GANDİ’DEN BİR OBAMA YARATMAK
Yakın tarihimizde, medyayı bu kadar süre ve yoğunlukta meşgul eden başka bir konu var mıydı? Bilmiyorum. Deniz Baykal’ın kasetinin ortaya çıkması ve CHP olağan kurultayına kadar geçen süreyi kastediyorum. Aman Allah’ım! Komplo teorileri, analizler, yorumlar havada uçuştu. Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan seçilmesinin ardından bile devam eden bir gündem yoğunluğu, bu.
Türkiye yazı yazanlara, konu sıkıntısı çektirmeyen bir ülke. Gündemin bu kadar sık değiştiği başka bir yer var mıdır acaba? Gündemin sık değişmesi, aslında Türkiye’nin önemli ve dinamik bir ülke olduğunu gösterir. Kurultaya beş kala böyle görüntülerin çıkması, “kusursuz bir planın” devreye sokulduğuna işarettir. Burada kasetin kim veya kimler tarafından ortaya atıldığından çok, bu çıkışın amacına ulaşıp ulaşmadığı önemli. Baykal istifa ettiğine göre, tekrar aday olamadığına göre ve ekibinin parti yönetiminden büyük oranda tasfiye edildiğine göre, plan amacına ulaşmış gözüküyor.
Öyle oldu, böyle oldu bir sürü komplo teorisi üretildi. Buna göre; toplum mühendisleri veya devletin gerçek sahipleri veya parti içi muhalefet veya dış güçler, kısaca bunu planlayanlar, işlerini sağlam yapmışlar. Yani tam isabet, pes doğrusu!
Herkes işin bir tarafından tutuyor. Gerçek mağdurlar göz ardı ediliyor; ki bu olayda kimse bir kadının düştüğü durumu görmüyor ve onun kocasının ve onun oğlunun. Öyle ya! Söz konusu “büyük menfaatler” olursa, Ahmet’in Mehmet’in ne önemi var? Aynı şey Şehitler içinde geçerli değil mi? Birkaç mağdur, birkaç şehit, birkaç madenci hiç önemli değil. Önemli olan “kusursuz planın” işlemesi ve birilerinin statülerini koruması, ceplerini doldurmasıdır.
Değerli Okuyucular! Gündem baş döndürücü hızla ilerliyor. Bizler pahalı bir coğrafya üzerinde oturmanın bedelini ödüyoruz.
Bir yabancı diplomatın: “Türkiye Türkler’e bırakılmayacak kadar değerlidir.” Deyişini anımsayın. İşte bu noktada; AKP hükümeti, kendi başından büyük işler yapıyor. Bölgesinde “ağabeyliğe” soyunuyor. Fincancı katırlarını ürkütüyor. Ardından hemen planlar devreye giriyor ve hükümete alternatif senaryolar hazırlanıyor.
Ancak bu “kırk parçaya” bölünmüş, liderine küsmüş bir yapı ile olmuyor. Toplumsal muhalefetin liderliğini yapabilecek; sempatik, dürüst, geçmişi temiz, yoksulların, ezilmişlerin kısacası merkez dışında kalan, çevredekilerin, ki buna Aleviler, Kürtler, Solcular dahil, sesi olabilecek onların bayraktarlığını yapabilecek bir isim gündeme geliyor. Bu kişi medya aracılığı ile parlatılıyor ve Gandi ambalajında bizlere servis ediliyor.
Bu sunuluş biçimi sizlere Obama’nın gelişini hatırlatmıyor mu? Buna göre; ortada tesadüf ötesi bir benzerlik var. Şimdi “Türkiye’nin zencileri” iktidara gelecek. Belki bu şekilde toplumun gazı alınacak. Bir de böyle denenecek ve “kusursuz plan” işlemeye devam edecek. Yani Gandi, Obama, Erdoğan rollerine bakacak. Ama plan işlemeye devam edecek. Şu an yapılan; yıpranan, iktidar yorgunu AKP yerine, Gandi Kemal’i hazırlamaktadır. GANDİ’DEN BİR OBAMA ÇIKARTMAK isteniyor, hepsi bu. Peki değişen ne olacak? Amerika’da Obama’nın gelişi ile ne, ne kadar değişmiş ise, bizde de öyle olacak ve birileri yırtındığı ile kalacak. İktidar için sadece Gandi yeterli gelmeyebilir. Çare hazır: Hemen MHP’yi devreye sokarız. Çünkü bu ülkede sol oylar %30’ları geçmemiş. Alın size CHP-MHP koalisyonu! Daha şimdiden bu dillendirilmeye başlandı. Siz bakmayın “olmaz, diyenlere. Bu coğrafyada her şey olur. Toplum bir şekilde buna hazırlanır. Gündem buna uygun dizayn edilir.
Bakarsınız başka görüntüler, ses kayıtları devreye girer ve işler hallolur. Merak etmeyin! |