Kadın; ilk çağlardan bu güne kadar medeniyetin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. İlk Çağlarda erkekler ailesinin karnını doyurmak için avlanırken, meyve toplayan, erkekler tarımla uğraşırken, ona yardımcı olan, yerleşik hayata geçerken dokumacılık yaparak hayatı kolaylaştıran daima kadın olmuştur.
Tarihten günümüze kadar gelen bir başka gerçek daha vardır. Kadın erkek eşitliği hep tartışıla gelmiştir. Aslında kadın erkek, bir çok konuda ve düşünce özgürlüğü konusunda eşit olarak günümüze gelmiştir.
Kadının vücut yapısının erkeklere göre daha narin olması, iş paylaşımı konusunda biraz farklı olmasına neden olmuş. Tabi istisnalar hariç. Erkek cephede vatanı için savaşırken kadın ona mermi taşımış, kadın evinde çocuğuna bakarken, erkek onlar için dışarıda ekmek kazanma savaşı vermiştir.
Bazı ülkelerde kadın doğuştan sahip olması gereken haklara öyle kolay sahip olamamıştır. Çağdaş toplumların arzuladığı kadın hakları, her ülkede hatta her millette farklı zamanlarda, farklı ölçülerde, farklı yöntemlerle meydana gelmiştir.
Türklerde kadın; saygı gören ana olduğu için ayrı bir değer verilen, evlendiği zaman kutsal sayılan bir varlık olmuştur. Örneğin hakan hanımları ve anaları baş köşede oturan, ona memleket yönetiminde dahi fikir sorulan önemli kişilerdi.
Orhun kitabelerinde, çocukların terbiyesi Türklerde tamamen analara bırakıldığı anlatılmaktadır. “Umay gibi hatun anam sayesinde kardeşim kahraman adını almıştır.” Deniliyor. Türkler İslam dinini kabul etmeden önce “Umay” çocukları koruyan bir tanrıça adı idi.
Türklerin kadınlarına bu kadar değer verdiği devirlerde, Roma imparatorluğunda kadınlar mal gibi satılıyor, çok ağır şartlarda çalıştırılıyordu. Kraliçeler ve Kral anaları bile pek saygın değildi. Kadınların avam kamarasının toplandığı odaya bile girmesi yasaktı memleket yönetiminde söz sahibi değillerdi.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk Ocakları, kadına saygının kazandırılması, kadın haklarının tanıtılması ve halka benimsetilmesi konusunda etkin rol almıştır. Türk Ocakları kadınlara siyasi hakların verilmesi konusunda 1926 yılında başlayarak çok önemli gelişmeler kazanmasında yardımcı olmuşlardır. 1930 yılında kadınlar, ilk defa belediye seçimlerinde oy kullanarak kadınlarında siyasi hayatta söz sahibi olmasıyla başlamış oldu.
Günümüzde kadınlarımızın neden daha fazla siyasi hayatta yoklar diye erkekler sürekli tartışıyor. Bir de kadınlara sorun bakalım onlar bu kokuşmuş siyasette olmak istiyorlar mı? |