Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     Iletisim

DOĞU TÜRKİSTANIN TARİHİ KONUMU VE ÇİN İSTİLASI


         DOĞU TÜRKİSTANIN TARİHİ KONUMU VE ÇİN İSTİLASI

                                 DOĞU TÜRKİSTANIN TARİHİ KONUMU VE ÇİN İSTİLASI


                                                                                                       Ramazan KARAMAN


 


Değerli Okuyucular, sizlere Dr. F. Ahmet YÜKSEL’in “Doğu Türkistanın Tarihi Konumu Ve Çin İstilası” isimli çalışmasını kısaltarak sunmak istiyorum.


“Doğu Türkistan 1.824.418 km2 yüzölçümüne sahiptir. Bugün önemli kentleri ve yerleşim alanları Kaşgar, Hoten, İli, Turfan, Yarkent, Altay, Karamay, Kumul, Urumçi ve Çövcekdir.


Altay Dağlarının kuzeyinde güçlü bir devlet kurmuş olan ve Türkçe konuşan Kırgızlar, 100.000 kişilik bir orduyla, 840 yılında Uygurların başkenti olan Ordu-Balıkı basarak Uygur Devletini yıktılar. Devletleri yıkılan Uygurlara ait bazı boylar değişik yollarla Orhun nehri kıyılarından taşındılar. Göç eden Uygur boyları (daha sonra Dokuz-Oğuzlar olarak isimlendirilen bazı boylar) Doğu Türkistana göçtüler ve Tanrı Dağlarının güneyindeki Turfan ve Karaşar şehirlerinin bulunduğu bölgelere yerleştiler. Diğer bazı Uygur boyları ise (Sarı Uygurlar diye tanımlanan) Çin Seddi ile Doğu Türkistan arasında Kansu adını alan geniş topraklara göç ettiler ve yeni bir Uygur devleti kurdular. Ayrıca Çinin güney sınırlarına da 13 boydan ibaret olan Uygur boyları göç ettiler. Daha sonra bu 13 boydan oluşan Uygurlar Turfan Uygurlarına karıştılar.


Orhun kıyılarındaki Uygur Devleti yıkılınca, devletin ağırlık merkezi Beş-Balık ve Turfan bölgelerine nakledildi. 857-866 yılları arasında devletlerinin kuruluşunu tamamlayan Turfan Uygurları, batıdaki sınırlarını Urumçi kentine kadar uzatmışlardı. Bu bölgede 1335 yılına kadar yaşayacak olan II. Uygur Devleti batıdaki sınırlarını Isıg-Göle kadar genişletmişti.


Doğu Türkistan birbirinin devamı olan birçok Türk devletlerini (Hun, Göktürk, Türgiş, Kutluk, Uygur, II. Uygur Devleti(İdikut Uygur veya Turfan Uygurları), Karahanlılar, Karahıtaylar, Moğol, Kalmuk, Çağatay, Saidiye, Kaşgarya, Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti ve Doğu Türkistan Cumhuriyeti) sinesinde barındırdı.


Doğu Türkistan topraklarının Çinliler tarafından yağması, ilk olarak, 1759’da Çin Mançu istilâsı ile başladı ve günümüzde de bu istilâ devam etmektedir.
Uygurlardan önce de Doğu Türkistanın etrafında ve içinde, Türkler yaşıyorlardı. Fakat şuurlu olarak yerleşme ve iskân politikası, Uygurlar ve Bayan-Çur Kağan ile başlar. VIII. yüzyılın sonunda, Uygurlar, Doğu Türkistanın medenî şehirlerine yerleşmeye başlamıştır. İlk önceleri Turfan, Beş-balıg, Kuça, Karaşar gibi şehirlere yavaş yavaş yerleşen Uygurların yanı sıra Turfan ve Hami gibi kültür şehirlerinin etraflarında da bazı Uygur oymakları (Çibi oymağı) bulunmaktaydı. Ayrıca Beş-Balıg şehri ise Basmıl Türklerinin yerleşim alanıydı. Yerleşme hazırlıkları, Kutlug-Bilge Kağana kadar bazı zorluklarla karşılaşmıştır.


Turfan ovası Tanrı Dağlarının eteklerinde bulunmaktadır. Ovanın batısında yer alan Tanrı Dağlarının yayla ve vâdileri, Uygurların asırlardan beri göçebe olarak yaşadıkları yerlerdir. Uygurlar Beş-Balık şehrinde de önemli bir koloni meydana getirmişlerdir. I. asrın sonlarında göçebe Uygurların yaylakları Tanrı Dağlarının kuzeyi, kışlakları ise Turfan bölgesiydi. M.S. 865te Beş-Balıkta oturan Uygurlar, Tibetlileri kovalayarak Urumçi ve Turfandaki Hoço şehirlerini ve Kansuyu eline geçirdi. M.S. 865-866 senesinden itibaren Turfan, Kuça, Hami ve Beş-Balık Uygurların yaşadıkları yerlerdi..


Uygurlar, ticaretlerini İpek Yolu üzerinden gerçekleştirirlerdi. Doğu Türkistanda üç önemli İpekYolu güzergâhı mevcuttu. İpek Yolu ile Uygur tacirleri Çinin, Çin-Hindinin ve Doğu Türkistanın sanatını, kültürünü, tarım ve endüstri ürünlerini batıya, Avrupa içlerine, taşımışlardır.
            Çin, Doğu Türkistana gönderdiği seyyahlarla ve elçilerle Uygur medeniyetini ve kültürünü tanımıştır. Uygurların Çin kültür ve medeniyetinden ayrı bir kültür ve yerleşim alanı teşkil ettiklerini bu seyyahların gezi notlarından ve resmî Çinli elçilerin belgelerinden öğreniyoruz. Daha sonraları Uygur tacirler vasıtasıyla Uygur sanatı ve medeniyeti Çin sanatı ve medeniyetinden etkilenmiştir. Uygur tacirler Çin kültür ve medeniyetinin unsurlarını batıya aktarırlarken kültürlerinin evrenselliği ilkesine sadık kalmışlardır. Bir çeşit evrensel kültür elçileri olmuşlardır. Fakat bugün Çin, geçmişteki Uygurların bu kültüre bağlılıklarını unutmuştur. Lop-Norda yaptıkları nükleer testlerle bölgedeki eski bilinen ve kazısı gerçekleştirilememiş Uygur medeniyetinin kalıntılarını yok etmek istemektedir.


Amacı Doğu Türkistanı Çinlileştirmek olan bugünkü Çin idaresi, iskân politikasıyla Çinli göçmenleri eski Uygur medeniyetinin yeşerdiği alanlara yerleştirerek Doğu Türkistanı Çinlileştirmektedir.


Doğu Türkistanın asırlardır Uygur Türkleri ve diğer Türk toplulukları (Kazak, Kırgız, Özbek, vb) tarafından kullanılan yeraltı servetlerini Çinlilere işlettirmek ve sömürgeci zihniyetle bölgenin esas sahiplerini, Türkleri, sefalete sürükletip eğitimsiz, kültürsüz ve sanatsız koymaktır. Öz kültürlerinin yeşerdiği yerleşim alanlarının isimlerini Çince isimlerle (Beş-balıg=Guçung gibi) değiştirmektedir. Çin, asimilasyon politikalarını gün geçtikçe daha da sertleştirmektedir.


Doğu Türkistanın tarihî bir gerçek olan varlığını “Yeni Hudut-Yeni işgal Edilen Toprak (Xinijang)” olarak değiştirmekle kendi tarihini de inkâr edecek duruma gelmiştir. Bu kelimenin tek anlamı vardır. O da “Çin Sömürgeciliğidir”. Çinliler Doğu Türkistanda sömürgeci olduklarını, 1884’te Doğu Türkistanın adını Sinkiang olarak değiştirerek resmen ilân etmişlerdir. Oysa, Doğu Türkistan ve yerleşim alanları, tarihî Çin belgelerinde övgüyle bahsedilmekte ve Çinin doğal sınırının Çin Seddi olduğu ısrarla belirtilmektedir.


1933 ve 1944te iki defa Doğu Türkistanda bağımsız hükümet kurularak Doğu Türkistan Cumhuriyeti ilan edildi. 01.10.1955te Kızıl Çin tarafından Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak ilân edilen işgal altındaki ülkenin asıl adı “Doğu Türkistandır”.


 Çinin Doğu Türkistanın bugün evrenselleşmiş kültürüne saygısızlığı ve Doğu Türkistandaki insan hakları ihlâlleri, ne yazık ki, medenî batı toplumlarınca görmemezlikten gelinmektedir.


Komünist işgalinden (26.09.1949) bu yana komünist Çin işgali ve istilası altında bulunan Doğu Türkistanda Müslüman Türklere yönelik açıkça etnik bir soykırım uygulanmaktadır.


İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine imza koyan gelişmiş devletlerin Doğu Türkistandaki Türk topluluklarının, Çinliler tarafından, insanca özgür yaşama haklarının ellerinden alınması karşısında vurdumduymaz tavırları son derece düşündürücüdür.
Bugün batının birçok müzelerini Doğu Türkistanın yerleşim alanlarına ait eserler süslemektedir. Bu eserler, Doğu Türkistanın eski ve yeni yerleşim alanlarına ait önemli kalıntılardır.


Tarih boyunca kültüre hizmet etmiş Doğu Türkistan topraklarında yaşayan Türkistanlıların nükleer denemelerden, insan hakları ihlâllerinden, kültür yağmacılığından, asimilasyonla kültür ve eğitim yozlaşmasından, iskân politikasıyla toprakları alınarak göçe zorlanmalarından doğan maddî ve mânevî zararları karşılaması için Çin hükûmeti tazminat ödemeli ve Doğu Türkistandan elini ayağını çekmelidir. Dünya devletleri de bu davete, insanlık ve evrensel kültür değerlerinin korunması adına ilgi ve duyarlılık göstermelidir. Dünya barışı ve insanlık için bu gereklidir. Doğu Türkistandaki yerleşim alanları 1884 yılına kadar Türkistanlılar tarafından itinayla korunmuş ve geliştirilmiştir. Tarih boyunca bu yerleşim alanları tahrip edilme ile yüz yüze gelmiştir. Fakat, Türkistanlının sanata, kültüre ve tarihe olan saygısı yağmacılara gereken dersi vermiştir. Bugün de Doğu Türkistanlılar, Çinli sömürgecilere karşı Uluslar arası ortamlarda Demokratik mücadele vermektedir ve kendilerine ait bu topraklarda özgürce yaşamak için bağımsızlık istemektedir.
(Kaynak: http://www.turansam.org/)

Bu yazı 4858  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

BÜYÜK MİLLETİMİZ VE ATATÜRK DOĞU TÜRKİSTANIN TARİHİ KONUMU VE ÇİN İSTİLASI Milli Refleksin Kırılması TÜRK GENÇLİĞİNE EROL GÜNGÖR ÖRNEĞİ Osmanlı Devleti zayıflamaya başlayıp, hemen her konuda Avrupa'nın müdahalesine maruz kalınca, Türk - Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlam İstanbul'un fethi ve fatih İSTANBUL'UN FETHİ VE FATİH Şehit Türkçü Tabiatın Dirilişi

YAZARLARIMIZ

Rüştü AYDIN Habibe Aydın Tuna M.Reşat ATA Duygu SUCUKA Bekir ZORBA Ali KAPLAN R.Mevlüt KAYA Mustafa Kandırmaz

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Trafik rezaleti. 2cadde ve sokak ışıklandırması 3GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 4soru 5İNSAN SAĞLIĞI 6Geridönüşüm noktaları 7sivrisinek ler 8hizmet mi eziyet mi.. 9cumhuriyet evleri aldatmacası 10Şehir içinde çöplük

YAZAR YORUMLARI

1 yaş sınırlaması 2 Ancak bu kadar olur. 3 İZAFİYET 4 KATKI 5 KADIN 6 BEDELLİ 7 nelere alıştık 8 TÜRK DİL KURUMU 9 harika 10 2012 ömss

HABER YORUMLARI

1 HAYIRLI OLSUN 2 İŞTE TÜRKİYENİN HALİ VE GİT GİDE KÖTÜYE GİDEN GİDİŞ HALİ GÖZ ÖNÜNDEDİR 3 SEDİR AĞACI VE ORMANLARIMIZ 4 TEBRİKLER 5 Çanakkale 6 ATAKENT İLÇE TEŞKİLATINA SELAMLAR 7 Abdullah EMİR 8 KAHRAMANLAR ÖLMEZ 9 tebrikler 10 HELAL SANA FUAT BAŞKAN

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler