?Bugün başlatılan demokratik açılım kendi kaderini kendi tayin edecek bir sürece Türkiye yi götürecektir. Bu sürecin adı ayrıştırma, çatıştırma ve bölünmedir." diyen Milliyetçi Hareket Partisi Silifke İlçe Başkanı Özel, konuyla ilgili olarak bir basın a
2009-08-23 - 15:28
Özel, “Açılım değil ihanet”
Mevlüt Partal, Silifke/ “Bugün başlatılan demokratik açılım kendi kaderini kendi tayin edecek bir sürece Türkiye'yi götürecektir. Bu sürecin adı ayrıştırma, çatıştırma ve bölünmedir." diyen Milliyetçi Hareket Partisi Silifke İlçe Başkanı Özel, konuyla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.
ADINI BİLE KOYAMADILAR
Özel açıklamasında, “Aksini iddia edenler, sadece görmek istediklerini görüp, duymak istediklerini duyanlar daha adını bile koyamadıkları (Sözde Demokratik açılım, ne demekse Kürt açılımı, Öcalan çözüm önerisi, kiminle barışacaklarsa Barış süreci vb.) açılım safsatanın, Türkiyeyi bukalemun siyaseti ile tanıştıran, düne kadar PKK ya terör örgütü demeyenlerle aynı çatı altında kesinlikle olmam ve de el sıkışmam diye hamasi nutuklar atan Başbakan tarafından dillendirilmesiyle daha resmiyette birşey yokken bile bundan cesaret alarak Belediye İş Sendikasının Mardin Şubesi’nin olağan kongresine katılan Nusaybin Belediye Başkanı DTP’li Ayşe Gök konuşmasında, “Sizlere Kürdistan’dan sesleniyorum. Burası Kürdistan. Ben bir kadın belediye başkanı olarak konuşuyorum. Çok sorunlarımız vardır diye, şimdiden bağırmaya başlamışlardır.
Kürt açılımının 4 adımdan oluştuğunu belirten İlçe Başkanı Özer Özel, "Birinci adım üniter yapı içerisinde otonomiyi elde etmek. Daha sonra güçlendirilmiş bölgesel özerkliğe kaymak. Federasyon sistemini Türkiye'ye uyarlayarak milli devlet ve üniter yapıyı ortadan kaldırmak. Daha sonra da bağımsız Kürdistan'ı kurmaktır. Bunun lamı cimi yok. Gerçek budur ve gidişat buraya doğrudur. Bağımsız Kürdistan'la da kalınmayacak, Kuzey Irak'ta oluşan kukla devlet ve İran'ın da parçalanmasıyla birleşik büyük Kürdistan hayali hayata geçirilecek, Sayın Başbakanın eş başkanı olmakla övündüğü Büyük Ortadoğu Projesi oluşturulmaya çalışılacaktır.
Başbakan'ın demokratik açılımı, etnik temelde ayrıştırma, çatıştırma ve bölünme projesidir. Başka anlamıyla bir yıkım projesidir. Terörist başı Öcalan'ın silah zoruyla yapamadığını Başbakan Erdoğan demokratik açılımla yapmak için yola düzülmüştür. Şimdi de akıl danıştığı ne yapacağız diye sorduğu, kapalı kapsılar ardında pazarlık yaptığı yol arkadaşları ve gelecekte de koalisyon ortağı yapmak istediği PKK nın siyasi uzantısı DTP'dir.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın 2 Kasım 2008 tarihinde Hakkari Spor Salonu'nda yaptığı “Biz ne dedik? ‘Tek millet’, ‘Tek bayrak', ‘Tek vatan’, ‘Tek devlet’ dedik. Buna kim karşı çıkabilir yahu? Buna karşı çıkabilenin bu ülkede yeri yok! Buyursun istediği yere gitsin demişti. Şimdi ne oldu da? 35.000 insanımızı bebek, çocuk, öğretmen, polis, asker, sivil, korucu demeden katleden caninin çizdiği yol haritasını bekleyecek kadar acze düşebiliyor. Soruyorum; Sn. Başbakan 2 Kasım 2008 deki mi gerçek görüşün, yoksa bugünkü açılım naraların mı? Omurgasız siyasetten ne zaman vazgeçeceksin? Çanakkale’de güneyli, kuzeyli, doğulu, batılı demeden kahramanca savaşarak destan yazan atalarımızı 18 martta düzenlenen anma merasimlerinde konuşarak: En büyük milliyetçi benim nutukları atan, şiirler okuyan, DTP’lilere randevu vermeyen, milletin devletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağına yemin eden Başbakan’ın PKK ile masaya oturma hakkı var mıdır? Devletin ve milletin aleyhine karar verme yetkisi var mıdır? Varsa bu karar alınırken herkese soruyorsunuz ve açılımı geniş tabana yaymak istiyorsunuz. Peki, Vatan uğruna evlatlarını şehit veren konunun direk muhatabı Şehit Ana babaları bu açılımın neresinde olacaklar, sizce ne diyecekler? dedi.
|