NİHAYET BİTTİ
Türkiye gündemi çok yoğun. Gündem yoğunluğu olayların takibini zorlaştırıyor. Bu yoğunluk aynı zamanda fazla değişken. Referandum bitti. Aylar süren kampanya; sıcaklar, oruç, durgunluk ve pahalılığın gölgesinde geçti. Referandum bitti ama gündem yoğunluğu bitmedi, sorunlar bitmedi. Gözler şu an genel seçimlere çevrildi. Bu arada, bu yoğunluk içerisinde basketbol dünya 2.liği güme gitti. Referandum sonuçlarının analizleri yapılırken, basketçilerimiz ABD ile finali oynadı.
9. maçta, 8 maçlık galibiyet serisi sürdürülemedi ve biz 2. olduk. Şampiyonada çok başarılı idik. Bize bu gururu yaşatan herkese teşekkür ediyorum. Peki, hiç düşündünüz mü? Basketbol milli takımımızın başarılarının evet oylarına yaptığı katkı acaba ne oranda idi? Bence çok ilgisiz gözükse bile, bu başarı evet oylarına yansımıştır. Yüzde 58’e yüzde 42… Bu sonuç aşağı yukarı bekleniyordu. Ve bütün yorumlar analizler, anketler “evet” çıkacağı yönünde idi ve fazla şüpheye yer yoktu. Tartışmalar genellikle “evet”in oranı ile ilgiliydi. Benim gibi “hayır”cıların tek korkusu yüzde 60 üzeri hatta 70 leri bulan bir “evet”ti iyi ki gerçekleşmedi. Dengeli bir evet, hatta baş başa bir evet daha iyi olurdu. Birilerinin ayakları yere basardı. Ve “olmayacak işlere” soyunmaya yeltenmezlerdi. Başbakan yüreklere su serpmeye çalıştı ve “1. balkon konuşması” benzeri bir konuşma yaptı. Kimseyi göz ardı etmemeye çalıştı. Alışık olmadığımız tarzda; siyasilerden, devlet büyüklerinden, bürokratlardan pek buymadığımız sözler çıktı ağızdan. Ve teşekkür etti. Hayret! Ve özür diledi. Düşünün T.C. Başbakanı özür diliyor… Olamaz! Acaba yanlış mı duyduk?
Kılıçdaroğlu referandum günü iyi görüntü vermedi. Bir defa oy kullanamadı ve bunun mazereti olamaz. Hemen karşı kampanya devreye girdi: “Oy kullanmayan birisi nasıl Türkiye’yi yönetecek…” denmeye başladı. Ayrıca gece yarılarına kadar, ekran karşısında bekledik ama Beyefendi ortalıklarda yoktu. Acaba böyle bir şey seçmene saygısızlık olmuyor mu? Belki referandum sonucu; Kılıçdaroğlu’nun Ghandi’liğe terfi etmesini önleyecek. Belki CHP içinde o bitmeyen liderlik tartışmaları yeniden başlayacak. Çünkü seçimlere az kaldı ve AKP bu sonuca göre erken seçim kararı alabilecek, “referandum rüzgarını” devam ettirmek isteyecek...
Daha önceleri de yazdım; önünüzde ki bir yıl hayati önem taşıyor. Önemli kararlar almak üzere olan bir Türkiye, hızla değişiyor, dönüşüyor. Ve umarım bütün bunlar üniter yapı içerisinde olur. Türkiye tek parça kalarak sorunlarını çözer. Buna inanmak istiyorum. Türkiye’ye, Türk Milletine güveniyorum.
Gelelim Mersin’e: Mersin; “evet”in gölgesinde yaşayacak. Mersin, bu muhalif duruşunun bedelini ödüyor ve ödemeye devam edecek. Yüzde 63 hayır. Kendisinden bekleneni yine verdi, Mersin. Bu sonuç bize tabiî ki yatırım olarak dönmeyecek. Mersin kendisi ile gurur duyabilir. İzmir ile birlikte ayakta kalan son “iki kaleden” biri. Ama Mersin fazla hizmet beklemesin! Derbederliği ile yaşamaya alışsın. Ankara’yı hesaba fazla katmadan yoluna, devam edebildiği sürece etsin. Ve umutlar başka bahara ertelensin! |