GEZİNİN ÖĞRETTİKLERİ
İki gün önce İstikbal Gazetesinin sahibi Rüştü Bey ve Fatma Hanım geldiler. Haklı olarak sitem ettiler. Bende işler güçler dedim birde Türk Telekom’un başarılı bayilerini yurt dışı gezilerine gönderdiğini bu arada benimde gezilere katıldığımı söyleyince neden gazeteye yazmıyorsun dediler. Düşündüm neden olmasın dedim, hemen o akşam kaleme sarıldım.
Evet, Türk Telekom 1400 bayiden en başarılı bayilerini yurt dışına gönderiyordu. İlk gezimiz Kıbrıs oldu. Üç günlüğüne Girne’de ayırdıkları bir otele götürdüler. Otel gerçekten çok güzel di. Hakikaten dinlenmek için ideal bir yerdi sesiz sakin denize sıfır bir otel.
Kıbrıs’ta 1993-95 yıllarında görev yaptığım için Kıbrıs’ı Girne’yi iyi biliyorum.
Sabah erken otele gelmiştik biraz dinlenip öğlen yemeğinden sonra Girne Şehrine indik. Zaten küçük bir şehir bir solukta her tarafı gezdik. Limanı sonraya bıraktık saat 19,30 sıralarında geldik. Liman hilal şeklinde yapılmış, hilal boydan boya lokantalarla donatılmış. Her lokantanın denizin içine doğru açılmış oturma yerleri var. Lokantanın birinin önündeki masaya oturduk. Güneş batmak üzereydi, son kızıllığı denizin içinde çok güzel bir renk cümbüşü yaratmıştı. Bütün lokantaların önündeki masalar tıklım tıklım doluydu ama hiç ses yoktu, sadece ve sadece akşamın kızıllığında kaybolan martıların seslerinden başka çıt yoktu o kadar çok insan olmasına rağmen.
Düşünüyorum da on uç yıl öncede bu liman buradaydı ben o zamanda geliyordum ama şimdi daha güzel daha huzurlu geldi. Limanda öylece saatlerce oturduk saat 23 e kadar müzik sesi bile duymadık. 23 den sonra müzik çalmaya başladı ama öyle bangır bangır kulağı tırmalayan bir müzik değildi. İnsanları nasıl rahat ettireceklerini biliyorlardı.
Girne’de görev yaptığım dönemden bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Girne’nin merkezinde eski küçük bir cami var, görev için gittiğimin ilk haftası, Cuma namazı için camiye gittim. Hoca vaaz ederken bir ara hiddetlendi bana doğru parmağını uzatarak “neden resmi elbisenle gelmiyorsun, neden korkuyorsun veya neden utanıyorsun” dedi o sözleri üzerime alındım hoca haklı dedim ondan sonra resmi elbiseyle gittim camiye. Daha sonra bizim hastanenin mescidini de faaliyete geçirdik ama ortaya başka bir sorun çıktı. Girne’de oturan kendilerine Türk ve Müslüman’ız diyen sakinler hastaneye geldiler “Biz ezan sesinden rahatsız oluyoruz mecbur musunuz günde beş defa ezan okumaya iki sefer okuyun üç sefer okuyun” diye şikâyette bulundular. Sonuç ne mi oldu onu ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
Girne; Türk Telekom’un başarılı bayilerini için düzenlediği ilk tatildi. İkincisi Fransa’ya yapıldı
|