2008 YILINA BAKARKEN
MEHMET GÜNEŞ
OCAK ayı Aralıktan boşanmış
Siyah giymiş allı pullu kuşanmış
On aylara yıllık başkanmış
Bayraktar damadı iki bin dokuz
Sığmaz yola kainatın cuntası
İçilir mi Mihrican’ın fantası
Görevli klima odun sobası
Uyarır ŞUBAT’ı iki bin dokuz
Cemreler düşünce coşar MART ayı
Uyanır uykudan ok ile yayı
Ölmüşü diriltir zamanın çağı
Bilyesini yağlar mı iki bin dokuz
Teknoloji teknik ayar kısınca
NİSAN Mart’ın kuyruğuna basınca
Tosbağa ağaca çıkıp yere küsünce
Kime yuh çeksin ki iki bin dokuz
Panellerde konuşur MAYIS ayı
Yaratandan zamlı emekli payı
Hıdrellez belgesel aşure çağı
Gül gülistan giyer iki bin dokuz
HAZİRAN atmosfer yakar kavurur
Döver biçer dene saman ayırır
Çayır çimen susuz dokuz doğurur
Ebelik yapar mı iki bin dokuz
TEMMUZ ayı yılın orta yarısı
Firik olur mısır sedef tarlası
Çiçek sorar yayladan bal arısı
Doyar mı tadına iki bin dokuz
AĞUSTOS mezunu ıskarta hamlar
Olgunlaşır ihraca hazır canlar
Gariban okulu kahveler gamlar
Eder mi havale iki bin dokuz
EYLÜL gelse gökteki yıldızlar olsa
Fabrikalar günlük yumurta saysa
Dünya ziynetleri kendine kalsa
Gazel yaprak döker iki bin dokuz
EKİM bu yılın helvasın yemiş
Erimiş aküler bujiler yanmış
Aslı’sına aşık Kerem’e dönmüş
Göz yaşı döker mi iki bin dokuz
On KASIM Ata’yı aldı götürdü
İş birlikçi birilerini getirdi
Ona muhalifler tahta oturdu
Yağcılık yapar mı iki bin dokuz
ARALIK dolanmış gelmiş yılbaşı
Milli piyangodan olur mu şansı
Biter mi dünyanın vurgun savaşı
Bilirsin görelim iki bin dokuz
İmdi...! 2009 da 2008 den farklı olmayacak, amma dilerim iyi olur.
|