Hükümetin, Türkiye Cumhuriyeti`nin 100. yılında; 500 milyar dolar ihracat, Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olma ve AB standartlarının üstünde kişi başı milli gelir hedefi olduğunu hatırlatan Salt, ?Bu hedeflerin gerçekleşmesi için daha yapılma
2009-12-18 - 09:19
MÜSİAD’dan ‘Vergi Düzenlemeleri’ Çağrısı
Hükümetin, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında; 500 milyar dolar ihracat, Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olma ve AB standartlarının üstünde kişi başı milli gelir hedefi olduğunu hatırlatan Salt, “Bu hedeflerin gerçekleşmesi için daha yapılması gereken çok iş, atılması gereken çok adım, aşılması gereken çok engel bulunuyor. Bunlar için de yeni kaynaklara ulaşmak, yeni düzenlemeler, yeni açılımlar yapmak gerekiyor. Vergi düzenlemeleri de yapılması gerekenler arasında yer alıyor” dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şube Başkanı Mekin Merter Salt, “Gelir İdaresi ve Varlık Barışı”na İlişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Yaptığı yazılı açıklamasında küresel krizin etkisiyle, dünya ekonomisinin hacminin ve dünya dış ticaret politikalarının büyük bir hızla değişmekte olduğunu ifade eden MÜSİAD Şube Başkanı, “İletişim araçlarının yaygınlaşması ve bilgiye kolay ulaşım, artık dünya genelindeki rekabeti kızıştırmakta ve her geçen gün bu süreci zorlaştırmaktadır” dedi.
Birçok ülkenin küresel değişme ayak uydurmaya çalışarak, yeni düzenlemeler yaptığını ve yeni pozisyonlar belirlediğini ifade eden Salt, “Türkiye de, özellikle son dönemde ortaya koyduğu iç ve dış politikadaki tutarlı, dinamik ve proaktif politikalar sayesinde sahip olduğu potansiyeli uzun senelerdir belki ilk defa kullanmaya başladı. Öyle ki, hepimiz, son 6-7 yılda yapılan işleri yakından izliyor ve bunları takdirle karşılıyoruz. Yolundan, suyuna, iletişim sistemlerinden, toplu konutlara, yeni idare merkezlerinden, özel sağlık sistemine, sosyal güvenlik kurumundan vergi sisteminin yeniden yapılanmasına kadar hemen her alanda birçok yatırım, birçok reform ve birçok düzenlemenin yapıldığını görüyoruz. Zaten bunlar öyle ufak tefek işler değil ki, görmemek, takdir etmemek mümkün olsun. Bütün bunlar, aslında hepimiz adına, ülkemiz adına son derece sevindirici gelişmeler olarak kayda geçmektedir. Türkiye bu sayede, vizyonunu geliştiriyor, yeni hedefler belirliyor ve bölgesinde artık bir güç olarak, bir “oyun kurucu” olarak kabul görüyor” dedi.
Vergi Düzenlemeleri Vurgusu
Hükümetin, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında; 500 milyar dolar ihracat, Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olma ve AB standartlarının üstünde kişi başı milli gelir hedefi olduğunu hatırlatan Salt, “Bu hedeflerin gerçekleşmesi için daha yapılması gereken çok iş, atılması gereken çok adım, aşılması gereken çok engel bulunuyor. Bunlar için de yeni kaynaklara ulaşmak, yeni düzenlemeler, yeni açılımlar yapmak gerekiyor. Vergi düzenlemeleri de bu yapılması gerekenler arasında yer alıyor” dedi.
Salt, dünyanın küresel bir köy haline geldiğini ve tüm dünya pazarlarının iş adamları için bir oyun sahası haline geldiğini belirterek, “Türk işadamları olarak, ülkemizin 2023 hedeflerine katkı sağlayacak olan özel sektörün temsilcileri olarak, bu oyunda başarılı olmak, başarıya da katkı sağlamak istiyoruz. Ama biliyoruz ki, her ülke, bu rekabet alanında, elindeki imkanlar ölçüsünde kendine pozisyon oluşturmaya, iş adamlarını avantajlı duruma getirmeye çalışıyor” dedi.
Hükümetin bu zorlu süreçte işadamlarını yalnız bırakmamasını ve yardımcı olmasını talep eden Salt, “Yardımcı olunacak konulardan biri de, belki de ilki vergilerdir, vergi sistemidir” dedi.
Salt açıklamasını şöyle sürdürdü:Bunu ifade ederken, tabi ki, gelirlerini petrol, doğal gaz, altın v.b. doğal kaynaklardan sağlamayan bir ülke olarak, verginin önemini, kutsallığını ve sorumluluğunu biliyoruz. Bütün kamu yatırımlarının, bütün teşviklerin, devlet mekanizmasındaki memur maaşlarının hep bu toplanan vergilerle karşılanabildiğini de biliyoruz. Ama şu var ki, hepimiz dünyadaki bu rekabet ortamında, özellikle iş adamlarımızın vergisel düzenlemeler konusunda ciddi sorunlar yaşadığını her gün duyuyor veya şahit oluyoruz. Bunları da görmezden gelemeyiz.
Vergi Düzenlemeleri İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Salt, yeni düzene ayak uydurabilmesi ve vergi düzenlemelerine ilişkin politikaların belirlenmesi için öncelikle dikkat edilmesi gerekenleri ise şu şekilde sıraladı:
1. Mevcut sistemin rekabet ortamına uygun olarak iyileştirilmesi,
2. Yerli ve yabancı yatırımların çekilebilmesi için yerel ve/veya bölgesel vergi avantajlarının sağlanması,
3. Mükellef ile idare arasındaki ilişkilerinin hem uygulamada, hem de beyinlerde yeni bir düzeye oturtulması,
4. İnsanların bu kutsal görevi gönül rızasıyla ifa edebilecekleri bir ortamın oluşturulması,
5. Hakkaniyet ölçüsünün tüm insanlarda herhangi bir şüphe bırakmayacak şekilde yerleşmesi,
6. Artık Türkiye’de çalışıp, kazanan herkesin bu hakkaniyete uygun şekilde vergilerini muntazaman ödemesi gerektiğini bilmesi
Bu konuların aslında herkesin bir an önce yapılmasını arzu ettiği ve üzerinde düzenlemeler yapılmasında mutabık olduğu konular olduğunu ifade eden Salt, “Bu konuların hepsi de teker teker biz sanayici ve işadamlarını yakından ilgilendiriyor ve dünya rekabet ölçeğinde bizi direkt olarak etkiliyor” dedi.
Salt açıklamasına şöyle devam etti:Bizi en çok üzen, girişimcinin, yatırımcının veya işadamının, rekabet içinde olduğumuz ülkelere giderek, yani Türkiye’den kaçarak veya diğer ülkelerin sunduğu avantajların cazibesine kapılarak, oralarda yatırım yapmasına sebep olacak düzenlemelerdir.
O nedenle bu tür uygulamalardan özellikle kaçınılmasına ve hatta tersinin oluşmasına, bir başka deyişle, yatırımcının ülke içinde kalmasına, ülke dışından da yeni yatırımcıların gelmesinin sağlanmasına imkan verecek düzenlemelerin getirilmesinin gerektiğine inanıyoruz. Elbette Türk girişimciler dünyanın her yerinde yatırımlar yapacak, iş alacaklardır. Ancak Sektörel olarak değerlendirme yaptığımızda güçlü olduğumuz sektörlerde yeni yatırımlar için öncelikle bir işadamının ülkesinde yatırım yaparak yeni istihdam sağlaması için şartların oluşturulması da idarenin temel hedeflerinden birisi olduğu kanaatini taşımaktayız.
Mükelleflerin Beklentilerine Önem Verilmeli
Bununla ilgili bir diğer konu da, özellikle vergi mükellefi ile vergi idareleri arasındaki ilişkinin düzeyi, şekli ve yapısının devamlı gözden geçirilmesi ihtiyacıdır. Biz bu ilişkinin düne nazaran bugün oldukça gelişmiş ve iyileştirilmiş olduğunu görüyor ve bunu takdirle karşılıyoruz. Ancak insanların kafalarındaki, yıllardır oluşmuş yargı, maalesef kolay değişmemektedir. Bugün hala, mükellefin güven, vergi idaresinin de sadakat aradığı görülmektedir. Ancak temelde başlayan olumsuz hava, tüm ilişkinin akıbetini ve seyrini neredeyse belirlemektedir. Bir mükellef her şeyden önce:
• Güvenli bir ortamda çalışmak,
• Düzenli bir mevzuatla çalışmak,
• Hakkaniyet ortamında çalışmak ve
• Karşılıklı güven çerçevesinde çalışmak ister.
Aynı konunun idare tarafından da geçerli olduğunu düşünmek istiyoruz. Bu nedenle, ülkemizin 2023 Vizyonu olarak koyduğu hedeflere ulaşmak için artık mükellef ve vergi dairleri arasında kalıcı, köklü ve eşitlikçi bir barış döneminin oluşturulması şarttır. Mevzuatta bu düzenlemeler bir an önce yapılmalı ve mükellefin kendini güvende hissettiği, anlayışlı ve karşılıklı çözüm ilkesi yaklaşımı tesis edilmelidir.
Bu ilişki her alanda değişen tüm politikalarla uyumlu olarak;
• Şeffaf,
• İstikrarlı,
• Sürdürülebilir,
• Hesap verilebilir ve
• Rasyonel olmalıdır.
Vergi dairesi ve mükellef ilişkisinin artık objektif kriterlere ve çağdaş normlara göre yürütülmesinin gereğini vurgulayan MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mekin Merter Salt, “Elbette bugün mevcut duruma da bakmak gerekmektedir. Bir yılı aşkın bir zamandır tüm dünya piyasaları küresel krizle boğuşmaktadır. Ülkemizde de bu krizden en çok etkilenen, şüphesiz reel sektör olmuştur. Krizle karşı karşıya kalan birçok mükellef borçlarını ödemekte sıkıntı çekerken bir yandan da işini devam ettirmeye ve devlete karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Tabi ki, ülkemizin de bu dönemde kaynaklarının azaldığını, vergi gelirlerinin beklenenin altında gerçekleştiğini ve buna mukabil gider kalemlerinde de artışların olduğunu görüyor ve biliyoruz. Ama unutulmamalıdır ki, verginin doğması için, iş yapılması gerekmektedir. İş olmayan yerde, fatura kesilmeyen yerde nasıl bir gelir kalemi oluşabilsin ki? Eğer varsa buna ilişkin nasıl vergi matrahı oluşabilsin ki?
Üstüne üstlük, böylesi kritik dönemde vergi alanında yapılan bazı uygulamalar, iş adamlarımızın hem kriz sürecini yönetmesini zorlaştırırken hem de vergilerini ödemelerini güçleştirmekte ve hatta bazı durumlarda imkansız hale getirmektedir” dedi.
Kodlama Sistemi ve Varlık Barışı Tekrar Ele Alınmalı
Salt açıklamasını şu şekilde tamamladı:Bu minvalde bugün, her kesim için öncelikli çözüm olarak bir “Vergi Barışı” sürecinin hayata geçirilmesi oldukça önem ve öncelik kazanmıştır.
Özellikle son günlerde hemen herkesin gündemine giren “Kodlama Sistemi ve Varlık Barışı” adı altında yapılan uygulama ise, bu süreci maalesef hiç kolaylaştırmamakta, aksine iki taraf için de, içinden çıkılması daha güç yeni bir ortam doğurmaktadır. Bunun acilen tekrar ele alınmasında yarar görüyoruz.
Gündemle ilgili bir başka sıkıntı da, vergi borcu hesaplamalarında kullanılan faizlerin yüksekliğidir. Bugün gelinen noktada T.C.M.B. başta olmak üzere, kamu ve özel bankalar, hatta piyasalar, tüm faiz oranlarını düşürürken, vergi borçları hesaplamaları halen borcun oluştuğu dönemlerde geçerli çok yüksek faizlerle hesaplanmaya devam etmektedir. Her ne kadar bunun caydırıcı hüviyeti olduğu manasını bilmekle beraber, bu bağlamda dahi bu ceza oranlarının oldukça yüksek olduğunu düşünüyor, bu haliyle bahse konu borçların ödenmesini zorlaştırdığına ve sürecin ilerlemesini de engellediğine inanıyoruz.
Bu suretle önerimiz, anaparanın haricinde faizlerin günlük faiz oranlarına yakın bir oran ile hesap edilmesi ve bu şekilde hem mükellefin borçlarını ödemesi yönünde bir kolaylık sağlanması, hem de borçların büyük artış gösterdiği bir dönemde hazineye sıcak para girişinin sağlanmasıdır. Bu hamle bile ekonominin hareketlenmesine, piyasaların canlanmasına ve idare ile mükellef arasındaki ilişkinin gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır.
|