TABİATIN DİRİLİŞİ: BAHAR BAYRAMLARI YENİGÜN/NEVRUZ- HIDIRELLEZ/İLKYAZ Yrd. Doç. Dr. Ramazan KARAMAN
Bayram bir bütünleşme, sevgi ve dayanışma vesilesidir. Öyle ki bayram, halayların bir başka çekildiği gündür, insanların birbirlerini yüreklerine sardıkları gündür. Bu günde muhabbet yüreklerden taşar; ses olur, nefes olur, bedende hareket olur. Kırgınlık, husumet, acı ve gözyaşı elbiseleri bedenden çıkarılır, muhabbetin ateşine atılır. Bayramları genel olarak ferdî, dinî ve millî bayramlar olmak üzere üç ana kategoride toplayabiliriz. Ferdî bayramlar arasında çocuğun doğması, sünnet düğünü ve evlenme sayılabilir. Dinî bayramlar özünü dinden alan, cemiyetin tamamına mal olmuş bayramlardır. Bunların dışında, milletin hayatından, hayat felsefesinden, vicdanından doğmuş bayramlarla tabiatın değişmesinden kaynaklanan, cemiyete mal olmuş millî bayramlar vardır. Nevruz, Türklerin hürriyet ve istiklâl aşkının bayramıdır. Asla esareti kabul etmemiş olan Türklere, Ergenekon’da demirden dağları eritmeye sevk eden güç budur. İşte 21 Marta tekabül eden, Ergenekon’dan çıkış günü cihân hâkimiyeti mefkûresinin tekrar hayata tatbik edilmesinin başlangıcını ifade etmektedir. Asla devletsiz yaşanmayacağının bir ifadesidir. Nevruz, tabiatın kara kışla faaliyet sahasını kısıtladığı Türk’ün, bu esaretten kurtulmasının bir ifadesidir. Karacaoğlan’da şiirleştiği gibi, o gün gelince artık durmak mümkün değildir: “Erisin dağların karı erisin İniş seli düz ovayı bürüsün Türkmen ili yaylasına yürüsün Ak kuzular melesin de gidelim.” Bu hürriyeti sağlayan bir mevsim olan bahara Sultan denilmesinin sebebi burada açığa çıkmaktadır. Dini ve milli bayramların yanı sıra milletimizin çok büyük önem verdiği bir diğer bayram türü de mevsimlik bayramlardır. Folklor araştırmacısı A.Esat Bozyiğit’e göre; mevsimlik bayramları şu başlıklar altında göstermek mümkündür: I.Özel Mevsimlik Bayramlar A-Çoban Bayramları A)Koç Katımı B)Saya(Davar Yüzü) C)Döl B-Ekinci, Meyveci, Bağcı Bayramları C-Göç Bayramları II. Genel Mevsimlik Bayramlar A-Bahar Bayramları A)Nevruz B)Çiğdem C)Betnem D)Hıdrellez B-Yaz, Güz Dönümü C-Kış Yarısı, Yılbaşı Törenlik yanları aynı olmakla beraber tabiat, hava, iklim ve çevre şartlarına göre bu bayramların kutlama zamanlarında değişiklikler olmaktadır. Bunlardan yalnız Nevruz ve Hıdrellez bir takvim geleneğine bağlanmışlardır. Bazı köy çevrelerinde sadeleştirilmiş ve şeklini değiştirmiş olmakla birlikte, bu kutlamalar bugün de devam etmektedir. Ancak hemen belirtelim ki, halk arasında Nevrûz bugün eski canlılığını kaybetmiş ve dinî menkıbevî nedenleri büyük ölçüde unutulmuş bir bahar bayramı olarak kutlanmaktadır. Türklerinin mevsimlik bayramları arasında “Sultan Nevrûz” yanında aşağı yukarı aynı coşkuyla ve benzer şekilde kutlanan bir diğer bahar bayramı da “Hıdrellez” bayramıdır. Bu iki bayram, mevsimlik olması, kutsanma ve kutlanması bakımından birtakım benzer özellikler göstermektedir. Bu benzerlikleri şöyle sıralayabiliriz: Başta her ikisi mevsimlik ve bahar bayramıdır.Her ikisi bir nevi zaman simetriğini ve mevsimler arasındaki geçiş noktayı simgeler. Nevrûz 21 Martta, gün ile gecenin eşitleştiği yani, gün ile gecenin 12’er saat sürdüğü bir zaman simetrisi noktasında kutlandığı gibi, 6 Mayıs’ta kutlanan “Hıdrellez” (Hızır Ilyas) de, Anadolu’da Türk halk takvimine göre 6 Mayıs Hıdrellez ile Koç katımı denen 8 Kasım arasındaki günler, yılı ikiye ayırır: 6 Mayıs ile 8 Kasım arasındaki 180 güne kasım günleri, 6 Mayıs ile 8 Kasım arasındaki 180 güne hızır günleri denir. Her ikisinin kutlanması sırasında bolluk ve bereketle ilgili birtakım benzer âdetler ve örflerin Türklerin yanında Müslüman olmayan milletlerin tarafından da uygulanması, bu iki bayramın ortak ve başlıca benzerliklerini oluşturmaktadır. Günümüzde Türklerin anayurdu Ortaasya çevresindeki soydaşlarımızca yenikün, yenkigün, yeniyıl, çilpazı (yılbaşı) olarak kullanılmaya devam etmektedir. Türkler arasında Nevruz kutlama geleneği her asırda coşkulu bir şekilde yaşatıla gelmiş olup Hunlar’ dan itibaren her Türk topluluğunda zengin bir tarihi görünüm oluşturmuştur. Türkiye’de ve diğer Türk Toplulukları’nda nevruz, bütün Türkler’ in bayramı olarak kutlanmaktadır ve nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır. Hıdırellez ise soğuk iklimin hâkim olduğu bölgelerimizde baharın gelişinin gecikmesi sebebiyle nevruz geleneğinin 6 Mayıs’a ( genellikle Mayıs’ın ilk Pazar gününe) ertelenmesi gibi gözüküyor. Her ikisinin de kutlanma biçimlerinde büyük benzerlikler görülmektedir. Ancak, günümüzde nevruz kutlamalarının benzeri şeklinde Hıdırellez’in de Türkler arasında kutlamaları çok yaygındır. Halk arasında bugün bütün varlıkların Allah a secde ettiği inancı yaygındır. Bu günde bir yıllık rızkın tayin edildiği düşüncesiyle evler boyanır, sofralar yiyeceklerle donanır, suçlar bağışlanır ve küsler barışırdı. Yine bugünde yörelere göre cirit oyunları, mahalli oyunlar, kılıç kalkan oyunları ve daha başka oyunlar sergilenir; genç kızlar ve erkekler niyet tutarlar. Kaynaklar: Reşat, Genç “Türk Tarihinde ve Kültüründe Nevruz ”, Atayurttan Anayurda Türk Dünyası Dergisi, sayı: 12. Taner Tatar, “Türk Geleneğinde Nevruz Bayramı”, (www.alewiten.com.) 17.04.2003. Ramazan Karaman, Türklerde Nevruz Coşkusu, İzder Yay., Mersin 2003 Hamdi HASAN, Makedonya Türklerinde Nevrûz ve Hıdırellez Kutlamalari İle İlgili Âdet Ve Uygulamalar, (http://www.efrasyap.com )29.04.2008) |