Anayasa Mahkemesi 11 Aralık 2009 tarihinde DTP’nin kapatılması kararını oy birliği ile vermiştir. Bu konudaki MÜSİAD’ın düşünceleri şu şekildedir:
2009-12-12 - 17:40
“Bu Karar Açılım Sürecini Baltalamamalı”
Anayasa Mahkemesi 11 Aralık 2009 tarihinde DTP’nin kapatılması kararını oy birliği ile vermiştir. Bu konudaki MÜSİAD’ın düşünceleri şu şekildedir:
MÜSİAD, özgürlüklerin daraltılmasını değil genişlemesini ilkesel düzeyde desteklemiştir ve desteklemeye de devam edecektir.
Bu bakımdan, MÜSİAD ülkemizde siyasi partilerin kapatılmasından ziyade partilerin daha da güçlenerek siyasi hayatlarına devam etmesi arzusundadır. Siyasi partilerin kapatılması ve Türkiye’nin siyasi partiler mezarlığı haline gelmesi demokrasimiz açısından arzu edilen bir gelişme değildir. Ayrıca, hangi görüşten olursa olsun siyasi partilerin kapatılması var olan sorunları çözmemiştir, çözmeyecektir.
Avrupa standartları açısından, bir siyasi partinin kapatılması kararının, hem Avrupa Konseyi’ne bağlı olarak alınan Venedik Komisyonu’nun belirlediği Venedik Kriterleri'ne; hem de Avrupa’da insan hakları standartlarını belirleyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarına uygun olması gerekmektedir. Her iki kurumun standartlarına bakıldığında siyasi partilerin ancak şiddet ve terörü desteklediklerinde ve terör eylemlerini kınamadıklarında kapatılmasının doğru olduğu ifade edilmektedir.
DTP’nin kapatılması davasında Avrupa kriterlerinin ne kadar göz önünde tutulduğunu gerekçeli karar açıklanmadığı için bilemiyoruz. Ancak, yaşanan gelişmelerden tüm kesimlerin dersler çıkarması gerektiğini düşünmekteyiz. Şiddet ve terörü kınamayan bir siyasal oluşuma Avrupa kriterleri de müsaade etmemektedir. Siyaset mutlaka yasal zeminde ve şiddete hiçbir şekilde prim vermeden yürütülmek zorundadır.
Bu gelişme göstermiştir ki, yeni Anayasa çalışmaları ve yargı reformuna hız verilmeli, özellikle Venedik Kriterlerinde yer alan şiddet ve terör eylemlerini açıkça destekleyen partiler haricinde parti kapatmanın Anayasa ve yasalarca güvence altına alındığı, yeni bir Siyasi Partiler Kanunu çalışmasının bitirilmesi çok daha önemli bir hale gelmiştir.
Şu anda ülkemizde daha önce Türkiye tarihinde olmadığı kadar bir ifade özgürlüğü mevcuttur. Şiddet ve terör dışlanarak her kim ne söylemek isterse söyleyebilmelidir ve bu ifade özgürlüğü de yasal açılardan tam olarak güvence altına alınmalıdır. Türkiye’de demokrasinin daha gelişmesi, derinleşmesi, pekişmesi; hak ve özgürlüklerin daha da kapsamlı bir hale gelmesi hepimizin samimi isteği ve idealidir. Elbette sağduyu sahibi hiç kimsenin bu süreçte ülke geleceğinin zarar görmesini, kapatma kararının terör ve şiddeti körüklemesini arzu etmesi mümkün değildir. Bazı DTP’li milletvekilleri tarafından verilen demeçler ve böylesi hassas bir dönemde yeteri kadar özen gösterilmeyen tutum ve davranışlar, dava sürecini bu noktaya taşımış olsa da, siyasi partilerin kapatılacağı yegane yerin halk ve yapılacak demokratik seçimler olması gerektiği hiçbir zaman unutulmamalıdır.
Daha güçlü bir demokrasi idealinin gerçeğe dönüşmesi için ülkemizdeki tüm yetkili çevreler sorumlu, sağduyulu ve hüsnüniyetle hareket ederek, kardeşlik ve bütünleşme projesinin devamına katkı sağlamalı ve bu sürecin baltalanmasına izin verilmemelidir.
|