Urfa Panellerimiz / II. Tarım
(su, kuraklık, çiftçi sorunları)
Öğleden sonraki oturumda, Şair Nabi Konferans Salonunu arzu ettiğimiz gibi dolduramasak da amacına uygun bir panel yapılmış oldu. İlçelerden gelen çiftçiler ile Urfa’dan katılanlar paneli ilgiyle izlediler.
Oturum başkanlığını HRÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu’nun yaptığı panelde HRÜ ziraat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Ruhi Mermut, Tarım Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü Yayım Dairesi Başkanı Habip Çadırcı, çiftçi temsilcisi Nazan Odabaşı ve Suruç Ziraat Odası Başkanı Hışman Baran konuşmacı oldular.
Panele çok önceden beri hazırlanmamıza ve Şanlıurfa ile tüm ilçelerinin Ziraat Odaları başkanlarıyla irtibat kurarak bu toplantıya destek vermek adına çiftçilerle birlikte katılmalarını istememize rağmen kendilerini yanımızda bulamadık. Bilhassa Şanlıurfa Ziraat Odasını, çiftçi sorunlarının işleneceği hiçbir toplantıya bugüne kadar getirebilmiş değiliz. İlçe ziraatlarla konuşmamızda hepsi de geleceklerini söylediler ancak salonda sadece Suruç, Viranşehir ve Birecik’ten gelenler vardı. Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Halil Dolap, kendi sorunlarına sahip çıkma konusunda besicileri ve göçerleri örnek almalı. Onlar o salona tüm şartlarını zorlayarak geldiler ve kendilerini Şanlıurfa’nın yönetim mercilerine duyurdular. Hiçbir şey kaybetmediler, aksine Vali, Belediye Başkanı ve Üniversiteyi arkalarına aldılar.
Biz bu toplantıları düzenlerken hiç kimseyi yargılamıyor, sorgulamıyor, suçlamıyoruz. Sadece sorunları konuşarak, çözüm önerilerini getirerek sorun çözücü mercilere mesaj göndermeye çalışıyoruz.
Ziraat odaları Türkiye’de ya ad değiştirmeli ya da yeniden bir yapılanmaya gitmelidir. Şanlıurfa Ziraat Odasını söylerken diğerlerinin farklı olduğu kanaatinde değilim. Benzer sorunları Tarsus’ta geçen yıl yapmış olduğumuz çiftçi sorunları panelinde de yaşamıştık.
Konuşmacılardan bilim adamı Ahmet Ruhi Mermut hoca özetle şöyle dedi: Buralarda medeniyet, medeniyet üstüne gelmiş. Türkiye’nin tarımsal kapasitesi oldukça yüksektir. Bu bölgede 4200 yıl önce 300 yıl süren bir kuraklık olmuş. Tarih tekerrürden ibarettir, 300 yıl süreli bir kuraklık olmasını istemeyiz.
Habip Çadırcı ise tarımsal yayım ve danışmanlık sistemi üzerine konuştu. Çiftçinin ihtiyacı olan bilgi bizim birimimizden verilmeye çalışılıyor, 15-30 yaş arası genç çiftçilerimizi eğitmeye devam edeceğiz dedi. Urfa’da 2500 veteriner ve ziraat mühendisinin köylerde istihdam edildiğini belirterek 16 sulama yayımcısı yetiştirildiğini söyledi.
Bu panelin en renkli yanı bir bayan çiftçiyi dinlemek idi. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde CHP’nin Şanlıurfa başkan adayı Nazan Odabaşı, çiftçi temsilcisi olarak ve bir bayan çitçi olarak konuştu. Kuraklıktan, zamansız yağışlardan bahsederek çiftçilerin bu anlamda yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi. Şöyle devam etti Nazan Hanım:
Kuru tarımla bir yere varılmıyor. Girdiler yüksek, taban fiyatlar düşük. Toplulaştırma yapılmalı. Tarım sigortaları yeterince çiftçiye anlatılmıyor. Sertifikalı tohumluk bulunamıyor. Tarım danışmanlığı eksik. Fatura mafyası türedi. Salma sulama yapanlar cezalandırılmalı.
Bir bayan çiftçiden sorunları dinlemek ilginçti. Kepçe almıştım, biçere binmiştim diye konuşan Urfalı bir bayan çiftçi. Son derece şık, modern ve eğitimli. Eksikleri ve sorunları son derece nazik bir dille sorguluyor.
Biz, bu tarımsal sulama, su ve kuraklık panelini Suruç’ta yapmak istemiştik. Suruç, verimli toprakları, geniş ovası ile Urfa’nın suya hasret ilçesidir. Geçen yıl su panelimizi, Kaymakam Beyin ev sahipliğinde orada yapmıştık. Bu yıl da aynısını yapmak istedik ama yakın zamandaki kaymakam değişikliğinden dolayı bu arzumuzu gerçekleştiremedik. O nedenle Suruç Ziraat Odası Başkanını bu panelde konuşmacı olmaya davet ettik.
Başkan Hışman Baran özetle şunları söyledi:
35-40 yıldır susuzlukla mücadele ediyoruz. Siyasiler geldiği zaman “su istiyor musunuz” dediler hep ama suyu bize getirmediler. Suruç kamusal sulamanın 3, 4 ve 5. etabının yapılabilmesi lazım. Susuzluktan şu an ilçenin %70’i boşalmış, kalanı ise mevsimlik işçi olarak ilçeden çıkmaktadır. Tarımsal nedenlerden dolayı çocuklar okula 1-1.5 ay geriden başlıyorlar. Mayınlı arazinin çiftçiye verilmesi ve ekolojik tarıma kazandırılması gerekmektedir. Tarımsal sulama bir an önce yapılmalı kuru tarımdan sulu tarıma geçilmelidir.
Son derece ilgiyle izlenen tarımsal konulardaki su, kuraklık ve çiftçi sorunlarının işlendiği panelimizin amacına ulaştığı kanaatiyle tüm emeği geçenlere, ilçelerden katılım yapanlara, özellikle bu panel için Ankara’dan gelen Habip Çadırcı ile Urfa’daki ön hazırlık çalışmalarımızda bize son derece yardımcı olan üyemiz Gül San’a teşekkür ederiz. Ve tabi ki bu çalışmaları bizimle birlikte yürüten HRÜ Ziraat Fakültesi yönetim ve eğitmen kadrosuna da.
06.10.2009
dsucuka@hotmail.com
|