Askere Karşı Toplumsal Cephe Tehlikesi
Aydın ya da cahil tüm çevrelerin, farkında olarak ya da olmayarak askeri yıpratma kampanyası içerisinde olduğumuzun farkında mıyız bilmiyorum ama bildiğim tek şey ortada nasıl bir tartışma olursa olsun buna toplum olarak dahil olduğumuzdur. Askeri mi karalıyoruz, hepimiz birden. Polisi mi karalıyoruz, hepimiz birden. Yargıyı mı eleştiriyoruz, topyekûn. Yapamamaya başladığımız tek şey ise, kim güçlü ise, kim iktidar ise ve onun yanlışları her ne ise dil uzatamamak.
Birkaç gün önce, Hakkâri’deki Aktütün Karakoluna yapılan hain terörist saldırının ardından şimşekler askere çevrildi. Burada savunma zafiyeti var, neden bu karakol burada gibi haklı eleştiriler geldi gündeme. Arkasından Hava Kuvvetleri Komutanının şehit haberlerine rağmen golf oynamaya devam ettiği tartışmaları atıldı ortaya. Bu konularda eleştiriler olabilir ancak bu eleştirilerin asıl konunun önüne geçmeden yapılması ve askeri otoriteyi yıpratmayacak şekilde olmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde bu tatsız ortamlar askeri çevreleri yıpratmak isteyenlerin, bu ülkeyi bölmek için askerlerimizi hedef alanların işine gelmektedir.
Ortada bir dolu şehit varken ve her gün şurada burada en az bir-iki şehit haberi gelirken, askeri çevreler aleyhine bilinçli olarak yaratılan karalama kampanyaları tuzağına, en azından bu ülkeyi seven insanların düşmemesi gerekir. Askerin yanlışları da eleştirilmelidir ama kesinlikle karalama kampanyası içine girilmemelidir. Askerlerimizden başka sahip çıkacağımız ne kalmış ki elimizde?
Bugün de Diyarbakır’da polis servis aracına yapılan silahlı saldırıda çok sayıda ölü ve yaralı haberlerini aldık. Şimdi ben de şu soruyu yöneltmek istiyorum. Neden saldırıya hedef yerlerdeki polis okullarının yerleri değiştirilmiyor? Amaç eleştirmek olduğu sürece bu tür tartışmalar hep yaratılır. Eğer hedefte iseniz yeriniz neresi olursa olsun sizi bulurlar. Ama bu demek değildir ki tedbiri elden bırakalım. Güvenlik kuvvetlerinin terör saldırılarına açık olmayacak şekilde ve güvenliği daha yüksek yerlerde yerleştirilmesi gerekir.
Asker-siyaset, hükümet-muhalefet birbirlerini halka şikâyet etmeyi bırakıp bu ülkenin, bu halkın selameti için ne yapmaları gerekiyorsa yapmak zorundadırlar. Bizim içimiz şehitlerimizle kan ağlarken karşımıza geçip popülist tartışmalar yapmasınlar. Küsler barışsın, devlet-millet kaynaşsın, ucuz ve suni gündemler bir kenara bırakılsın, bu terörün nasıl üstesinden gelinecekse o şekilde hareket edilsin.
Sivrisinekleri öldürmek değil bataklığı kurutmanın yoluna gitmek gerekir. Kuzey Irak bataklığının çaresi, çözümü ne ise o şekilde strateji belirlensin. Adalet Bakanı bugün televizyonda açıklama yapıyor “Bugün PKK’nın üçte biri yabancı uyruklu” diyor. Bunlar çoktandır bilinen şeyler. Ama ne gibi önlemler aldınız bu konuda? Bize terör ihraç eden İran, Irak, Suriye, Ermenistan hatta Avrupa ülkelerine karşı ne gibi notalar verdiniz?
Bataklığı kurutmak lazım dedim de, bataklığı nasıl kurutacaksınız önce onu düşünmek lazım. Dağa çıkan çocuğun yarattığı terörle silahlı çatışmanın ötesinde o çocuğun dağa çıkmasını engellemenin yollarını da aramak lazım. Tabi ki birlik bütünlükten ödün vererek değil. Gelecek on yılların plan programını yaparak. Böyle günü kurtarma maksadıyla yapılan ucuz politikalar yerine gelecek nesillerin yarınını düşünerek programlamak kurtarır ancak bizi terör belasından.
Dağa çıkmış gençler için başka politikalar da geliştirmek mümkündür. Pişmanlık yasası sonuç vermediyse, o gençlerin aileleriyle tek tek irtibat kurarak aileleri kazanmaya çalışmak bir noktadan sonra olumlu sonuç verebilir. Kim dağda, kim ovada, hangi ailenin çocuğu terör örgütüne girmiş devlet bunların hepsini biliyordur.
Askerle uğraşmayı bırakalım. Askere karşı yaratılmak istenen toplumsal tepkiye dikkat edelim ve oyuna gelmeyelim. Unutmayalım ki toplumsal huzurumuzu bozmak için her türlü yolu deneyenler; toplumsal çatışma, toplumsal tepki, toplumsal kargaşa yaratmak için çaba harcayanlar var etrafımızda. Askere karşı yaratılacak bir toplumsal tepki en çok onların işlerine gelecektir.
Bu oyuna dikkat etmek ve o oyunun bir parçası olmamak için toplum olarak dikkatli olmak durumundayız.
08.10.2008
dsucuka@hotmail.com
|