BEN TÜRKÜYÜM
“Sevgili Mehmet Reşat ata,
İnsan vardır çocuğunu sever ama bu onun tüm çocukları sevdiğini göstermez. Köyünü çok sever, köylüyü sevmez. İnsan vardır hem köyünün hem şehrinin hem ülkesinin sevdalısıdır. Bir de insan vardır, bunların yanında dünya ve insan sevdalısıdır.
Bu sevme işleri – sizin sık sık yazılarınızda vurguladığınız gibi- dille olmuyor.
Yaparak yaşayarak olacak işlerdir bu sevme işleri.
Sizi kutlamak istiyorum.
Neden?
Başkanlığını yaptığınız Akıl Yolu Derneğinin Mersin kültürüne oradan Türk kültürüne yaptığı hizmetler -okyanusta bir damla da olsa- dünya kültürüne de hizmet etmektedir. Derneğin etkinliklerinden biri de Cem Ata’nın şefliğinde büyük emek verilerek hazırlanan Türk Halk Müziği konseriydi. O gün ben de eşimle birlikte oradaydım. Yurdumuzun çeşitli yörelerinden hazırlanan türkülerimizi dinlerken adeta Türkiye’nin o yörelerine gittim. Acılarımı sevinçlerimi türkülerle yeniden duyumsadım. Bu kültürel çalışma oradakileri – bir geceliğine de olsa- kendi odaları esirliğinden kurtarmıştı. Bir araya gelmelerle birlikte insan yığınları değil de anlayan, işiten, yaşayan birey olduğumun ayrımına vardım.
Sizi yine kutlamak istiyorum.
Neden?
Türküler, güzel duygularla beni çocukluğuma, gençliğime götürürken sunucunun bir şiiriyle irkildim.
“Acaba diyorum vasiyet etsem
Türkü gibi
Türkülerle gömün beni desem
Derdiyok Ali’nin sözüyle
Güler Duman’ın sazıyla
Duman duman çöker Erzurum’un dağına vasiyetim
Türkülerle gömün beni desem
Vazgeçerler mi bin yıllık teslimiyetten …”
İnsanın yüreğine işleyen, yüreğini saran bu dizeler hangi şairimizindi? Ne güzel şiir seçmişsiniz. Bu güzel şiir Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı anımsattı bana. Hayır hayır. Onun şiirlerinin tamamını okumuştum. Faruk nafiz mi? 1973 te ölmüştü. Güler Duman o zaman biliniyor muydu? O da değil. Hangi üstadın yüreğinden dizilip gelmişti bu dizeler. Oktay Rıfat mı, Cemal Süreya mı, Attila İlhan mı, yoksa Nazım mı?
Şiirin her mısrası incelemeye, yazmaya değer. Her dizesiyle sayfalar yazılır. Yerellikten ulusala oradan dünya insanlığına varan bir felsefenin lezzeti saklanmış bu şiirde. Şiirin bitmesiyle sunucu Irmak Bulut’un, Mehmet Reşat Ata demesiyle bir daha irkildim. Doğru mu duydum. Aman Allahım. Bu şiir bir üstat tarafından yazılmış olmalıydı. Oysa sunucu kızımız Irmak; Mehmet Reşat Ata demişti. Mehmet Reşat Ata ise -amiyane deyişle- burnumuzun dibindeydi. O buralarda, işyerinde, dernekte yanı başımızdaydı.
Yine sizin söyleminizle İmdi anladınız mı sizi neden kutladığımı.
Saygı ve sevgilerimi sunarım. MEHMET ALİ ELÇİN”
Sevgili, Mehmet Ali Elçin hocam sizlere bu güzel duyguları hissettirebildim ise ne mutlu bana. “Akıl Yolu Derneğinin Mersin kültürüne oradan Türk kültürüne yaptığı hizmetler -okyanusta bir damla da olsa- dünya kültürüne de hizmet etmektedir.” Şeklindeki sözünüz ve tespitiniz beni ne kadar iyi anladığınızı göstermekte. İnsanımızın ne kadar iyi anlaşamadığı bir dönemde, sizin yüreğinizin sesini bu denli dinleyebilmeniz de benim açımdan takdire şayan; bende sizi kutluyorum. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ve şiirin tamamını sunuyorum. Esen kalın.
BEN TÜRKÜYÜM
Acaba diyorum vasiyet etsem
Türkü gibi
Türkülerle gömün beni desem
Derdiyok Ali’nin sözüyle
Güler Duman’ın sazıyla
Duman duman çöker Erzurum’un dağına vasiyetim
Türkülerle gömün beni desem
Vazgeçerler mi bin yıllık teslimiyetten
Vasiyet etsem
Türkülerle gömün beni desem
Anladığım dilden
Turnalardan
Sunalardan
Semah semah seslenseler salıma
Ben duyarım el duyar dünya duyar
Türkülerle gömün beni desem
Anladığım dilden
Ağıtlardan
Hoyratlardan
Türkü türkü seslenseler salıma
İşte o zaman
Ben türkü olurum
Gönlünde Özay’ın
Yarende üçlenirim
Türkülerle güçlenirim
Ben türkü olurum
Ben türküyüm kıraç toprakta
Yağmur beklerim yeşermek için
Yar bekler gibi sabırla
Ben türküyüm kilimde nakış nakış
Emeği var Ayşe’min Fatma’mın
Sevda ilmiği nakışlarında
Ben türküyüm Toros Dağlarında
Karacaoğlan Dadaloğlu misali
Tutulurum güzele zülüf zülüf
Ben türküyüm Silifke’nin poyrazında
Acı rüzgârı dokunmaz bana
Gerali’nin ağıdı kaşık oyunu
Ben türküyüm sazında Veysel’in
Görmese de gözlerim aydınlığı
Güzelliğin on para etmezdi türkülerimde
Ben türküyüm Asya’da
Sarışın mavi gözlü siyahım
Ben türküyüm Afrika’da
At üstünde çekik gözlü
Bir lokma bir hırka olma yolunda
Ben türküyüm
İmdi…! Ben türküyüm
|