi Mersin’de bulunan Seçilmiş ve Atanmışları İzleme Derneği (İZDER),
Başkanı Cemalettin Kurt olan Erdemli/Mersin Turunçgil Üreticileri Birliği
Ve benim temsilcisi olduğum Çevre Kültür Kooperatifleri Mersin Birimi idi.
Konuyu tartışmaları için MHP, CHP, AKP ve DSP olmak üzere Mersin’deki dört siyasi partinin kadın kollarını davet ettik. Söz konusu partilerin il ve ilçe yönetimlerinde görevli olan bayanlar arasından seçilen konuşmacılar objektif bakış açısıyla konuyu değerlendirmeye çalıştılar. Her dört konuşmacı da konularına hakim, oldukça donanımlı bayanlardı.
Bizim konuşmacılardan ilk isteğimiz, “siyasi kimliğinizi kapının dışında bırakarak, bu konuyu sadece kadının siyasetteki varlığı anlamında değerlendirmeniz şartıyla konferans salonuna girmenizdir. Herhangi bir siyasi slogan ya da partizanlık yapılmasını arzu etmiyoruz.” şeklinde idi. Ufak tefek bazı sapmalar olsa da oldukça medeni ve pozitif bir ortam yaratıldı, konu kadın ve yerel yönetimler bağlamında değerlendirilmeye çalışıldı. Ancak genel anlamda bakıldığı zaman, hiçbir parti, “ben kadına yerel yönetimlerde şu kadar yüzdeyle yer verdim” diyebilecek durumda değildi.
Mersin, Türkiye’nin en uygar yaşam kültürüne sahip şehirlerinden birisidir. Doğu ve Güneydoğu’dan aldığı aşırı göçlerle demografik yapısında değişime uğramıştır. Zaman zaman etnik kökene dayalı olarak çıkan olaylar nedeniyle hak etmediği düşünce ve değerlendirmelere maruz kalmaktadır. Son derece rahat yaşam sürülebilen şehirlerimizden birisidir. Mersin’i kısaca bu cümlelerle tarif ettikten sonra şehirdeki kadına bakış anlayışına dönmek istiyorum. Kadın konusu çok geniş ve birçok başlık altında ele alınması gerekli bir konu olması vesilesiyle sadece panelimiz konusu çerçevesinde değerlendirmeye gireceğim.
Panel konumuz “Yerel Yönetimler ve Kadın” idi. Bu çerçevede kadının yerel yönetimlerde ne kadar var ya da yok olduğunu irdelemeye çalıştık. Mersin’de yaptığımız ilk panelden sonra, aynı paneli 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, Gaziantep’te Güneydoğum Derneği olarak yapmayı planladık. Bu tür bilgilendirme toplantıları bir nevi kadın hareketi başlangıcı ise eğer başka şehirlerde de bu tür çalışmalara devam edilebilir. Yakın bir gelecekte Batman’da da düşünüyoruz mesela böyle bir etkinliği.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının büyük salonunda gerçekleştirdiğimiz ‘yerel yönetimlerde kadın’ konulu panelimizde eleştireceğim tek detay panele arzu ettiğimiz oranda katılımcı olmaması idi. Biz isterdik ki 400 kişilik salonun yarısı değil tamamı dolsun. Bu da bir kez daha göstermiştir ki kadınlar kendi sorunlarına sahip çıkmıyorlar. Kadınlar kendi sorunlarını karşı cinsin çözmesini bekliyorlar. Oysa her yerde olduğu gibi Mersin’de de kadın sorunları yaşamsal boyuttadır ve Mersin’de de yerel yönetimlerde kadının yeri yoktur. Mesela yaklaşık 1.5 milyon il nüfusu, 800 bin merkez nüfusuna sahip, Büyükşehir olan Mersin’de il genelinde bir tane bayan başkan adayı bulunmaktadır. O da Demokratik Sol Parti’nin Toroslar İlçesi adayıdır. Demek ki Mersin’de, irdelemeye çalıştığımız yerel yönetimlerde kadın konusunda bir sorun vardır. Kadınlar bunun farkında ve bilincinde olmak üzere o salonu doldurmalıydı.
Mersin’le ilgili bir başka ayrıntı; Türkiye’de ilk kadın belediye başkanını seçen şehirlerden birisi olmasıdır. 1950 yılında, Demokrat Parti’den Mersin Belediye Başkanı seçilen Müfide İlhan Türkiye’nin ilk iki kadın belediye başkanından birisidir.
Yerel yönetimlerde kadın konusuna Türkiye genelinde baktığımız zaman da durum kadınlar adına hiç de iç açıcı değildir.
Mesela 2004 seçimlerinde;
3200 civarında olan belediye başkanlarının sadece 18’i bayan, bunların da sadece bir tanesi il belediye başkanıdır ve DTP’lidir. Sonuç olarak kadın belediye başkanlarının sayısını erkeklerin oranı içerisinde yüzdelik bir dilime bile koymak mümkün değildir.
2009 seçimlerinde ise;
Bazı belediyelerin kapatılması sonucu 3200 üzerindeki başkanlık sayısı 2100 civarına inmiştir. Kadın başkan adaylarının sayısı 10 il ve 54 ilçede olmak üzere toplam 64’tür ve yine erkek başkan adaylarının sayısı yanında devede kulak kalmaktadır. Yine bir yüzdelik dilim bile çıkaramıyorsunuz buradan. Onun da ötesinde kadın aday gösteren partilerin, kadın adayı gösterdikleri yerlere baktığınızda birçoğunun seçilme olasılığı oldukça zayıftır. Yani seçimler sonunda belki de kadın başkan sayısı bir önceki seçimlerdeki sayıya bile ulaşmayabilir. Bu da kadının yerel yönetimlerdeki yerinin en iyi cevabıdır.
Sonuç itibariyle, ‘kadın yerel yönetimlerin neresinde?’ diye sorduğumuzda cevap ‘hiçbir yerinde’dir. Dolayısıyla A ya da B partisi, hangisi olursa olsun, kadın aday reklâmından vazgeçmeli, konuya gerçekçi biçimde yaklaşmalı, yerel yönetimlerde kadına da şans tanınmalıdır.
03.03.2009
dsucuka@hotmail.com
|