MÜZİK FESTİVALİ
Bu yıl 4. düzenlenen “ Mersin Müzik Festivali” Emel Sayın konseri ile sona erdi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan Mersin’i kültür ve sanatın buluştuğu bir dünya kenti yapmak istediklerini, kapanış konuşmasında belirtti.
“Yiğidi öldür hakkını yeme!” derler. Bizler birçok konuda Büyükşehir’e eleştirel yaklaşsak da, kısa zamanda bu kadar kültürel ve sanatsal zenginliği, yıl içerisine yayarak, hem de uluslararası nitelikte sunma becerisini sağlamış olmak bile, takdir edilecek bir durumdur. Mersin’in içerisinde bulunduğu “üretimsizlik ikliminde” bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Festivalin mali boyutu en çok tartışılan konulardan biri ve bizler hala, kültüre, sanata, spora ayrılan paraların gereksiz olduğunu iddia ederiz. Bahane hemen hazır “ya milletin yiyecek ekmeği yok”. Belki de ekmeği kazanmanın yolu, kendimizi bu gibi etkinliklerden yararlandırmaktan geçecektir. Kısaca ekonomik gelişme, kültürel gelişmeden geçer veya en azından ikisi birbirini besler, büyütür. Diğer bir eleştiri ise bir partinin propagandasının yapıldığı şeklindedir. Buna katılmak pek mümkün değil. Bu Türkiye gerçekliğine yabancı düşmektedir. Büyükşehir’e halkın oyları ile bir başkan seçilmiştir. Başkanın seçildiği partinin, etkinliklere damgasını vurması, işin doğallığı ve Türkiyeliliği içerisinde yapılmaktadır. Ne yani! Bir başka partiye mensup belediye kendi siyasi oluşumunun renklerini, bu tür etkinliklere katmayacak mıdır? Hastalıklarımızdan bir türlü kurtulamıyoruz. Şartlanmışlık, partizanlık, amigoluk, paçadan çekme, kıskançlık, samimiyetsizlik, üretimsizlik, vasatlık, kolaycılık, kopyacılık, çamur atmak gibi daha neler neler… Evet, iyi şeyleri onaylayacağız, alkışlayacağız; kötü olanı iyi niyetle eleştireceğiz. Eleştiri yaparken, sadece eleştiri yapmayacak; seçenekler sunacağız.
Halkımızın kültürel etkinliklere ilgisinin olmadığı veya bunu talep etmediği de doğru değildir. Her şeyden önemlisi Üniversite şehriyiz. Mersin’de okullaşma oranı, ÖSS başarısı yüksektir. Gençleri unutmayalım, hayatın sadece TV ve bilgisayardan ibaret olmadığını, bazı şeylerin canlı, capcanlı, hayat dolu oluşunu nasıl idrak edecekler, nasıl kendilerine başka pencereler açacaklar?
Bu festivalin arkasından gelecek olan diğer etkinlikler, bizleri umutlandırıyor. O zaman biz de şehrin karar vericilerini, destekleyelim, cesaretlendirelim. Evet, daha çok kültür, daha çok spor, daha çok uluslararası etkileşim, daha çok yenilikler, düşünceler ve ardından gelecek olan, daha çok iş, daha çok aş… Tebrikler! Yolunuz ve farlarınız açık olsun! |