BİLGİ KİRLİLİĞİ
Bilgi: Belli bir alanda veya toplamda bilinen, gerçekler veya malumat olarak tarif edilir. Kendi içerisinde gündelik bilgi, teknik, dini, coğrafi, bilimsel ve felsefi bilgi şeklinde yedi kola ayrılır. Günümüzde artık bilgiye ulaşmak çok kolay hale gelmiştir.Yani bilgiye ulaşmak,sorun olmaktan çıkmış,fakat doğru ve kirli bilgi arasında ayrım yapmak zorlaşmıştır.Bilgi kirliliği çağımızın bir hastalığıdır ve onun yıkıcı etkileri giderek önem kazanmaktadır. Bilginin kendisi kadar kaynağı da önemlidir.Ayrıca bilgi kaynağının ne kadar güvenli olduğunu da sorgulamamız gerekir.
Geldiğimiz noktada, iletişim araçlarının çeşitliliği ve yaygınlığı, bizlere birçok kolaylık ve avantaj getirse de, bu durum kötü niyetli ve maksatlı odakların da pekala işine gelmektedir. Medya aracılığıyla yapılan usandırıcı tekrarlar, bilgi olmaktan çıkıp insanı duyarsızlaştırıp, adeta cahilleştirmektedir. Toplumun temel ahlaki kurallarına, kutsallarına, genel kabul görmüş kişi ve kurumlarına yönelik, pek çok kafa bulandırıcı, aşağılayıcı ve sarsıcı iddialara, bilgilere tanıklık etmekteyiz. İletişim araçları ve bilgi giderek hayatımızın vazgeçilmezleri arasında üst sıraları almaktalar. Eskiden topla-tüfekle yapılan savaşlar, kazanımlar artık yerini bu gibi imkanlara sahip olanlara bırakmaktadır, şimdiki savaşları ve ileride yapılacak olanları da, kazanmanın yolu; bilgi teknolojilerini kullanabilmekten geçecektir. Bilgiyi, dolayısıyla teknolojiyi elinde bulunduramayan toplumlar, ne yazık ki kaybeden tarafta olmak durumundalar.
Günümüz dünyası yeniden şekillenmekte ve pazarlar yeniden taksim edilmekte. Bilgi ve teknoloji yani üretimi sağlayan temel güç tekelleşmekte ve bunu elinde bulunduranlara olağanüstü kolaylıklar sağlamakta. Yine bunlar amaçlarına en az maliyetle, hızla ulaşma imkanına sahipler. Bu yeniden şekillenme ve paylaşım savaşında amaç gayet açık ve nettir. Hedef: Ülkeler ve toplum katmanlarını asılsız, dayanıksız bilgilerle kirletmek, kafaları karıştırmak onların bu şekilde yanılmalarını, çözülmelerini ve teslim olmalarını sağlamaktır.
O halde elde ettiğimiz bilgiyi “akıl süzgecinden “ geçirip, onun neye hizmet ettiğini ve bize ne gibi yararlar sağlayıp sağlamayacağını iyi değerlendirmemiz gerekir. Birçoklarının yaptığı gibi, hiç düşünmeden bu bilgileri yaymak, dillendirmek toplum menfaati açısından zararlı olmaktadır. Yoksa bilmeyerek, istemeden bu niyetlere; hem yardımcı hem de onların emellerinin bir parçası oluruz.
Bilgiye evet, ama temiz ve yararlı olanına… |