Anamur Haber. Net`in köşe yazarı Hüseyin Şinasi Anamur mitingini değerlendirdi?
2009-09-12 - 16:34
Anamur Haber. Net’in köşe yazarı Hüseyin Şinasi Anamur mitingini değerlendirdi…
“ Anamur Şehitlere saygı, teröre lanet mitingi
12 Eylül 2009 Cumartesi günü Saat 11.00’de Anamur Otogar civarından başlayan “Şehitlerimize saygı, Teröre Lanet” yürüyüşü ve Atatürk anıtında gerçekleştirilen miting yaklaşık 5000 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yürüyüş ve mitinge katılım, çok uzun yıllardan beri yapılabilen çok geniş katılımlı bir organizasyon olması bakımından önemliydi. Yürüyüşün başından mitingin sonuna kadar AK Parti haricinde tüm partiler, sivil toplum kuruluşları, dernekler, sendikalar, odalar, Anamur Meslek Yüksek Okulu yönetimi platformda veya çevresinde yerlerini aldılar. Atatürk anıtı ve çevresi kırmızı beyaz renk cümbüşünde adeta bir karanfil bahçesi gibiydi. Törende sadece Türk bayrağı ve tertip komitesinin belirlediği pankartlar ve Atatürk portreleri ve çeşitli dövizler, pankartlar kullanıldı.
Yürüyüşün başladığı sıralarda, Atatürk anıtında kurulan yayın aracından marşlar çalındı, şiirler okundu. Böyle bir programda elbette, “bayrak” şiiri vardı, “Çanakkale şehitlerine” şiiri vardı, şehitlerimiz için yazılmış şiirler vardı. Sık sık “Ne mutlu Türküm diyene” ve “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sloganları kulaklarımızda çınladı. Yürüyüşün başından sonuna kadar yol kenarlarında bekleyenler, ellerinde bayraklarla yürüyenleri ya alkışladılar, ya da hemen yanlarında yer aldılar.
Anamur’da yapılan bu yürüyüşün bir başka önemli ayrıntısı da eski Mersin milletvekili ve içişleri bakanlarından Rüştü Kazım Yücelen ve Mersin milletvekili Behiç Çelik’in de bulunmalarıydı. Sayın bakan ve milletvekilinin, belediye başkanlarıyla birlikte platformda birlikte yer almaları, bir şehit ailesine birlikte bir demet çiçek sunmaları ayrı bir güzellikti.
Mitingin konuşmasını Anamur Meslek Yüksek Okulu müdürü Akif Altınbıçak yaptı. Altınbıçak sık sık sloganlarla kesilen konuşmasında, ülkemizde bir terör sorunu, pkk sorunu olduğunu vurgulayarak, ortalıkta dolaşan “açılımların” bu ülkeye zarar vereceğini ifade etti. Bu arada bir pankart dikkatimi çekmişti. “Yüzme bilmiyorsan, fazla açılma boğulursun” . Görülüyor ki, Anamur halkı hükümetin dayatmaya çalıştığı açılımlara sonuna kadar karşı çıkmaya kararlı. Yürüyüş öncesinde ve miting sırasında insanlarla konuştum. Hepsi de hükümetin ortaya attığı “akan kan dursun”, “anaların gözyaşı dinsin” gibi kulağa hoş gelen düşüncelerin arkasından dayatılmak istenilen planların iyi anlaşılması gerektiğini, bu planların ülkeyi bölünmeye, halkı ayrıştırmaya, insanlar arasında kin ve düşmanlığın yayılmasına neden olacağını ifade ediyorlar.
Anamur’da benzer bir yürüyüş 24 nisan 2004 Kıbrıs Referandumu öncesinde yapılan, çok katılımlı “Kıbrıs davasına ve Denktaş’a destek” mitingi idi. O mitingde bulunanlar hatırlayacaklardır. Kıbrıs’ta yapılacak referandumda “Annan planının” kabul edilmemesi gerektiği vurgulanmış, ama AK Parti iktidarının da yönlendirmesi ile halkın yüzde 65’i “evet” demiş, ancak Rumlar “hayır” oyu kullanarak Türk halkına farkında olmadan bir iyilikte bulunmuşlardı. Bugün iyice anlaşılmıştır ki, o günlerde “evet” diyenler “yes be anam yes” diyenler, “hayır” diyenlerle aynı çizgide buluşmuş ve Anamur’un sokaklara dökülerek, iktidarın uygulamalarına karşı çıkmasının haklılığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Şunu net olarak ifade edebiliriz. Anamur ne diyorsa doğru odur.
Son zamanlarda hep azınlıkların, Ermenilerin, Rumların, Kürtçülerin, bölücülerin ne dedikleri, ne istedikleri konuşuldu. Belki de Anamur bir ilki gerçekleştirerek Türk’ün de var olduğunu hatırlattı. Şimdiye kadar kimse bu insanlara siz ne istiyorsunuz diye sormamış, bu insanlar zaten ben bu memleketin asıl sahibiyim bir şey istemem doğru olmaz demiş. Ama bu aralarda başkaları istedikçe istemiş, aldıkça azmış, azgınlaşmış ve daha fazlasını istemeye başlamış. Bir türlü doymak bilmemiş oburlaşmışlardır.
Devletin her türlü imkanını kullanacaksın, her yere gelebilecek, her şeye sahip olacaksınız, arkasından da biz “başkasıyız”, biz “eziliyoruz”, biz “yok ediliyoruz” diyeceksiniz. Sizce ortada bir yanlışlık, bir terslik yok mu? Ama hayır mesele bu değil, asıl mesele dün olduğu gibi bugün de emperyalizmin, haçlı ruhunun, siyonizmin çıkarlarının bir parçası olunup olunmamasıdır. Yoksa bu milletin evlatlarının biri biriyle alıp veremediği bir şey yoktur.
Anamur mitinginde ortaya çıkan iradeyi özetleyelim, açılımlara, ne olduğu belirsiz paketlere, bölünmeye, parçalanmaya, ayrışmaya hayır.”
|