MARKALAŞAN MERSİN
Şubat 2011, Mersin için bir milattır. Bu tarih 2013 Akdeniz Oyunları’nın tarihidir. Oyunlar; Mersin’in dünya vitrinine çıkmasını sağlayacak, tasarlanan ve yarım kalmış projelerin bitirilmesini tetikleyecektir.
‘Her iyilikte bir kötülük, her kötülükte bir iyilik’ örneğinde olduğu gibi. Ortadoğu kaosu hem Türkiye’yi hem de Mersin’i olumlu etkileyecek işaretler veriyor. Mersin; bulunduğu coğrafi konum nedeniyle ‘zengin mahallesinde’ fakir kalabilme lüksüne sahip değildir. Bölgemizdeki olayların gidişatı hatta Japonya’daki deprem bize farklı fırsatlar getirebilir.
Ayrıca, Haziran genel seçimlerini bile bir fırsat olarak görebiliriz. İktidar partisi ilimizde üçüncü sırada iktidar partisinin birinci sıraya yerleşme ve daha çok oy alabilmesi yolunun, yarım kalan projeleri hayata geçirebilmesi oranında artabileceğinden kimsenin şüphesi olmasın!
Asya ekonomilerinin etkisiyle Akdeniz ticareti gelişiyor. Bu bağlamda Mersin Limanı’nın büyümesi, Türkiye ortalamasının üç katı. Sürdürülebilir büyüme için Mersin ve Çukurova Bölgesi’nin önemi dikkat çekiyor. Firmalar, Ortadoğu, Kuzey Afrika pazarı için Mersin’i zıplama taşı olarak görüyor.
Son otuz yılı hovardaca, vizyonsuz ve beceriksiz yöneticileri tarafından heba edilen Mersin, artık es geçilemez, göz ardı edilemez konuma yükseldi.
Dünyada ve bölgemizdeki gelişmeler ne yapıp edip Mersin’e yarıyor. Yunanistan’da çıkan kriz ve ardından Libya’da yaşanan iç savaş, 2013 Oyunları’nı getirmiştir. Eğer öyle olmasaydı daha çok beklememiz gerekecekti.
Bürokrasi ve kurumlar arası ilişkilerin henüz istenilen düzeyde olmadığı kentimizde projeleri realize etmek hiç kolay olmuyor. Hele hele söz konusu sadece bir kenti değil, bölgeyi ve ülkeyi ilgilendirecek çapta projeler oldu mu, bu engeller çoğalıyor; mesafe uzuyor. Kim ne derse desin son yıllarda Mersin’in yükselen grafiği olmasa Oyunlar alınabilir miydi? Akdeniz’e kıyısı olan 22 ülkenin Ticaret ve Sanayi Odaları’nın oluşturduğu bir komite (ASCAME) başkanlığı Mersin’e vermiş ve Eylül ayında Mersin’de bir yatırımcı zirvesi yapılması kararlaştırılmıştır.
Japonya depreminden Mersin önemli sonuçlar çıkartmak zorundadır. Marmara’nın deprem bölgesi olduğu düşünüldüğünde bir araya yığılan sanayinin gelecek adına ne kadar riskli olduğu ortadadır. Mersin ve Doğu Akdeniz Bölgesi; kapasitesi doymuş Marmara’nın en akılcı alternatifidir.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün geçenlerde Mersin’e gelerek, bir sanayi tesisinin açılışını, bir diğerinin de temelini attı. İşte bu noktada MTOSB (Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi) talep görmekte, genişleme alanı içinse yer bulmakta zorlanmaktadır. Motorlu kara taşıtlarının serbest dolaşıma giriş işlemleri için seçilen beş yer arasında Mersin’de bulunuyor. Uygulama ile otomotiv sanayinin Ortadoğu pazarına giriş noktasının Mersin olması planlanıyor.
Peş peşe fuarlar düzenleniyor. Yabancı yatırımcılar ağırlanıyor. Projeler tamamlanıyor ve Mersin’in marka değeri sürekli yükseliyor.
Mersin; gerçekten kabuğunu kırıyor. Ancak, yılların gecikmişliğini hızlı telafi etme sürecinde; hiçbir doğum sancısız olmuyor. Mersin’in artık bir bütün olarak sorunlarını aşacak olgunluğa ulaştığına inanmak istiyoruz… |