CUMHURİYET’LE 85 YIL
Cumhuriyetin 85. yılını önceki gün idrak ettik.
Bir yarışma programında program sunucusu cevapları sayarken, cevabı söyledikten sonra biraz bekleyerek: “ – mi acaba? “ diye soruyordu.
Şimdi yazımızın başındaki cümleyi bir de öyle söyleyelim:
“Cumhuriyet’in 85. Yılını önceki gün idrak ettik mi acaba?”
Seksen beş sene önce “Yaşasın Cumhuriyet!” diye sevinç gösterileriyle çıktığımız bu yolda nerelere geldik.
Acaba neler kazandık. Bu arada kaybettiklerimiz oldu mu?
Bana göre kaybettiğimiz pek bir şey yok. Kaybettiğimiz bol bol zamanın dışında…
Ama kazandıklarımızı yeterli bulmak mümkün değil. Çünkü bizimle birlikte yola çıkanlarla aramızdaki uçurum ortada... Bu durumda çok yavaş ve düşe kalka yol aldığımız anlaşılıyor. Sistemden şikâyetler bitmek bilmiyor. Hırsızlar, uğursuzlar, fırsatçılar her fırsatta üstte kalmaya ve sistemden nemalanmaya devam ediyor. Sistemin boşluklarından yararlanamayanlar zaman aşımı penceresinden kaçıp gidiyor. Zaman aşımı da bir fayda vermeyecekse “af” gibi insani bir davranış yolu deneniyor. Mazlum halk yığınları çaresiz, üzgün, yılgın...
Elinde Molotof, silah, her tarafı şehirleri yakıp yıkanlar gözaltına alınamaz ve ne demekse protestoların olaysız tamamlanması için elden gelen kolaylık gösterilirken; demokrasinin aynı toleransı telefon konuşması veya normal bir sohbeti yapan insanlara göstermemesi sistemin ne hale geldiğini gözler önüne seriyor.
Sistemden hoşnutsuzluk devlete olan güveni kökünden sarsıp yok ediyor.
Vurgun, talan, haksızlık Cumhuriyet düşmanlarının ekmeğine yağ sürüyor. Sistemin kokuşmuşluğu, devlete karşı olan güvensizlik Cumhuriyetle ilişkilendiriliyor. İnsanların zihninde Cumhuriyete karşı olumsuz bir düşüncenin doğması önlenemiyor.
Cumhuriyeti koruyacağını her fırsatta dile getiren çevreler duyarsız. Bilinçsiz. Vurgun talan düzenine dur denilemiyor. Devlete karşı başlayan güvensizliğe çare aranamıyor. Çözüm üretilemiyor. Kötülere, zalimlere devletin kahredici yumruğu indirilemiyor. Sistem kendini korumaktan aciz. Bir takım hayali düşmanlar yaratılmış. Gerçek düşmanlar dururken hayali düşmanlara saldırılarak ülkenin zamanı heba ediliyor.
Hükümetlerin beceriksizliği, siyasi partilerin anti demokratik yapısıyla birleşerek insanımızın ümitsizliğini katmerliyor.
İyi niyetli bir avuç insan Cumhuriyetin faziletinden bahsetse, sen bu faziletli rejimi bütün kurumlarıyla işleyen bir demokrasiyle taçlandıramazsan ne yazar! İnsanlar ne derece inanır. Bu inanç ve güven bunalımını yaratanlar gerçek Cumhuriyet düşmanlarıdır.
Bu Cumhuriyet düşmanları hak ettikleri dersi almadıkça kötülüklerine devam edeceklerdir. Cumhuriyet düşmanlarına hak ettikleri dersi vermek için ortak paydası Cumhuriyet olanlar aralarındaki basit farklılıkları yok farz ederek saflarını sıklaştırmalıdır.
Aksi takdirde hırsızın, uğursuzun, namussuzun cirit attığı bir ortamda Cumhuriyeti suçlu gösterenler her zaman çıkabilecektir.
Şimdi de bu yazdıklarımdan sonra baştaki cümleyi yineliyorum:
“Cumhuriyetin 85.yılını önceki gün idrak ettik mi ?” acaba?
Cumhuriyetin 85.yılını gerçekten idrak edenlere ne mutlu! |