EMASYA protokolünün kaldırılışını Eski Vali ve MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik, Vatan Gazetesine değerlendirdi.
2010-02-11 - 14:37
Çelik, EMASYA protokolünü değerlendirdi
EMASYA protokolünün kaldırılışını Eski Vali ve MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik, Vatan Gazetesine değerlendirdi.
EMASYA Protokolü neyi içeriyordu
Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında 7 Temmuz 1997'de imzalanan EMASYA Protokolü 13 yıl boyunca gizliliğini korudu. 27 maddelik protokolün en çok merak edilen bölümü ise askere, 'valinin talebi olmadan toplumsal olaylara müdahale yetkisi' veren 9'uncu maddesiydi.
O maddedeki ifade şöyle: Toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi toplumsal olayların şekil değiştirerek birçok bölgede, geniş halk kitlelerine yaygınlaşması, şiddete, katliama veya anayasal düzeni bozmaya yönelmesi durumunda İl/ilçe Güvenlik Koordinasyonları Komisyonu, olağanüstü ve ivedilikle toplanır. Bu gibi durumlarda EMASYA Komutanlıkları (bölge/tali) olayları yakinen takip eder ve birlikleri hazır bulundurur. Olayların gelişmesini değerlendirir. Başta mülki amirler olmak üzere ilgili kademelere bilgi verir ve gecikmenin yaratacağı mahsurları ortadan kaldırmak için olaylara müdahale eder. Bu ve benzeri durumlarda olayların yaygınlaşmasını önlemek ve olayları bastırmak esas alınır.
-9'uncu maddeyi kim nasıl değerlendirdi?
ESKİ Vali ve MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik, müşterek istihbarat merkezlerinin kaldırılmasıyla ortaya çıkacak sorunları VATAN'a şöyle değerlendirdi: "EMASYA protokolü aslında EMASYA (emniyet asayiş yardımlaşma) planlarının hazırlanmasında yasal yetki verilen İl İdaresi Kanunu'nun 11/D maddesinin işleyişine ilişkindi. Günümüzün ihtiyaçlarına uygun olarak güncellemek mümkündü. Kaldırılması ayrıntıların düzenlenmesinde bir takım aksamalara yol açacak.
İl İdaresi Kanunu'ndaki yetki çerçevesinde illerde valilerin, merkezde de İçişleri Bakanlığının koordinesinde yürütmek mümkündü. Protokole gerek yoktu. Müşterek istihbaratın değerlendirilmesi olayı da sadece EMASYA'dan dolayı değil, bütün alanlarda büyük bir sorundur. Sanıyorum hükümet Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Kanunu kapsamında bu boşluğu gidermeyi düşünüyor. Bu yeterli olmayacaktır. İçişleri Bakanlığı'nda çift başlılığa yol açacak. Ama devletin genel işleyişi ile ilgili olarak bu konuda ciddi bilgi kıskançlığı ortaya çıkacak, bilgi paylaşımı söz konusu olmayacak diye düşünüyorum.'Protokoldeki diğer düzenlemeler şöyle:
--Protokolle "terör ve toplumsal olayları değerlendirmek" amacıyla her il ve ilçede "Güvenlik Koordinasyon Komisyonları" kuruldu.
—Protokolle Genelkurmay bünyesinde bir İç Güvenlik Harekat Merkezi oluşturuldu. Bu merkeze olayları en üst seviyede takip etmek, hükümeti ve komuta katını bilgilendirmek görevleri verildi.
—Böylece asker terörle mücadele ve toplumsal olayları takip konusunda İçişleri Bakanlığı'nın yetkesini önemli ölçüde devraldı.
—Protokol, mülki amirlere önceden yapılacak hazırlıklarda EMASYA Komutanlıkları ile «koordineli hareket edilmesini ve Bu planların muhtelif senaryolara göre prova edilmesini öngördü.
—Protokolde valilerin emrindeki genel kolluğun kullanılmasına ilişkin planları askeri makamlara vermesi hükmü yer alıyor. Kanunda böyle bir düzenleme yok.
—Protokolde "Balyoz Harekat P'lanı" ile gündeme gelen seminerlere ilişkin de çarpıcı düzenlemeler yer alıyor. Buna göre EMASYA Planlarının uygulanması için yılda en az bir seminer düzenlenmesi öngörülüyor. Net bir düzenleme olmadığı için de uygulamada bu seminerlerin EMASYA Komutanlıklarının koordinatörlüğünde düzenlenmesine yol açılmış oluyor.
Birden fazla ili içine alan olaylarda, ilgili valilerden birisinin İçişleri Bakanı tarafından koordinatör vali olarak görevlendirilmesi ve bu valinin EMASYA Komutanlıklarından yardım istemesi öngörülüyor.
Kanunda yer almayan bu durum, bu valileri bir tür OHAL Valisi konumuna getirdi.
Protokolle, valinin talebine bakılmaksızın, bütün kolluk güçlerinin yardıma gelen askeri birlik komutanının emrine girmesi esası benimsendi.
Protokol, olayların yayılması durumunda bir ilden başka ile askeri birlik kaydırma yetkisini EMASYA komutanlıklarına verdi”.
|