CEM EVİ TALEBİ VE TARİKATLAR
Aleviliğin, Bektaşiliğin, Mevleviliğin veya Kadiriliğin yada Rufailiğin birbirinden farkı ne ki Cem evi ibadethane olsun. Formatları neredeyse birbiri ile örtüşen bu tarikatlar, hatta Yeseviliğide işin içine katabiliriz, tarikat silsileleri; şu an başka bir duruş gösteren Nakşibendilikte bile aynı yerlere çıkarken bu neyin ayrışmasıdır bilmem.
Cem evlerinde yapılanlar ibadettir, ancak tarikatın ibadetidir. Kadirilerin zikirleri şiş sokmaları, yada Rufailerin zikirleri : İbadettir.
“Muktedamız Muhammed Nazargahımız Ali İsrimiz Rıfai dir Hüseyni yiz Hüseyni
(Hz. Şeyh Seyyid Hayrullah Taceddin er Rıfai)” Sunduğum dörtlük Rufai bir nefestir.
(Bu tarikatlarda peygamberimiz Hz. Muhammedin sünnetini ve ehlibeyt sevgisini birlikte barındıran alevi oluşumlardır.) Elbetteki ibadettir ancak tarikatın ibadetidir.
Tarikatların toplanma yerleri ise tekkedir, tekkeler ise Cumhuriyetle birlikte kapatılmıştır. Bu Bağlamda Caminin alternatifi değildir. Bunu bilenlerde neye hizmet etmek için susarlar bilmem. Dört kapı Kırk Makam Hoca Ahmet Yesevi hazretlerinde de Bektaşilikte de ayni haliyle mevcuttur. Dört Kapı Kırk Makam; Bektaşiler; yani yol evlatları, Çelebiler; bel evlatları ve Dedeler; ocak zadeler tarafından ortalaşa kabul görür.
1. Kapı Şeriat kapısı
2. Kapı Tarikat kapısı
3. Kapı Marifet kapısı
4. Kapı Hakikat kapısı
Şeriat kapısı: Ortadoks, sünni dinsel yasalar
Tarikat kapısı: Gizli dinsel sistemin öğretileri ve deyimleri
Marifet kapısı: Mistik Tanrı bilgisi
Hakikat kapısı: Gerçeğin özünün, cevherinin, kesin algılanması ve kişinin bu öz ile özdeşleşmesidir.
Her ne hikmet ise Şeriat kapısı görmezden gelinir ve tarikat fark edilmeden ustalıkla atlanır ve marifet ile hakikat asıl kapılardır. Bu bağlamda aleviler hakikate ermiş, kamil insan olmuş hiçbir şeye ihtiyacı olmayan canlar ve cem evleri ibadethane olursa, birde zorunlu din dersi kalkarsa her şey süt liman olacak. Öylemi ? Canlar. Alevilik, Bektaşilik, Bektaşi Alevilik, Alevi Bektaşilik, Kadriler, Rufailer, Haydariler, Kalenderiler, Tahtacılar, Işıklılar, Amucalar, Dedeğanlar, Babağanlar, Çelebiler, Abdallar, Kamberler, Nakşiler, Hanefi Aleviler, Nusayriler, Fellahlar (Arap Alevisi), Kürt Aleviler, Mevleviler, Şiiler(Caferiler), Sünnileşen Aleviler, Alevileşen Sünniler, Kürtleşen Türkmen Aleviler, Yahudi Aleviler….!
Bunlar nostalji olarak güzel ama devri cumhuriyette tarikatle iştigal abestir. Karşı devrimdir. Yurtdaş olmamanın öbür adıdır. Kültür evlerine evet ama ibadethanelere hayııııırrrrrrrr.
Sıra Atatürk’ün sözüne geldi…! “Efendiler iyi biliniz ki; Türkiye Cumhuriyeti şeyhler muridler meczuplar memleketi olamaz” İyide bu saydıklarımın önderleri şeyh, peşinden gidenlerde murid değil mi?
İmdi…! “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” Mustafa Kemal Atatürk.
|