MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan ile MESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Güler yaptıkları ortak yazılı açıklama da, 2010 yılına girmeye az kalan bir zamanda kriz sancılarının hala devam ettiğini söylediler.
2009-12-17 - 15:31
Doğan, kriz sancıları devam ediyor
MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan ile MESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Güler yaptıkları ortak yazılı açıklama da, 2010 yılına girmeye az kalan bir zamanda kriz sancılarının hala devam ettiğini söylediler.
Üretim ve istihdamın yeterince konuşulmadığını ifade eden Doğan, “2010 yılı için önümüzü görememekteyiz” şeklinde konuştu.
Gündemin siyasilerin kısır tartışmaları ile her gün daha da gerilemekte olduğunu belirten Doğan, Bazı illerde yaşanan gerginliklerin derin kaygılar yaratmakta olduğunun altını çizdi.
Doğan; “Yeni yıla girerken bütün dünyayı derinden etkileyen krizin sancıları devam etmektedir. Üretim ve istihdam yaratan işletmeler bir-bir kapanıp yüz binlerin işsiz kaldığı bir ortamda, bütün ülkeler yeni önlemleri tartışmakta ve yeni kararlar almaya çalışmaktadır. Biz de ise sokak piyasaya hakim olmaya çalışırken, kaygı derinleşmekte, üretim ve istihdam yeterince konuşulmamakta, 2010 için önümüzü görememekteyiz.
Dünyada finans sektörünün çöküşü ile başlayan süreç, bizde finansın refahı ile devam etti. Üreten işletmeler bir-bir iflas ederken, bankacılık sektörümüz yıl sonunda 20 milyar doların üzerinde kar ederken, karda önceki yıla göre % 43 ile tarihi rekor kırdı.
GÜNDEM HERGÜN GERİLEMEKTEDİR
Vatandaşlarımız işsizlik ve ekmek sorunu ile boğuşurken, siyasilerimiz kısır tartışmaları ile egolarını tatmin etmekte ve gündem her gün daha da gerilmektedir.
Demokratik açılım tartışmaları ve siyasiler arası diyalog yolları aranırken, siyasilerimizin farklı yollarla tartışma yöntemini benimseyip bu diyalogu kısır bir tartışma ortamına taşımış ve sonuçta demokrasinin olmazsa olmazı olan birlikte hareket etme ve anlaşma ortamından hızla uzaklaşılmaktadır. Arkasından da yıllardır gündemde olan ve ancak uzun süredir tartışılmadığı için unutulan DTP’nin kapatılması hızlıca gündeme girmiş ve peş peşe gelen kararlar, talihsiz eylem ve söylemler ülkeyi derin kaosa sürüklemektedir.
DERİN KAYGILAR YARATMAKTADIR
Tokat’da 7 erin şehit edilmesinin canavarlığı, İzmir’de, İstanbul’da, Muş’da Diyarbakır’da ve diğer illerimizde sade vatandaşların taş, tabanca, balta, nacak ile kendilerini savunma güdüleri, bize Kurtuluş Savaşı’ndaki ağır travma koşullarını hatırlatmakta ve derin kaygılar yaratmaktadır .
İŞ ADAMLARI SİYASİLERİN HATALARININ BEDELİNİ ÖDEMEKTEDİR
İşadamları işine baksın diyenler bilmelidir ki, işadamları kendi hatalarının bedelinden çok siyasilerin hatalarının bedelini ödemektedirler. Bunca kapanan işletme, işsiz kalıp evine ekmek götüremeyen insanlar neyin sonucudur.
Ülkemizin demokratik sivil bir Anayasaya şiddetle ihtiyacı vardır. Parça parça servis edilen demokratikleşme paketleri sorun çözmekten çok kaos yaratmaktadır. Servis edilen her paket, sorunun muhatabı olmayanlarda hak kaybına uğradığı izlenimini vermekte ve karşı örgütlenmelere neden olmaktadır. Bu yöntem sorun çözmekten çok sorunu çözümsüz hale getirmekte ve toplumu daha da germektedir.
ÜLKEMİZDE DERİN BİR DEMOKRASİ SORUNU VAR
Ülkemizde derin bir demokrasi sorunu vardır. Bu demokrasi sorununu öncelikle siyasi partilerimiz kendi içinde uygulayarak çözmelidirler. Kendi içerisinde demokrasiyi sağlayamayan siyasi partiler ve diğer kurumlar başkalarına demokrasi dersi vermemelidirler. Bu sorunların çözülmesi için Anayasa ile beraber siyasi partiler ve seçim yasasının ivedilikle değişmesi gerekmektedir.
Bütün kurum ve kişilerde, kendi dışındakilerin hak ve özgürlükleri için koşmak bilinci yaratmak çok mu zor? Bu bilinci yaratmak siyasilerin olduğu gibi hepimizin de görevidir. Siyaset; kaos yaratmak sanatı değil refah yaratmak sanatıdır.
SAĞDUYUYA DAVET EDİYORUZ
Öncelikli olarak siyasi partilerimizi ve bütün yurttaşlarımızı sağduyuya davet ediyoruz.
Hatırlayanlar 80 öncesine baksınlar. Hatırlamayanlar büyüklerine sorsunlar. Başlangıçta çoğumuz taraftık ve kavgaya hevesliydik. Bizden olanların kurşunları, karşı tarafın kayıpları hepimizi mutlu ediyordu. Sonra iş büyüdü kurşun adres sormaz oldu. Herkes kurşuna hedef ve herkes de derin ölüm korkusu başladı. Herkes hava kararmadan evlerine çekildi ve evinde ölümü bekledi. Yarattığımız canavar hepimizi tehdit etti. Şu anda bu canavar tekrar fırsat kollamaktadır. Ülkemizde demokrasinin hakim olmasında bunca yol kat edilmişken, yeniden karanlığa gömülmemek adına, sokağa heveslenenler ve kurşun atmaya hevesli olanlar bilmelidir ki her şeyin bir karşılığı vardır. Attığınız her kurşun veya taş bir gün size veya sevdiklerinize dönebilir.
BİRLİKTE HAREKET ETMEYE DAVET EDİYORUZ
Sonuç itibariyle partili-partisiz bütün yurttaşlarımıza sesleniyoruz: Aşırı milliyetçilik, bütün zamanlarda insanlığa zarar vermiş ve sayısız acılar yaşatmıştır. Tek taraflı dayatmalar ve zora dayalı kabuller şiddetle çözülmeye çalışılmıştır. Ve bir sonuç elde edilememiştir. Eğer sorunlarımızı birlikte çözersek gönüllü birlikte olmanın erdemini ve huzurunu yaşarız. 21 yy. bizim yy olur. Önümüzdeki yılların ülkemize huzur, refah ve mutluluk getirmesini istiyorsak; iktidarı ve muhalefeti ile tüm kurumları ve yurttaşlarımızı sabırlı olmaya, hoşgörüye, sağduyuya ve birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.
|