İRAN’ IN ÖNEMİ
Afrika’dan, Ortadoğu’ya, Kafkas’lardan, Balkan’lara nerede bir çatışma varsa bu herkesten önce Türkiye’nin sorunu çünkü bu coğrafyada meydana gelen her türlü kriz herkesten çok Türkiye’yi etkiliyor. İran ile nükleer krizin nasıl çözüleceği, merak ve endişe konusu olmaya devam ediyor.
İran’ın duruşu son dönemlerde iyiden iyiye önem kazanmaya başladı. Bizim geleceğimizi de bir ölçüde belirleyen konuma yükseldi. İran ABD’nin Ortadoğu egemenliğinin önündeki son engeldir. Burada ipler bizim elimizde olmadığı için, batılı emperyalist güçlerin hamlelerini izliyor ve belki de sadece dua etmekle kalıyoruz.
Birçok konuda olduğu gibi İran konusunda da Avrupa ile ABD çıkar çekişmesi içindedir. İran ile uzlaşmak ya da bu ülkeye saldırmak, olaylar şimdilik bıçak sırtı bir dengede seyrediyor.
Irak ve Afganistan’ı iki yaka sayarsak, BOP un iki yakası bir türlü bir araya gelmiyor. Ortadoğu’dan Orta Asya’ya uzanan bir koridor yaratma uğraşı, İran engeline takılmaktadır. Ortada dev bir blok olarak önemli petrol ve gaz rezervlerinin sahibi İran duruyor. Burada bütün söylemler: İnsan hakları, demokrasi, v.s palavradır, kandırmacadır. Önemli olan İsrail’in bölgede istediği gibi at oynata bilmesi ve tek bölgesel nükleer güç olarak kalması, ABD’nin ve İsrail’in bölgenin zenginliklerini paylaşma isteğidir. Avrupa ülkelerinin Fransa, Almanya gibi bu türden emellerinin bölge üzerinde olması, Rusya’nın İran tarafına yakın durması, Irak’ta istikrarın sağlanamaması, Suriye ve Türkiye’nin rahatsızlıkları, ABD’nin kendi içerisinde gelişen aykırı görüşler ve en önemlisi de dünya kamuoyunun giderek anti Amerikan söylemler geliştirmesi, olası bir saldırıyı geciktirmektedir
Türkiye’de toplumun büyük bir bölümü, eğer İran düşerse sıranın, önce Suriye’ye daha sonra da bize geleceğini düşünmektedir. Ve bu konudaki endişeler pek yersiz sayılmaz. İran rejiminin Türk halkı tarafından benimsenmemesi ve tarihi gerçekler ışığında İran aleyhtarlığı olması bile ‘İran’ın düşmesi’ durumunu, istenmez kılmaktadır. Zaten şimdiki dış politikamız: İran’a karşı bir operasyona veya dışlayıcı yaptırıma karşıdır.
O halde mevcut durumun en azından korunması gerekir. Çok değil on yıl öncesinde hayal bile edemediğimiz; öyle şey olur mu? Dediğimiz durumlar gerçekleşti. ABD yırtıcılar kadar tehlikeli ve hedef kendini savunmadığı sürece, gönlünce saldırmakta.
Türkiye’nin dostluk, müttefiklik, stratejik ortaklık v.s gibi kavramlara fazla itibar etmemesi ve kendi çıkarları doğrultusunda, komşuları ve akraba halklarla iyi ilişkiler içerisinde olması gerekir.
Daha fazla acılar ve felaketler yaşamamak için, dayan İRAN dayan!
|