ŞÖVALYE RUHLU – İNSAN – DOĞA – KENT AŞIĞI
BİR İZZETTİN ÇELİK PORTRESİ
Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Ama bir şekilde, bir yerlerden başlamak, bu renkli kişiliği size anlatmam gerekir. 1942, Diyarbakır doğumlu emekli rehber öğretmen; İzzettin Çelik’i anlamak ve anlatabilmek için onunla tanışmak, bir takım etkinliklerde yer almak daha doğru olur sanırım.
Sürekli devinim halinde nasıl olunur? Yenilikler, iyilikler peşinde nasıl koşulur? Çevreye; insanlara, yaşadığı kente nasıl duyarlı olunur? Onu bir cümle ile bir paragraf ile anlatmak nasıl mümkün olur?
Geçenlerde yeni bir projeyle yanımıza yine uğradı. Her zamanki gibi heyecanlı, diri ve umutvardı. İzzettin Bey’in özelliklerinden biri, yaptığı işlerin, projelerin, davetlerin duyurulmasına önem vermesidir. Hemen her zaman bunların, dernek panosundan ilan edilmesini arz eder.
Bu seferki projesi gerçekten çok farklı, çok etkileyiciydi. Benim bir yazar, arkadaş ve dost olarak, bu projeye omuz vermem, bunu duyurmam, sizlerle paylaşmam gerekirdi. Üniversiteli bir kız babası olarak bunu görev bilmeliydim. Sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde, İzzettin Bey; kurucusu olduğu Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği ile Üniversitenin de onayını alarak; ME.Ü. Eğitim Fakültesine kaydolacak öğrencilerin, yurt sorununu çözülünceye kadar, “Misafir Öğrenci” kabul etmek isteyen aileleri organize etmek istiyor. Bu amaçla kendisi sürekli hareket halinde, kentimize gelecek öğrencilere geçici kalacak yer hazırlamak peşinde.
Öyle ya, sadece söylemek, yazmak yetmez! O bir eylem adamı, kendisini hep “cephede” gören, ayağında çizmesi elinde küreğiyle fidan diken çevreci biri. Yine kendi deyimiyle; “yapıyorsam söylediklerim doğrudur” düsturu ile davranan söylediklerini “sahada” tatbik eden, bu uğurda gerekirse “sevimsiz pozisyonlara” düşebilen, etrafındakileri dürten, rahatsız eden bir eylem adamıdır İzzettin Çelik.
Çelik; ilerleyen yaşına rağmen, hem özel hayatında; kendi botanik bahçesinden hem de Toroslar semtinden başlayarak bütün kentte uygulamalı örnek şekilde davranan, etkin yurttaş kimliğine büyük önem veren ve bu amaçla 4207, 5257 sayılı yasaların çıkmasına katkı veren bir şahsiyettir. ( Tütün ve mamullerinin kullanımını sınırlayan yasa)
Tüm çalışmalarını, yazılarını bir tarafı kullanılmış atık kağıtlara yapar, arkadaşlarını bu hususta teşvik eder. ( 1968 den beri yapageldiği üzre ) Türkçemizin doğru yazılması ve konuşulması için azami dikkat gösterir.
Kendisiyle tanışmamız sekiz yıl öncesine, Temiz Toplum Hareketi Derneği dönemine rastlar. O günden bu güne onlarca etkinlik, davet ve açılışlarda ve hemen her gün kurucusu olduğumuz Mersin Yazarlar Derneği’nde çalışmalarımız, fikir alış-verişlerimiz, hatta ara ara “didişmelerimiz” devam etmektedir.
Kendisine sorarsanız; duyarlı, çevreci, dost canlısı, sürekli arayan, araştıran ve hareket halinde etkin bir yurttaş olmak peşindedir. Hiçbir şeyi yeterli bulmaz, hep daha iyisini, daha çoğunu yapmak ister. Siyasetüstü davranır. Bütün siyasi görüşlere eşit mesafededir. Eğitimli, bilinçli, Cumhuriyet yurttaşlığı kavramını önemser. Mersin sivil toplum hayatının, kültür yaşamının renkli simasıdır. Yazmayı, kitap okumayı, bahçede çalışmayı, tavla oynamayı, dengeli beslenmeyi sever…
Emekli öğretmen olmasının yanı sıra, şu an; Akdeniz Belediyesi Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi ve Çevre Sağlık Eğitim Komisyonu Başkanı. İzzettin Bey’in yaşamına ve yaptıklarına uygun uzunlukta bir ünvan bu.
Farkı fark etmek isteyenler için: Biri kültür ve turizm ağırlıklı, diğeri sokak çocukları üzerine iki kitap ve eğitim kültür, çevre sorunları ağırlıklı yüzlerce yayınlanmış makaleye atılmış imzası bulunmaktadır.
İzmir, Gaziantep ve Mersin’de sayısız fidan dikimine öncülük etmiş ve hali hazırda etmekte… TEMA Vakfı Mersin Şubesinin ilk sivil gönüllüsü (1993) ve halen aktif üyelerinden birisidir.
İzzettin Bey evsel ve sanayi atıkları konusunda oldukça hassastır. Botanik bahçesinde posalı atıkları gübre olarak kullanır. Çevre duyarsızlığına dikkat çekmek, sorgulamak amaçlı, sekiz kez sergi açarak, yerel yöneticilerden plaketler, Cumhurbaşkanlarımız Sn. A. Necdet Sezer ve Sn. Abdullah Gül’den teşekkür ve takdir telefonları almıştır.
Fen Lisesi’ndeki örnek izcilik faaliyetlerinden ötürü, Portekiz Dünya İzcilik Toplantısı’na davet edilmiştir.
Yine, Mersin’de ve görev yaptığı diğer illerde sayısız etkinliklere önderlik etmiş, proje danışmanlıklarına, il temsilciliklerine, koordinatörlüklere layık görülmüş, bu amaçla onlarca belge ve takdirnamelerle ödüllendirilmiştir.
Değerli okuyucular! Ülkemizde maalesef insanımıza yaşarken, gereken önemi ve değeri verememekteyiz. Öyle ki; bir çok insanımıza, yabancı ülkeler kucak açar olmuş. Türkiye son altmış-yetmiş yılını “insan öğütmekle” onları kaçırtmakla geçirmiştir.
Abidevi eserlerin, kültürel-sanatsal mirasların olduğu gibi; abidevi kişilikler de pekala vardır. İşte İzzettin Çelik Hocamız bunlardan biridir.
Hocama çok ömür, enerji, sağlık ve daha çok üretim diliyorum.
İyi ki; varsınız…
|