YETER ARTIK
İnanın, terör konusuna değinmek, terör üzerine yazı yazmak istemiyorum. Ancak o kadar çok şey birikiyor, çoğalıyor ki; yine de es geçemiyorum; zihnimi boşaltmak ve sizlerle paylaşmak istiyorum
Aslında terörden, terör eylemlerinden bahsetmek, bir anlamda terörün reklamını yapmak oluyor, aynı zamanda. Terör, terörist bundan beslenir, sürekli manşetlerde kalmak ister. Böylece reklamı yapılır, gündemde kalır, kendince etrafa korku salar. Maalesef bir kısım medya bu işlere alet oluyor; adeta yapılanlara çanak tutuyor.
Geçenlerde bu gibi durumları önlemeye yönelik, Ankara’da gazeteciler ve medya patronları ile bir toplantı yapıldı. Terörün ve teröristin reklamını yapmak, istemeden onun emellerine alet olmamak adına bazı kararlar alındı. İnşallah yararını en kısa zamanda görürüz.
Terörü besleyen ana unsurlardan iki tanesi; propaganda ve korku yaymaktır. Terörist adını cümle aleme duyurmak daha çok yandaş ve destek edinmek ister.
Burası Anadolu, medeniyetler beşiği, devletler mezarlığı. Burası dünyanın en değerli gayrimenkulü. Burası ne İsveç, ne Norveç, ne de Danimarka. Bu topraklarda yaşamanın bir bedeli var. Ve bizler bu bedeli ödüyoruz, ödeyeceğiz. Bilmem kaçıncı kez Anadolu topraklarında bizlere seyrettiriliyor bu film. Filmi izleye izleye ezberledik.
Karşımızda uluslararası servislerin güdümünde; Asya’dan Avrupa’ya kurumsallaşmış, sektör haline gelmiş, çok başlı yapısıyla, mafyalaşmış bir organizasyon var ve bunu Kürt kökenli yurttaşlarımıza mal etmek çok yanlış olur.
Koskoca imparatorluk yıkıldı. Sözde bağımsız kalan milletler, özellikle Araplar daha beter durumlara itildiler. Mutlu olamadılar, zenginlikleri batıya peşkeş çekildi. Yarı sömürge devletler olarak yollarına devam ettiler; ama onda da başarılı olamadılar. Daha önceleri Araplara, Ermenilere, Rumlara uygulanan kışkırtmalar, ayartmalar, şimdilerde Kürtlere uygulanmak isteniyor. Sürekli kışkırtma, sürekli ajitasyon yapılıyor. Türklerden rövanş alınmak isteniyor. Türkleri; Anadolu yarımadasında güçsüzleştirmek, köleleştirmek istiyorlar. Ve birileri buna alet oluyor. Hak, hukuk, demokrasi adına yapılıyor, zannediliyor, bütün bunlar.
Ama artık işler değişiyor. Sağduyulu yurttaşlarımız bazı şeylerin farkına vardı. Yeter artık! Demenin ve diyebilmenin zamanı geldi. Yeter artık, benim adıma öldürme! Sağduyulu tüm vatandaşlarımızın geldiği ortak noktadır bu. Benim adıma insan öldürme, insanları katlederek insanlık suçu işleme, daha fazla bizlere zarar verme !
İşte yavaş yavaş otuz yıl aradan sonra insanlar Türkü’yle, Kürt’üyle bu noktaya geldi. Türkiye; Türkü’yle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla bütün Türk Milleti aynı kanıya vardı.
Anadolu’da başka facialar yaşamak istemiyoruz. Demokrasi, insan hakları vs. ambalajında emperyalist emellere boyun eğmek istemiyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki; Türkiye’nin önü bir şekilde kesilmek isteniyor. Türkiye’nin uzun yıllar sonra yakaladığı yükselen trend önlenmek isteniyor. Yine görüldü ki; Türkiye tek parça halinde çok şeyler yapar ve dünyanın ilk on ekonomisi arasına girer.
Anadolu’da yaşayan halkın ortak adı olan, Türk Milleti olarak; “casus belli” diyoruz, yolumuza kardeşçe ve birlikte devam etmek istiyoruz.
Yeterince film izledik, artık kurgular dışında, gerçeklere ve refaha yönelmek istiyoruz… |