MERSİN BEKLİYOR
Geçenlerde bir süreliğine Bursa’ya giden arkadaşım bizlere; Bursa’nın şehircilik adına ne kadar ileri gittiğini anlattı. Benzer hayranlık uyandıran izlenimleri, diğer Büyükşehirlerden (Kayseri, Konya…) gelenlerden de dinlemekteyiz. İnanın! Böyle şeyler duyunca, Mersin’de olmasa da diğer kentlerdeki gelişmelerden mutluluk duyuyorum. Ama işin Mersin tarafına bakınca, talihsizliğimize üzülüyorum.
Belki de Mersin, kuruluşundan bu tarafa en zor günlerini yaşamakta. Yüzde yirmi beş işsizlikle, Adana ile Mersin yarışmakta. Kardeş şehir Adana ile benzer sorunları, ortak kaderi paylaşmaktayız. Çok göç almak, hızlı ve düzensiz büyümenin getirdiği sorunlar; merkezi hükümetle ters düşen yerel yönetimler, bütün bunların yarattığı ağır sorunlar ile karşılaşıyoruz.
Uzayan “Arap Baharı” bu sene Mersin’i fena vurdu. Erken başlayacak Ramazan ayı da yerli turizmi olumsuz etkileyecek, yazlıkları erken boşaltacak. Böylece hem Arap turizmi hem de yerli turizm açısından kayıp bir yaz sezonu yaşayacağız.
Sadece belediye imkanlarıyla bir kenti değiştirip, dönüştürmek kolay değil. Devlet yatırımı, desteği şart! Ancak, devletin gücü ve maddi desteği ile yapılabilecek işler var. Bunların başında kentsel dönüşüm projeleri gelmekte. Mersin’in doğu mahallelerine TOKİ’nin girmesi ve oraları “Kandahar görüntüsünden” çıkartması gerekiyor. Kentsel dönüşüm her alanda fayda sağlar. En önemlisi de güvenlik açısından sağlayacağı yarardır.
Büyükşehir Belediyesi’nin, Kuzey Mersin çalışması; Mersin’e nefes aldıran ve çehresini değiştiren bir çalışma olup halen devam etmektedir. Ayracı bu günlerde Denizpark’ın açılışını beklemekteyiz. Denizpark’ın yıllardır ihmal edilen bir bölgeye yapılmış olması ( Lunapark yanı) orasının mezbelelikten kurtulmasını sağlayacaktır.
Daha önceleri de hep değindiğim gibi, Ankara ile uyumlu olmayan belediyelerin çabuk yol almaları mümkün görünmüyor. Türkiye’de siyaset çarklarının nasıl döndüğü hepimizce malum.
2013 Akdeniz Oyunları’nın alınmasıyla, MİY’in Süper Lige çıkması, kabinenin güçlü isimlerinden Zafer Çağlayan’ın buradan seçilmesi ile hayli umutlandık. Seçim çalışmaları boyunca milyarlık yatırımlardan, yeni hedeflerden bahsetmişti, sayın Bakan. Turizm bölgeleri, yeni serbest bölgeler, konteynır limanı, mevcut limanın genişletilmesi, Çukurova Havaalanı, Karaman-Mersin duble yolu v.b. Umutveren, yatırımcı çekecek ve istihdam getirecek olan projeler… Dört yıl içerisinde toplam sekiz buçuk milyar TL’lik yatırım.
Ama ne yazık ki; basına yansıyanlar dışında, ortada henüz somut bir şey yok! Sadece bol bol açıklama ve demeç var. 13 Temmuz 2013 sihirli tarih. O tarihte Akdeniz Oyunları başlayacak. Yani önümüzde iki yıldan daha az bir süre var.
On gün önce Akdeniz Oyunları Hazırlık ve Denetleme Kurulu toplantısı, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç başkanlığında gerçekleştirildi. Mersin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da hazır bulunduğu toplantıda yapılacak çalışmalar anlatıldı ve Mersin’i Oyunlara hazırlamak için irade beyan edildi.
Bütün bunlar iyi, güzel şeyler. Oyunların uluslararası nitelik taşıması, yapılacak olması ve ardından devlet garantisi bulunması bütün herkesi bağlıyor. Bundan geri dönüş yok! Mersin beklemede; belki de tarihinde ilk kez bir çıkış yakalıyor. Mersin devletin gücünü yanında hissetmek istiyor. Devlet gücünü arkasına alamayanlar geri kalıyor, yerinde sayıyor. Gelişmelerini sağlayan, yatırımlarını tamamlayan kentler, daha önceleri devlet imkanlarıyla tanışanlar.
Sıranın şimdi bize geldiğine inanmak istiyoruz. Sadece Mersin’in değil. Mersin ile birlikte Adana ve tüm Çukurova Havzası için iyi günleri görmek istiyoruz… |