OLMAK YADA OLMAMAK
İŞTE BÜTÜN MESELE BU
CAN ATAKLI bir makalesinde “ Sevgili okurlar, derin devletin tek amacı “Laik cumhuriyeti ne pahasına olursa olsun korumaktır.” Bu derin devlet laik cumhuriyet tehlikeye girmedikçe müdahaleci olmaz. İktidara sağ gelmiş sol gelmiş fark etmez. Derin devletin başı, bir numarası yoktur. Çünkü bu organizasyonu olan bir örgüt değil bir “temel felsefedir, düşünce yapısıdır. Derin devletin temelleri Cumhuriyet kadrolarının kurulmasıyla atılmıştır. Bu kadrolar, birbirleriyle organik bağ içinde olmasalar bile “temel felsefe” etrafında birleşmişlerdir. Laik cumhuriyet bir tehlikeyle karşılaştığında kendiliğinden devreye girer. Doğal olarak derin devleti oluşturan kadrolar, cumhuriyet ilke ve devrimleri doğrultusunda kurulmuş olan devlet yapısının en önemli makamlarını işgal ederler.” şeklinde yazmıştı.
Can Ataklı’nın söylediğine göre bu gün olanlar ya derin devlet; laik Cumhuriyeti tehlikede görmüyor. (Kapatma davasında tehlike olarak tespit edilmişti.)Yada yine Can Ataklı’nın söylediği gibi “Yüzde 47 gibi 40 yıldır görülmemiş bir seçmen desteği ile adeta güç zehirlenmesine uğrayan iktidar, bütün çabasına rağmen derin devletin sırlarını çözemeyeceğini anlayınca, potansiyel olarak derin devlet yapılanması içinde olduğunu tahmin ettiği kişilerin üzerine gitmeye başladı. Ergenekon adı verilen ve önce bir çete operasyonu olarak başlatılan dava böyle hayata geçti.” Derin devlet tasfiye sürecinde…!
İktidar Ataklı’ya göre: “Derin devletin kodlarını ele geçiremeyen iktidar, medya gücünü de kullanarak geçmişte derin devletin araçları yada taşeronlarının kullanıldığı operasyonlarla, aslında derin devletle hiçbir ilgisi olmayan çetelerin yaptığı tüm eylemleri tek çatı altında toplamaya ve hepsi arasında bir organik bağ kurmaya çalışıyor. Yoğun propaganda baskısı ile pek çok kişinin kuşkuyla baktığı tüm olayları sanki bir örgütlenme şeması varmış gibi sunarak bir psikolojik harp yürütüyor.”
Bu arada akıllara Şekspir’in “OLMAK YADA OLMAMAK İŞTE BÜTÜN MESELE BU” yani Hamlet geliyor.
CAN ATAKLI’lı “Fethullah Gülen devrede; Derin devleti sadece istihbarat ve gizli operasyonlar olarak algılayan AKP’ ye ilk destek Fethullah Gülen cemaatinden geldi. Eğitimde hayli etkili hale gelen bu tarikatın at oynatabildiği polis teşkilatı yeni derin devletin üssü haline getirildi. Cemaatin yetiştirdiği polisler hızla etkili görevlere getirildi, yeni kadroların neredeyse tamamı bu kesimden seçilmeye başlandı. İstihbarat keyfi; Polis teşkilatındaki bu egemenlik çok hızlı bir istihbarat akışı sağladı. İktidar o güne kadar bilmediği yada şüphelendiği pek çok konuda bilgi sahibi olmaya başladı. Zaman zaman bu bilgilerin kullanılmasının getirdiği korkuya dayanan güç iktidara ayrı bir keyif verdi. Ardından yargı içindeki operasyon başlatıldı, hâkim ve savcılar arasına yıllar öncesinden sızdırılan cemaat üyeleri aktif görevlere getirildi.” Tespiti ile işin içindeki Cemaat etkisini ve polis teşkilatının AKP yanlısı duruşunu da ortaya koyuyor.
İmdi …! Mesele Olmak yada olmamak. |