KASET SİYASETİ
Haklı çıkmak istemezdim. Tam bir yıl öncesinde yazmıştım. Hem ‘Gandi’den bir Obama çıkartmak’ hem de ‘Ameliyat Masası’ yazılarımda bunlara değinmiştim. Üzülerek ve hatta endişelenerek söylüyorum, öngörüm gerçekleşti. Bugünleri de gördük Allah daha beterinden saklasın. Artık kimse dokunulmaz, ulaşılmaz değil. Kimsenin makamı, mevkii, kariyeri, hayatı garanti değil. Demek ki; ‘Korku İmparatorluğu’ böyle bir şey olmalı.
Cumhuriyet tarihinde, hiç olmadığı kadar gergin ve hassas günler yaşıyoruz. Seçimler sonrası; Cumhuriyetin niteliklerini, temel anlayışlarının değiştirilmesi konuşuluyor. Meydanlar da, TV karşısında duymak istemediğimiz şeyleri duyuyoruz. Adeta RTÜK’lük durumlar söz konusu. Zaplamak, biplemek gerekiyor çoğu zaman. Seçim; skandallarla, çirkinliklerle, şantajlarla belirlenmek isteniyor.
Türkiye’nin de içinde olduğu Ortadoğu coğrafyası, büyük tehdit ve siber saldırı altında. Sanki üzerinde yaşadığımız topraklarla ilgili hesaplar, planlar yapılıyor. Fitne hortladı. Manipülasyon, spekülasyon arttı. Gerçeklik ile sanallık iç içe geçti. Komplo teorilerinin ardı arkası kesilmiyor. Kurt puslu havayı sever misali, ortalık toz duman. Kargaşa ve belirsizlik özellikle isteniyor gibi. Ve birileri bu durumdan fayda sağlamak peşinde. ‘Toplum Mühendisliği’ denen şey uygulamada. Yurttaşların milli iradesine ipotek koymak isteniyor.
Fakat unutmamalı ki; toplum mühendisliğine oynayarak siyaset yapmak, her zaman olumlu sonuçlar vermeyebilir. Milleti aptal yerine koymak doğru değildir. Türk Milleti aptal değildir. Ayrıca bu olanı biteni sadece siyasi açıdan görmek, değerlendirmek yeterli olmaz. Bütün bunlara birde ahlaki açıdan bakmak gerekir ki; esas olayların vahameti zaten oradadır.
Değerli okuyucular bilmem size de öyle geliyor mu? Sanki birileri ‘altımızdaki halıyı’ çekmeye kalkıyor. Bir millet düşürülmek ve tüm kutsal değerlerinden vazgeçirilmek isteniyor. İki çocuk babası olarak ben kaygılıyım. Bu işler bu kadar ucuz, kolay ve toplum önünde yapılamamalı ayrıca bugün onların başına gelenlerin, yarın sizlerin başına daha kötü bir biçimde gelmeyeceğini bilebilir miyiz? Bir kere ‘Pandora’nın Kutusu’ açılmaya görsün. Kim bilir daha neler olur, neler… Bugün kaset siyasetinden yarar sağlamaya kalkışanlar, yarın daha kötüsü ile kendileri karşılaşabilirler. Ama toplum aldığı yara ile kalır. Tamir edilemez komplikasyonlar gelişir.
Seçimlere iki hafta kaldı. İnanın şimdiden yurttaşlarda tiksinti, bıkkınlık hasıl oldu. Belki Cumhuriyet tarihinin en renksiz en seviyesiz kampanyasını yaşıyor.
Filmcilere diyeceğim bir şey yok! Onlar işlerini profesyonelce yapıyorlar. Ve patronlarını memnun ediyorlar. Ancak dikkat! Kaset siyaseti ters tepebilir. Sakın emekleriniz boşa gitmesin. (!...)
Son bir sözde sayın adaylarımıza; bir yerlere gelmek isteyen, saygın makamlara talip olanlar, bundan böyle ‘özel yaşantınıza’ özen gösterin hem kendinizi hem de seçmeninizi zor durumda bırakmayın! |