ÇARESİZ OLAN KİM?
Başbakan Erdoğan son şehitlerle ilgili yayınladığı mesajda, başsağlığı diledikten sonra “terör örgütünün çaresizlik içinde olduğunu söylemiş.
Çaresizlik içinde ne yaptığını bilemeyenler, herşeyi eline yüzüne bulaştırır, yakalanır, tepelenir, hakkından gelinir.
Ama yıllardır yakalananın ve tepelenenin sayısı biliyoruz. Terör örgütü azdıkça azıyor.
Yoksa yetkililer mi teröre karşı çaresiz? Söz gelimi, Çankayadaki yemek daveti daha tazeliğini koruyor.
Acaba terör örgütümü çaresiz, yoksa yetkililer mi çaresiz?...
CEZA MI, MADALYA MI?
Gazetede okudum. AKP’li vekiller ve parti yetkilileri, Konya’nın bir ilçesinde meydana gelen Kuran Kursu patlaması, çocukların ölümü ve yaralanması konusunda suçu olanların hakettikleri cezaya çarptırılmalarını istemişler. Tercüman gazetesi bu haberi: “AKP’li vekillerden samimi talep” başlığıyla vermiş.
Yahu olacak şey mi! Dinci gazeteler ve AKP destekçileri ölenlerin şehid olduğunu ilan etti. Çocukların aileleri de benzer şekilde konuştular.
Peki bu değerlendirmeler doğru ise bu kadar çocuğun şehadetine ve cennete gitmelerine sebep olan insanlara ceza vermek yakışır mı?
Bu sorumlulara olsa olsa teşekkür edilir ve madalya takılır!..
NASIL YANİ?
Bir Partinin Genel Başkanı ; “Hainler asla emellerine ulaşamayacaklar” demiş.
Anlayamadım nasıl yani? Acaba hainler amacına ulaşmaktan kendi iradeleriyle vaz mı geçecekler?
Acaba “kanı yerde kalmayacak” söylemlerimizden korkup kaçacaklar mı?
Acaba “Zalimin zulmu varsa mazlumun Allah’ı var” türküsünden utanıp hainliği bırakacaklar mı?
Acaba hükümet aldığı (acımasız,sert!..) tedbirlerle hinlerin kökünü mü kazıyacak?
Anlayamadım nasıl yani?
“İyiliğe iyilik her kişinin, kötülüğe iyilik er kişinin” davranışını ilke edinip yemeğe davet ederek mi?
BAYRAĞIN ŞEREFİ
Osmanlı döneminde Karadeniz’de Ruslar tarafından bir gemimize el konuluyor. Osmanlı Meclisi mebusanında sert tartışmalar oluyor. İlgili bakan “zaten geminin eski olduğunu” vs belirten bir konuşma yapıyor.
Bir milletvekili bakana çıkışıyor ve şu tarihi sözü söylüyor: “Ben gemiyi sormuyorum. O gemide dalgalanan bayrağımızın şerefini soruyorum.”
Ben de insanımızın cebine, günlük hayatına yansımayan ama on bin doların üstüne çıktığı iddia edilen milli geliri sormuyorum. Dünya milletler ailesi içindeki onurumuzu, şerefimizi soruyorum. Acaba beni anlayan var mı?
İNANCINI YİTİRMEK
İnsan inançlarını yitirir, insanlığından utanır mı? Bal gibi yitirir. Bal gibi utanır. Nasıl mı?
Adam; namusluyum, dürüstüm diye ortaya çıkar. Eline yetki geçtiği zaman hırsızlara göz yumar, hortumları kesmez, rüşvete tebessüm eder, haksızlığa kulak tıkarsa sen beri tarafta inançlarını yitirir, insanlığından utanırsın.
Adam; din, imam, müslümanlık diye ortaya çıkar. Elinde imkan varken ezilen islam dünyasını görmezden gelir, Türk’ün feryadına kulak tıkarsa, hiristiyan ve yahudilerle işbirliği yaparsa, sen beri tarafta inançlarını yitirir, insanlığından utanırsın.
Adam; vatan, millet, bayrak, makaddesat diye ortaya çıkar. Türk milliyetçiliğinin önderleri ezilirken keyifle seyrederse, vatanseverleri dışlarsa, vatan toprakları satılırken deve kuşu gibi toprağa kafasını gömerse, emperyalizm adım adım ülkeyi teslim alırken görevlendirilme sırasını beklerse, sen beri tarafta inançlarını yitirir, insanlığından utanırsın.
Ben inançlarımı yitirdim, insanlığımdan utanıyorum.
Ya siz? |