Mevlüt Partal, Silifke, Milliyetçi Hareket Partisi Silifke İlçe Başkanı Özer Özel, ?Memurlarımız, 25 Kasım'da grev ve toplu sözleşme hakkı için bir günlük iş bırakma eyleminde, hak arama mücadelesi veren Kamu Çalışanlarının yanındayız.? dedi
2009-12-02 - 13:39
Özel, “Kamu Çalışanlarının Hak Arama Mücadelesini Destekliyoruz”
Mevlüt Partal, Silifke, Milliyetçi Hareket Partisi Silifke İlçe Başkanı Özer Özel, ”Memurlarımız, 25 Kasım'da grev ve toplu sözleşme hakkı için bir günlük iş bırakma eyleminde, hak arama mücadelesi veren Kamu Çalışanlarının yanındayız.” dedi
İlçe Başkanı Özel yaptığı yazılı açıklamada, “Son dönemlerde vücut kimyası oldukça bozulmuş olan Başbakan için bu eylemin fena halde can sıkıcı olduğu kesin. Bu nedenle 25 Kasım yaklaştıkça önce kamu kurumlarını tatil etmeyi düşünenler, gerekçe bulamadılar. Domuz gribi bahanesi de tutmadı. Bayram öncesi tatil etme düşüncesi Başbakan’ın bu güne kadarki tatil anlayışı ile de uyuşmazdı, bu yüzden teklif edilemedi. Hükümetin çekindiği anlaşılacaktı, yapılamadı.
Nihayet geldi 25 Kasım. Başbakan yine yurtdışı için havalanmadan önce havaalanında sert konuştu. Başbakan; Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu, hukuk devletinin içerisinde memurların da, işçilerin de hukuki olan haklarını rahatlıkla kullanabileceğini söyledi. Başbakan, ''Ama yasal olmayan bir hak herhalde olamaz. Yapılacak olan iş de yasal bir iş değildir. O zamanda tabii neticesine katlanırlar. Ancak bunu söylemek durumumdayım. Biz her şeyi masada konuşarak, görüşerek halletmek durumundayız. Masada konuşulan, görüşülen neyse biz de hükümet olarak bu adımları atarız'' dedi.
Sayın Başbakanı gösterdiği bu duyarlılıktan dolayı tebrik ediyoruz. Çünkü masada konuşma anlamında gerçekten demokratik bir yaklaşım. Tebrikler dedik ama galiba siz bu memlekette yaşamıyorsunuz. Demokratik açılımı PKK’lı teröristlere uyguluyorsunuz, fakat memurlara layık görmüyorsunuz. Teröriste Demokratik Açılım, Kamu Çalışanlarına Dramatik Açılım uygulanmaktadır.
Sayın Başbakan size toplu görüşmeler konusunda görevli Bakanınız ve bürokratlarınız sağlıklı bilgi vermiyorlar galiba. Çünkü süreç hiç de dediğiniz gibi işlemiyor. Toplu pazarlık süreçlerinde ortaya çıkan mutabakatlara 3 aylık süreçte hayata geçmesi gerekirken imzasına sahip çıkmayıp, gereğini yapmayan kim? Müzakere masasının sonunda oluşan hakem kurulu kararlarına uymayan kim? ILO sözleşmelerini imzalayan ülke olarak, bu sözleşmelere uymayan kim? Anayasanın 90. Maddesi değişeli 5 yıl oldu. İç hukukta gerekli düzenlemeleri 2 yılda yapma sorumluluğunda olup, yerine getirmeyen kim? Siz değil mi? 2004 yılında memur sendikalarına “Size grev ve toplu sözleşme hakkı vereceğiz” demiştiniz. Hala tık yok. Şimdilerde ise aba altından sopa gösteriyor, ne acıdır ki hukuk ile tehdit ediyorsunuz.
Konumuz hukuk olduğuna göre hukukun verdiği kararları hatırlatmak boynumuzun borcudur. Bu anlamda yapılan daha önceki eylemlerde de katılımcılar için soruşturmalar ve cazai neticeler ortaya çıkmıştı. Ancak gerek iç hukukta Danıştay 12. Dairesinin 2004/4148E ve 2004/4209K, 2005/5767E ve 2008/225K. 2004/4643E ve 2005/313K sayılı kararlan ile Danıştay 8. Dairesinin 1997/4334E ve 1998/4242K, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2000/12071E ve 2001/3157K ve uluslar arası hukukta AİHM'nin 21.04.2009 tarih ve 68959 başvuru sayılı kararları alınan cezaları kaldırdı. Davalara konu eylemlerin “sendikal hakların aranması” noktasında olduğunu hükmetti. Hatta AİHM Türkiye’yi “sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” gerekçesi ile tazminat ödemeye mahkum etti. İsminin içinde “ADALET” olan partinin Sayın Genel Başkanı, Sayın Başbakan; size hatırlatmak isterim ki: bunlar hukuki kararlardır.
Hukuk ve adalet herkese lazımdır. Hak mücadelesi ise herkesin işi olmalıdır. Hak’kın tesis edilmediği yerde adaletsizlik var olduğuna göre, bu da Adalet ve Kalkınma fikriyatına uymaz.” Dedi.
|