YAŞAM ŞİFRESİ
Seçim takvimi işlemeye, liderler meydanlara inmeye başladı. Bu arada bol vaat, hakaret havada uçuşuyor. Gerginlik, şiddet giderek artıyor. ÖSYM beceriksiz, belki de yanlı yöneticilerin elinde, milyonlarca gencin zihinlerini bulandırmaya, hata üzerine hata yapmaya devam ediyor. BDP’liler yeni Anayasa’yı sokakta yapmak peşindeler. YSK’nın imza attığı skandal ilerde daha vahim sonuçlar doğuracak gibi görünüyor. Bu saatten sonra “Kürt hareketini” sokaktan almak, hukuk zeminine çekmek daha da zorlaşacaktır.
Komşumuz Suriye’den hiç iç açıcı haber gelmiyor. İlişkilerin normalleşmesi ve vize muafiyetlerinin ardından ekonomik alanda göreceli iyileşmeler başlamıştı. Özellikle Mersin’i doğu illerini rahatlatan turizm hareketi bıçak gibi kesilmiş durumda.
Torba Yasa’yla gelen “vergi barışı” yararlanmak isteyen mükellefler için 2 Mayıs’ta sona eriyor. Vergi barışı ile piyasadan epey para çekilecek. Bu durum esnafı fena vuracak. Şimdiden bir durgunluk hissedilmeye başladığını görmekteyiz.
Kısaca Nisan ayında terslikler birbirini kovaladı. Astrologlar bütün bu sıkıntıları Merkür’deki gerilmeye bağlıyorlar. Ardından bu yıl içerisinde, Merkür’de iki gerilmenin daha yaşanacağını ve iletişimde, ilişkilerde, ulaşımda sorunlar yaşanabileceğini, bundan dolayı dikkatli kararlar almamızı öneriyorlar.
Günümüzde insanlar; günlük kısır siyasi çekişmelerden, terörden, ekonomik sıkıntılardan kurtulmak istiyorlar. Astrolojiye, maneviyata, fizik ötesi olaylara, kişisel gelişim önerilerine, kıyamet teorilerine fazla itibar etmeye “ yaşamın şifresini” kendilerince çözmeye çalışıyorlar.
Böylece kuantum fiziğine (parçacık fiziği) ilgi artıyor. Kuantumla ilgili yazılar, tartışmalar, filmler birbiri ardına medyayı işgal etmeye başladı. Kuantum fiziği: Bundan ne anlayabilir ne çıkartabilir sorusuna bir gazete yazısında nasıl yanıt verebilir ki? Bir taraftan gündelik hayatın bütün sıkıntıları, anlamsızlığı ve sığlığı, diğer taraftan yeni bilgiler, bulgular ışığında kuantum ve sonsuz olasılıklar deryası, zamandan ve mekandan bağışıklık, paralel evrenler v.s.
Bugüne kadar bize maddenin varlığı ve çekirdeği olduğu öğretildi ( Newtoncu fizik anlayışı). Oysa parçacık fiziğine göre: Maddenin çekirdeği yok, aslında madde de yok! Teorik olarak maddenin içine en derinine indiğimizde, orada; bakanın baktığına göre şekillenen kararsız bir enerji salınımı görülür. “ Parça bütüne aittir ve bütünün bilgisini taşır. Tüm gözlenebilen evren ( Kainat) insanın içinde, insan da o kainatın içindedir.” Kuantum bilimi: Bütün kadim dinlerde anlatılmak istenen şeyleri, kısaca bize anlatıla gelen, katı fizik kuralları ile gerçekleşmesi mümkün olmayan şeyleri; felsefi düşünceyi, tasavvuf anlayışını, bilimin ışığı altında, örtüştürüp mümkün kılmaktadır.
Kuantum fiziği enteresan. Olasılıklar üzerine kurulu. “ Olasılıksız görünen bir olayın gerçekleşmesi, olasılıklı bir olayın gerçekleşmemesine denktir.”
Nereden nereye… Gündemden ve maddeci hayat algısının dayattıklarından sıkılanlara, yeni vizyona giren “ Yaşam Şifresi” adlı filmi öneriyorum. Bir kuantum fiziksever olarak ben bu filmi beğendim. |