Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     Iletisim

SEVR PAÇAVRASI


         SEVR PAÇAVRASI

SEVR PAÇAVRASI - BİR BAŞKA AĞUSTOS


Her ağustos ayı geldiğinde bu köşede Ağustos ayının önemli olaylarını” kronolojik olarak sıralar veya “Kutlu Ağustos” başlığıyla göğsümüzü kabartan olayları yazarım. Önceki hafta da Ağustos ayının Türk tarihindeki bazı önemli olaylarına değinmiştim. Ağustos ayını zaferler ayı olarak değerlendirirken Sevr Anlaşmasının da 10.Ağustos.1920 tarihinde imzalandığı ve bu anlaşmanın Türk milletinin ölüm fermanı olduğunu her an hatırlamamız gerektiğini düşündüğüm için bu haftayı Sevr dayatmasına ayırdım.


Bilindiği gibi bu antlaşmayı o günün başbakanı Damat Ferit Paşa ve beraberindeki heyet imzalamıştı. İmzayı atanlar ve taraftarları “tümden yok olmaktansa küçük de olsa ayakta kalmayı” marifet saymışlardı. Osmanlı Mebuslar Meclisi Misak-ı milli’yi kabul edip dağılmıştı. Birçok tarih kitabında hain diye anılan Padişah Vahidettin de bütün olumsuz şartlara rağmen anılan anlaşmayı imzalamamıştı. Anlaşma ana hatlarıyla şöyleydi:


Güneyde sınır, Hatay, Gaziantep, Urfa, Mardin’i Fransa’ya (Sûriye) bırakacak şekilde düzenleniyor,  fakat bugün Irak’ta bulunan Amâdiye, Türkiye’ye veriliyordu. Edirne ve Kırklareli, Yunanistan’a bırakılıyordu. Boğazlar, Türkiye’nin de katılacağı bir milletlerarası rejimle yönetilecek ve askerden tecrîd edilecek, yânî Türkiye, îcâbında Boğazlar’ı savunamayacaktı. İzmir ili, Kuşadası ve Akhisar dâhil, Osmanlı hâkimiyetinde kalmakla veyâ Yunanistan’a âit olduğu bölge halkınca kararlaştırılacaktı. Brest Litovsk Anlaşması ile Türkiye’ye geri verilen Batum, Kars, Ardahan, Artvin’den çekilecek olan Türkiye,  bu bölgenin doğusunda kalan ve Trabzon’dan İran sınırına kadar uzanan ve Van Gölü’nü içine alan bir alanda, Ermeniler’e otonomi (iç yönetimlerinde kendi kendilerini idâre ) hakkı tanıyacaktı. Hakkâri ve Siirt illerinde Kürtler aynı hakkı istedikleri takdirde,  gene Türkiye’nin bir parçasını teşkil etmek şartıyla, kullanabileceklerdi. İlga edilen kapitülasyonlar yeniden yürürlüğe konulacaktı. Türk ordusunu ve donanmasını kısıtlayıcı hükümler, Almanya ve Avusturya-Macaristan’a kabul ettirilenler gibiydi. Ayrıca Türkiye, Batı ve Güney Anadolu’da ekonomik kalkınma için alacağı tedbirlerde İtalya’dan, Mersin’den Siirt’e ve kuzeyde Sivas’a kadar uzanan bölgede de Fransa’dan yararlanacak, bu bölgelerde başka devletlerden ekonomik yardım isteyemeyecekti. Gene bu muamele ile Tunus, Suriye, Lübnan Fransa’ya, Kıbrıs, Mısır,  Sûdân, Irak, Filistin, Ürdün İngiltere’ye bırakılıyor, Arabistan ve Yemen’e Türkiye’den ayrılarak istiklâl veriliyordu.


Ama ağustos ayındaki bu üzüntü kısa sürdü. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi Sevr anlaşmasını tanımadığı gibi anlaşmayı imzalayanları ve onaylayanları vatan haini ilan etti. 19.Ağustos.1920’de Anlaşmayı bir paçavra gibi buruşturup attı. Bütün olumsuzluklara rağmen o günün Kuvvay-ı milliyecileri yok olmak pahasına Sevr’i doğmadan öldürdü.


Yıl 2008... Yine Ağustos ayındayız. Geçen hafta yaptığımız gibi hamaset yaparak Dandanakan,Malazgirt,Mohaç,Büyük zafer,Kıbrıs gibi zaferleri hatırlayarak  övünsek mi, yoksa bu gün içine düştüğümüz  karanlık dolayısıyla dövünsek mi?


Sizi bilmem ama ben hiç ümidimi kaybetmedim. Çünkü Amerikan mandacıları, İngiliz mandaterleri dün vardı. Bu gün de var. İsimlerini, efendilerini değiştirseler bile belki yarında olacaklar. Ama bütün bunlara rağmen bir avuç olarak da yola çıksalar dün Atatürk ve silah arkadaşları vardı. Bu gün de O’nların çocukları var. Dün adları Kuvay-ı Milliyeciydi Bu gün de Türk Milliyetçileri. İsimler değişse de ruh, öz aynı... Dün Damat Ferit ve yandaşlarını işbirliği yaptığı düşmanlarla birlikte Kuvay-ı milliyeciler tepeleyip yok etmişti.


Bu gün de içimizdeki hain, bölücü ve gafilleri, beslendikleri dış güçlerle birlikte tepeleyerek milli devletimizi yeniden kuracağız.


Görüldüğü gibi Ağustos ayında Türk milletini yok edecek planlar ve uygulamalar da olmuş. Ama bir avuç idealist yine Ağustos ayında bu planları bozarak karanlığı aydınlığa, bozgunu zafere çevirmeyi başarmışlar.


Şimdi neden olmasın?


 

Bu yazı 646  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

KÖŞE YAZISI ve YAZARLIĞI ŞİMDİ İNTİKAM ZAMANI YORUMSUZ "YAĞLI HOŞAF İSTERÜK" YOLUNU BULMAK ASALET SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİ Gazeteciler Bayramı ÖZÜR ÜZERİNE ÖZÜR ÜZERİNE

YAZARLARIMIZ

Rüştü AYDIN Habibe Aydın Tuna M.Reşat ATA Duygu SUCUKA Bekir ZORBA Ali KAPLAN R.Mevlüt KAYA Mustafa Kandırmaz

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Trafik rezaleti. 2cadde ve sokak ışıklandırması 3GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 4soru 5İNSAN SAĞLIĞI 6Geridönüşüm noktaları 7sivrisinek ler 8hizmet mi eziyet mi.. 9cumhuriyet evleri aldatmacası 10Şehir içinde çöplük

YAZAR YORUMLARI

1 yaş sınırlaması 2 Ancak bu kadar olur. 3 İZAFİYET 4 KATKI 5 KADIN 6 BEDELLİ 7 nelere alıştık 8 TÜRK DİL KURUMU 9 harika 10 2012 ömss

HABER YORUMLARI

1 HAYIRLI OLSUN 2 İŞTE TÜRKİYENİN HALİ VE GİT GİDE KÖTÜYE GİDEN GİDİŞ HALİ GÖZ ÖNÜNDEDİR 3 SEDİR AĞACI VE ORMANLARIMIZ 4 TEBRİKLER 5 Çanakkale 6 ATAKENT İLÇE TEŞKİLATINA SELAMLAR 7 Abdullah EMİR 8 KAHRAMANLAR ÖLMEZ 9 tebrikler 10 HELAL SANA FUAT BAŞKAN

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler