ADAYLAR BELLİ OLDU
Yine bildik siyasi senaryolar, hayal kırıklıkları, kavgalar, sevinçler; küskünlükler yazıldı, çizildi, söylendi, yaşandı ve partiler adaylarını belirlediler. Bu arada bakanı olmayan Mersin yeni bir bakana kavuştu. AKP çok radikal değişiklikler yapıp eski vekillerinin hiç birine bu kez listede yer vermedi. Dış ticaretten sorumlu devlet bakanını birinci sıraya koyarak, Ankara’dan Mersin’e aldı. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın kentimizden aday gösterilmesi, başta iş dünyası olmak üzere, olumlu karşılandı. Zaten sayın Bakan da Mersin’e verdiği önemi vurgulamak için kentimize 17 Nisan’da bir ziyaret gerçekleştirdi. Yine 17 Nisan Pazar günü Mersin’de nükleer santrale karşı büyük bir eylem düzenlendi. Nükleer enerji karşıtlığı Mersin’de seçimleri etkileyebilecek öneme sahip bulunuyor. CHP ve MHP ise eski adaylarını büyük oranda koruyarak, genel merkez ağırlıklı bir liste ile karşımıza çıkıyor.
Seçim başarısının anahtarı; aday belirleme sürecinde kırılanı, döküleni, hangi oranda ve çabuklukta tamir edenin olacaktır. Partilerin şu an acilen, örgütsel bütünlüğü yakalayıp, gösterdikleri adaylar etrafında kenetlemeyi sağlamaları gerekiyor.
Gerek genel seçimlerde, gerekse yerel seçimlerde hep bir genel merkez taban çekişmesi yaşanmakta ve çoğunlukla genel merkezin tercih ettiği adaylar öne çıkmaktadır. Bu durumda tabanda küskünler yaratılmakta ve seçmen gerektiği kadar seçimlere asılmamaktadır. Gerçek demokrasinin yerleşmesi için genel merkez hegemonyasının mutlaka kırılması lazım.
Mersin kentinin nüfus yapısındaki çeşitlilik, aynı zamanda seçim sonuçlarını etkileyebilecek potansiyeli ve sürprizleri içerisinde barındırıyor. Kentimiz ve hatta tüm Türkiye için söylenebilecek bir gerçek var. Seçim sonuçlarına sınıfsal farklılıklardan ziyade hemşehricilik, bölgecilik, mezhepçilik gibi unsurlar etki etmektedir.
Mersin’de siyasi hesaplar daha önceleri de olduğu gibi, şu üç kompartımana göre yapılıyor: Anadolu ve Arap Alevileri, Kürtler, merkez köylerinden gelenlerle, ilçelerden gelenler…
Sonuçta ne oluyor? Güçler ve enerjiler bölünüyor, kaybeden Mersin oluyor. Dikkat edin! Genelde tüm konuşmalar, seçim totoları bu üç ana eksen etrafında geçmektedir. Kim, nereli; kimin adamı gibi şeyler öne çıkmaktadır. Oysa kentimizin daha önemli sorunları var. Sayın Adaylar! Mersin bulunduğu yeri hak etmiyor. 2013 Akdeniz Oyunları ve diğer tüm projeler yapılmayı bekliyor. Sizlerden vizyon sahibi olmanızı bekliyoruz.
Mersin bir dünya kenti olmalı ve köy görüntüsünden çıkmalı. Genç ve dinamik nüfus yapısı dikkate alınmalı, işsizliğe, güvenlik konularına çareler üretilmeli.
Mersin’in ticaret, tarım, turizm, lojistik, eğitim ve kültür konuları öne çıkartılarak, ismi krizlerle sürtüşmelerle değil; yaşanılabilen, tercih edilen, markalaşan; dünya ile bütünleşen bir kent haline getirilmelidir. |