MTSO Yön.Kur. Başkanı Şerafettin AŞUT, ÇED konusuna açıklık getirdi ve Havaalanının Mersin`e yapılması sürecinin devam ettiğini söyledi.
2010-08-23 - 21:09
Aşut ÇED’e Açıklık Getirdi
MTSO Yön.Kur. Başkanı Şerafettin AŞUT, ÇED konusuna açıklık getirdi ve Havaalanının Mersin’e yapılması sürecinin devam ettiğini söyledi.
ÇED SÜRECİNİ BİLMEYENLER KAMUOYUNU YANLIŞ YÖNLEDİRİYOR
Aşut: “ Uluslararası Çukurova Bölgesel Havaalanı projesinde ÇED süreci devam etmektedir, ancak ÇED’in ne olduğunu bilmeyenler kamuoyunu yanlış yönlendiriyorlar. ÇED( Çevre Etki Değerlendirmesi) belirli bir proje veya gelişmenin, sadece çevre üzerindeki etkilerinin belirlendiği bir süreç değildir. Bu süreç, kendi başına bir karar verme süreci de değildir; karar verme süreci ile birlikte gelişen ve onu destekleyen çok yönlü bir süreçtir. Yeni proje ve gelişmelerin çevreye olabilecek sürekli veya geçici potansiyel etkilerinin sosyal sonuçlarını ve alternatif çözümlerini de içine alacak şekilde analizi ve değerlendirilmesidir. ÇED'in amacı; ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği olumsuz çevresel etkilerin önceden tespit edilip, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır. Yani ÇED en az çevre değerleri kadar, sosyal ve ekonomik yararı düşünür.
ÇED’in temel görevi, projelerle ve gelişmelerle ilgili karar vericilerin daha bütünsel, yani karara etkiyecek birden fazla faktörü göz önüne alır bir şekilde daha sağlıklı karar vermelerini sağlamak için yatırımın artılarını ve eksilerini listelemektir. Bu tip bir süreçte her kurul ve kurum kendi politikaları ve öncelikleri doğrultusunda raporlar verir. Kurum ve kurulların münferit raporları böylesi büyük bir projeyi engelleyecekse, o zaman neden ÇED çalışması yapılıyor? ÇED’in amacı tüm kurul ve kurumların raporlarını masaya koyup, toplumun yararına bir karar vermektir. ÇED, projelerle ilgili bütün ilgili tarafların bir araya geldiği ve görüş, kaygı ve önerilerini ortaya koyabildikleri demokratik ve şeffaf bir süreçtir. İlgili taraflar bu süreç içerisinde ortaya koydukları teknik bilgi ve görüşlerle projenin en optimal şekilde gelişimine katkı sağlarlar.
Mersin Valiliği çatısı altında toplanacak olan MERSİN İL TOPRAK KORUMA KURULU’da demokratik yapısı ve bölgenin çıkarlarını düşünen karaları ile bu kurumlardan biridir. Kurum üyelerimizin kentimizin ve bölgemizin kaderini değiştirecek, bölgemizi gerçek anlamda dünyaya açacak, sonuçları ile işsizliğe çözüm olacak, bölgemizin sosyal sıkıntılarını çözecek bu gelişmeye destek vereceklerinden eminim. Kurulun Başkanı olan Sayın Valimizin bu yatırım için gösterdiği çaba ve işin takibi devam eden sürecin daha da hızlanacağı konusunda bizleri umutlandırmaktadır.
Her olumsuz raporla yatırımlar engellenseydi, Türkiye orta çağda yaşardı. Amaç, en ufak pürüzlerden dolayı milyonlarca insanın, işsizin geleceğini, bir bölgenin geleceğini karartmak değil ortak akıl ve mühendislik çalışması ile bu sorunları çözmek olmalıdır.
Bölgenin gelişmesi kentsel fanatizme kurban edilmemelidir. Günümüzün sert, acımasız rekabetçi ekonomi dünyasında bölgesel hareket eden, iş birliği yapan şehirler gelişiyor. Adana olmadan Mersin olmaz; Mersin olmadan Gaziantep olmaz. Bizler birbirimizin rakibi değil stratejik ortağıyız. Bölge yöneticilerimiz, kurul ve kurumların başındaki yetkililerimiz 50 yıl sonrasını düşünmek zorundadır.
HAVAALANI’NI ENGELLEME GAYRETLERİ ABESLE İŞTİGALDİR
Hükümetin destek olduğu, ilgili Bakanlıkların onayladığı, Resmi Gazete’de yayınlanmış ve artık geri dönülemez bir sürece girmiş olan Uluslararası Çukurova Bölgesel Havaalanı Projesi’nin, bir takım temelsiz kulis faaliyetleri ile engellenmesi söz konusu olamaz. Mersin’in milletvekilleri, ilgili Bakanlar, konu ile ilgili görüştüğümüz tüm Bakanlar dolayısı ile Hükümet bu havaalanın yapılacağı sözünü vermiştir. Biz bu söze güveniyoruz. Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım ile bu gelişmeyi anında paylaştık. Sayın Bakan Havaalanı önünde hiç bir engel olamayacağını tekrar teyit etti. Olmayacak bir şeyin yasalaştırılması düşünülemez. Devletin ise yasalaştırdığı bir sözü tutmaması düşünülemez. Gerek Mersin kamuoyunun, gerekse Mersin medyasının bu konudaki hassasiyeti ve meseleye sahip çıkması bizleri memnun etmiştir. Ancak, bu konuda sakin olmamız ve yapılan negatif kulis faaliyetlerinden demoralize olmamamız gerekiyor. Mersin, tüm kurum ve kuruluşları ve Valiliği ile konunun peşindedir. En kusursuz projelerde bile pürüzler çıkabilir. Bizlerin amacı bu sorunları gidermektir. Şu anda Mersin tarafı olarak kontrolümüz ve bilgimiz dışında Uluslararası Çukurova Bölgesel Havaalanı’nın yapılmasını engelleyecek olumsuz bir gelişme yoktur. Sadece Mersin’in değil tüm bölgenin geleceğini etkileyecek bu büyük yatırıma hayır demek tüm bölgeye yapılacak en büyük kötülüktür. Bu aşamada kurumlar ve Kurullar vazifesini yapmaktadır ve yapmaya devam edecektir. Bizlerin bu makamlarda oturmasının nedeni şikayet etmek veya pes etmek değil, tüm bu sorunlarla uğraşmak ve çözüm bulmaktır. Hiç kimseden Mersin’e altın tepside bir şeyler sunmasını beklemiyoruz. Onun için bir rehavet içinde değiliz. Mersin olarak, odaları ile borsaları ile milletvekilleri ile Valiliği, Belediye’leri, tüm STK’ları ve medyası ile konunun takipçisiyiz. Mersin ve bölgesi talep etmiş, Bakanları onaylamış, Hükümet sahip çıkmış, Resmi Gazetede yayınlanmış, Milletvekillerinin ise destek olduğu bir projeye kimse engel olamaz. Gerisi abesle iştigaldir. Bölgemizin ve ülkemizin artık 21.yüzyıla yakışır, vizyon sahibi, büyük düşünen yetkililere ihtiyacı var. Tüm kurul, kurum ve kuruluşların yatırımlara tek yönlü değil, daha bütüncül daha geniş bir perspektiften bakması gerekir. Gözümü kaparım vazifemi yaparım gibi duyarsız bir anlayışın milyonlarca insanın geleceğini, refahını ve mutluluğunu engelleyeceğini unutmayalım.
|