Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     İletişim

DEĞİŞİM ŞARHOŞLUĞU

Bekir ZORBA
bzorba66@hotmail.com
         DEĞİŞİM ŞARHOŞLUĞU
DEĞİŞİM ŞARHOŞLUĞU
 
            Tanığı olduğum için iyi biliyorum. Gülek Boğazı – Pozantı arası, Toros Dağı geçişi 14 km’lik otoyol yirmi yılda ancak bitirilebilmişti. Bunun gibi tüm kamu yatırımları uzun yıllar içerisinde ancak tamamlanırdı.
            İnşaatlar yeni koalisyon hükümetinin kurulmasını, yeni pazarlıkları, yeni bakanlık paylaşımlarını, yeni koalisyon bakanının atanmasını, yeni koalisyon bakanının müteahhitlerini, yeni ödenekleri bekler dururdu. (!...) Böylece aylar yılları kovalardı. Bekletilen sadece yatırımlar değil, bu ülkenin geleceği, zenginliğiydi aslında.
            Devlet imkanlarını üleşenler için bu durum son derece normaldi. Kendilerine devlet malını hak, vatandaşı ise hizmetçi görmüşlerdi. Vatandaş het-hütlerle korkutulur. Zaman zaman düdük çalar hizaya çekilirdi.
            Soğuksavaş döneminin “ileri karakol” ülkesi Türkiye; yıllarını savaş psikolojisi içinde, iç ve dış tehdit varsayımları üzerine kurarak geçirdi. Tüm yapılanmalarını ve dikkatini onun üzerine bina etti. Duvarlar yıkılıp, dünya çift kutupluluktan, çok kutupluluğa geçince ancak anlayabildik. “Kral çıplaktı” ve yama dikiş tutmuyordu. Geçiş süreci sancılı olacaktı. Geçmişle, hatalarla yüzleşmek öyle kolay olmayacaktı.
            İmtiyazlı bürokrat-siyasetçi-iş adamı üçgeni edindiklerinden alışkanlıklarından, avantalarından, dokunulmazlıklarından hemen vazgeçmeyeceklerdi. Elbette “vuruşarak çekileceklerdi.” (!) Eski Türkiye’nin köhne kurumları ve sistemden nemalananlar ayak diremeye devam ediyorlar. Ama bilmiyorlar ki; sorunlar birikmiş ve zaman kaybetmeye tahammülümüz yok.
            Yeni dünya düzeni, teknolojik ilerleme, etkili ve yaygın iletişim ağı birçok şeyi bize  dayatıyor. Kendisini yenileyemeyen ülkeler, kurumlar, şirketler yok olmaya mahkum kalıyor. İşte bugün ülkemizde ve dünyada yaşananları bununla değerlendirmek gerekiyor. Süratli hareket etmek, kendini yenilemek, çağa uymak, yeni metotlar geliştirmek; bütün bunları katılımcı anlayışla, demokratik ve şeffaf ortamda gerçekleştirmektir.
            Biz Türkler durağan ve tabularla yaşamaya alışık olduğumuzdan; hızlı değişim ve dönüşüm sürecine biraz mesafeli yaklaşmaktayız. İçten-içe sevinirken, heyecanlanırken… Acabalarımızda olmuyor değil. Evet değişim sarhoşuyuz ve son sürat bir yerlere doğru ilerliyoruz. Bu hız korkutuyor; hemen adapte olamıyoruz.
            İşlerin bu kadar kötü olduğunu, sistemin bu kadar çürüdüğünü, kanserli hücre gibi her yeri, her şeyi sardığını bilmiyordum. Çünkü hemen her gün sürprizlerle uyanıyoruz. Çok şeyler kaybettiğimizi düşünüyorum. Zaman, insan, geleceğimizden çok kaybettik. Son yıllarda yapılan iyi şeylere baktıkça; kaybedilen onlarca yılda, nelerin yapılabileceğine ve yapılmadığına, yapılamadığına şaşıyorum doğrusu.
            Türkiye’de neler oluyor? Neler yapılmak isteniyor? Açıkçası heyecanlıyım. Türkiye hızla değişiyor. Daha önceleri aklımızın ucundan bile geçiremediğimiz durumlar gerçekleşiyor. Dokunulmaz denilen kişilere dokunuluyor. Tabular yıkılıyor, konuşulamaz denen şeyler konuşuluyor.
            Türkiye’yi yönetenlerin samimiyetlerine inanmak istiyorum. Gerçekleştirilenlerin bizim inisiyatifimiz dahilinde olduğuna; iç ve dış politikalar uygulanırken ulusal çıkarların gözetildiğine, maceraya atılmayacağımıza inanmak istiyorum.
            Çok kritik noktadayız. Yani “bıçak sırtı” pozisyonundayız. Zemin kaygan, ortam kırılgan. Hem içte hem dışta çember daralıyor. Kriz katsayıları artıyor. Ülke olarak tüm değişimlerin, kriz bölgelerinin göbeğinde yer alıyoruz.
            Adını ne koyarsanız koyun! Ama sürekli ötelenmiş, hep “halının altına süpürülmüş” sorunlarımızla, mutlaka yüzleşmeliyiz. Fatura kabarıyor, zaman aleyhimize işliyor.
            Türk milletine güveniyorum, ısrarla güvenmek istiyorum.

Bu yazı 601  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

YÖNETİCİLER NEREDE? 1 MAYIS 2012 İKNA KABİLİYETİ ÖFKEYE YENİLMEK YALAN GERÇEGİ DOST KİM, DÜŞMAN KİM BELLİ DEĞİL YUNANİSTAN, KRİZ VE BİLDİK DURUMLAR… VATAN TOPRAĞI DÜNYA ŞEHRİ MERSİN BEKÇİNİN SONU

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Cumhuriyet evleri 2Trafik rezaleti. 3cadde ve sokak ışıklandırması 4GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 5soru 6İNSAN SAĞLIĞI 7Geridönüşüm noktaları 8sivrisinek ler 9hizmet mi eziyet mi.. 10cumhuriyet evleri aldatmacası

YAZAR YORUMLARI

1 EVET SEVGİLİ BEKİR 2 uyanalım artık 3 tebrik 4 YORUM 5 biz kimiz 6 büyümüşte küçülmüş 7 EN İYİ OLMAK 8 yüreğine sağlık.... 9 mucizeler sonsuzdur 10 çok film hareketler bunlar

HABER YORUMLARI

1 Bu şehri sevmiyorum. 2 MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR? 3 Güüüüüzeeeellll 4 ben beyaz saçlı bir arkadaşım 5 zor gunlerın adamı 6 çiftçi 7 mersin 8 Tebrik 9 Yanındayım 10 Muhteşem Süleyman...

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler