FUTBOL HER ŞEYDİR
Futbol her şeydir. Bütün zamanların en gözde sporudur. Futbolun büyülü yanlarından biriside herkesin anlayabileceği, çok kolay bir oyun olmasıdır. Futbolun düşük maliyetli oluşu; her yerde her koşulda oynanabilme özelliği, onun yoksullarca da rahatça oynanabilmesini sağlar. Futbol daha çok yoksulların, dolayısıyla kitlelerin oyunudur. Kitlelerin olduğu yere siyaset de, ticaret de ilgisiz kalamaz. Hemen her şeyle alakalıdır futbol. Spor dallarının arasında; en fazla ilgi çeken, seyirci ve takipçisi olan bir branştır.
Siyasetle, ticaretle, medyayla, bilgiyle, tasarımla, teknolojiyle, magazinle, toplum psikolojisiyle, şans oyunlarıyla; kısaca parayla, güçle içiçedir. Onun içindir ki; en zengin, en ünlü kişiler hep futbolla bir aradadır. Futbol üzerinden kitleleri kontrol etmek, yönlendirmek kolaydır. Bu durumda, milyonlarca taraftarı, milyarlarca bütçesi olan kulüpler, elbette siyasetçilerin, iş dünyasının yakın takibindedir.
Futbol evrenseldir. Etkinliği ve popülaritesi dünya çapındadır. Futbol her milletten insanla aynı dili konuşur. Futbolun dili, enerjisi, heyecanı, estetikliği ortaktır. Aracıya, tercümana gerek kalmaz. Futbol bir sektördür aynı zamanda. Futbolcuların, teknik adamların, kulüp yöneticilerinin ilahlaştırıldığı, model alındığı, popülaritenin, karizmanın tavan yaptığı; üzerine bahislerin oynandığı, milyarların uçuştuğu; futbolun dünya etrafında değil de; dünyanın futbol etrafında döndüğü bir dönemi yaşıyoruz.
Hayatımda hiç futbol oynamadım dersem yanlış olmaz. Çocukluğumda bir iki denemenin verdiği hayal kırıklığı beni futbol oynamaktan uzak tuttu. Ama iyi bir izleyici olarak görebilirim kendimi. Futbolun sadece sahada olanıyla değil, onun etkilediği diğer alanlarla da ilgiliyimdir. Hayatın birçok alanını etkileyen futbolun; yazan biri olarak beni etkilememesi zaten mümkün değil.
Bir Mersinli olarak MİY’e kayıtsız kalınabilir mi? Daha şimdiden MİY’in kent hayatına kattığı dinamizm yadsınamaz. MİY üst sıralarda oynadıkça, güçlü rakiplerini zorladıkça; ulusal medyada daha fazla yer alacaktır. M İY kazandıkça Mersin de kazanacaktır.
Medyayı, günceli takip ederken… Brezilyalı efsane futbolcu Socrates’in öldüğünden de, şike tartışmalarından da, yeni şike yasasının, AKP hükümetine attığı o ilk golden de haberiniz olacak.
Şimdiye kadar, yaklaşık on yıllık iktidarı boyunca, parti içinde hiçbir konuda, bu kadar fikir ayrılığı yaşamamıştı AKP. Yeni şike yasası ve etrafında dönen olaylar, yazılanlar, çizilenler; bugüne kadar hep tek vücut olabilmiş AKP’yi yıpratmıştır. Sahi, futbolu bilen ve içinden gelen biri olarak, Hakan Şükür niçin oylamaya katılmadı?
İleride zaman bizlere gösterecektir. Başbakanın hastalanıp dinlenmeye çekildiği ve şike yasasının tekrar Cumhurbaşkanına gönderildiği günler; AKP’nin duraksama dönemine girdiği, inişe geçtiği günler olarak tarihe geçecektir.
Futbol sadece futbol olmadığı gibi, fena halde de hayata benzemektedir. |