ATAMIZ DİYOR Kİ…3
Bakanlar ki millet vekillerinden oluyor ve olması lazımdır; bunların mutlaka uzman olmasını sağlamak mümkün değildir. Halbuki her yönetim sahasında esaslı ve çok bilgili şekilde hareket etmek lâzımdır. Bunu bakan sağlayamaz. İkincisi uzman bir bakan bulunmuş olsa bile, bunlar aynı ve devamlı olmadığından değişebilecekleri için, onun yerine uzmanların uzmanların başladığı işi takip etmek üzere uzman olmayan bir bakan gelebilir. Bu nedenle işlerde uzman olmalarını bakanlardan beklememek lazımdır. Genişletilecek çok nokta vardır.
Her bakanlığın emrinde bir uzmanlar heyeti bulundurmak gerekir. Bu uzmanlar heyetinin durumunun bakan kadar ve belki bakandan daha sağlam olması lazımdır. Bütün faaliyetlerin projeleri orada düşünülmelidir ve eğer projeyi bakan yetkisi içinde ise yapar, değilse bakanlar kuruluna getirir. Onun yetkisi içinde de değilse, Meclise gelir. Ve bu projeler uzmanlar heyetinin projesi olabilir. Bununla beraber bakan projede değişiklik yapsa bile faaliyetin ana yönü değişmez.
Üst düzey yöneticilerin siyasetle ilgisine gelince; uygulamaya bakacak olursak, küçük memurlar değil fakat üst düzey yöneticilerinin özellikle idare amirleri, iktidarda bulunanların siyasetini takip eder. Hükümetler siyasi gruplara dayandığı için, iktidara geldiklerinde bütün üst düzey yöneticilerinin yalnız kendi görüşleri paralelinde davranmasını arzu ederler. Uygulama budur! ( 1923 )
Bugünkü hükümet iyi midir, kötü müdür? Her hükümet hem iyidir, hem kötü. Hükümetin iyi veya kötü olduğunu anlayabilmeyi hükümetin kuruluş amacında aramak lâzımdır.
Amaç, hükümet kuran milletin huzur ve rahatını sağlamaktır. Bunu sağlayan her hükümet şekli iyidir. Şimdi bugünkü hükümet şekliyle öncekiler arasında bir karşılaştırma yapalım: Millî olmayan önceki hükümet milletin rafahını korudu mu? Gerçekte önceki hükümetler birçok yerler zaptetti. Fakat oralardan geri çekile çekile bugün tespit etmeye uğraştığımız bir sınıra geldi. Kayıplarımızın yani eski hükümet şeklindeki kaybımızın derecesini birkaç örnek ile anlayabileceğiz. Süveyş Kanalı açıldıktan sonra Yemen de kaybedilen Türk evlâtlarının miktarı 1,5 milyon civarındadır. Afrika ve Suriye nin elde tutulması için feda edilen Türk evlâtları da haddinden fazladır. Milletimiz baştan ayağa kadar çok fakirdir ve refah ve mutluluktan da uzaktır. 2 - 3 sene önce Samsun da halk bir miting yapıyordu. Yabancılar halkın miting yapıp yapmadığına merakla baktıktan sonra "Hayır miting olmadı bir takım hammal toplandı" demişlerdir. Halbuki efendiler bunlar yoksulluk ve çaresizlik içindeki milletin fertleri idi. Milletin refah ve mutluluğunu temin etmeyen hükümet zararlıdır, kötüdür ve terketmek lazımdır. ( 1923 )
İmdi...! Terketmek lazımdır.
|