BENİM UMUDUM VAR
Daha şimdiden 2011’e bakarak, 2012 yılının daha da zor geçeceğini söyleyenler, buna inananlar bayağı fazla. 2012 yılının bir krizler ve felaketler yılı olarak ilan etmek ne kadar doğru? Öyle ise işi gücü bırakalım ve başımıza gelebilecek kötülükleri bekleyelim. Hakikaten 2011 yılı bir krizler ve felaketler yılıydı. Daha önceleri hiç görülmemiş, yaşanmamış boyutta sıkıntılar yaşadı tüm insanlık alemi. Ama yine de, yeni yıl başlamadan onu kayıp olarak nitelemek, yeni yıla haksızlık olur. Her yeni bir gün, yeni bir umut, yeni bir başlangıçtır. O nedenle Hürriyet Gazetesi’nin “Benim umudum var” başlıklı yeni yıl ekini çok önemsedim.
Hürriyet; orada kulvarında başarılı olmuş, on dört kişiyi tanıtmış ve kendi ağızlarından, onların başarıya giden yolda, neler yaptıklarını yazmış. Bu on dört isim, pek çok insanın dününü sakladığı, hep bugünkü başarıları, kudretleri ile anılmak istendiği bir dönemde cesaret göstererek, kendi hayat mücadelesine başladıkları zamana dönmüşler ve neler neler yapmışlar… Kimi bulaşıkçılık, kimi inşaat işçiliği, kimi tezgahtarlık yapmış; ama hepsinin dilinde ortak bir mesaj var. “Hayat karşımıza ne çıkartırsa, onunla mücadele ettik… Asla yılgınlığa kapılmadık ve çalıştık.” Evet; verdikleri ortak mesaj böyle, bu başarılı insanların. Peşinen “zayıflığı” kabul etmek veya karamsar olmak hayata yenik başlamaktır.
Genelde başarılı insanlar kıskanılır ve onların başarılarını gölgelemek için bir yığın dedikodu yapılır, kötü gösterilmek istenirler. Başarıları şanslara, tesadüflere falan havale edilir. Oysa başarıya ulaşmak farklı bir şey, başarılı kalmak farklı. Tesadüfler, ayak oyunları, haksızlıklar sonucu, şans eseri başarıya ulaşabilirsiniz belki. Fakat orada kalmak, tutunmak için başka şeylere ihtiyaç vardır. Mesela donanımlı, disiplinli olmak, inanmak ve çalışmak gibi…
2012 yılı ve etrafında dönen o kadar çok spekülatif, karamsar, kötü şeyler var ki; dünyanın sonunun geleceğine dair senaryolar yazıldı, çizildi ki; hiç sormayın! İnsanın içini karartan ve deyim yerindeyse yaşam sevincini elinden alan hala da devam eden bir şekilde…
Zaman zaman benim de o doğrultuda yazılar yazdığım oldu. Medyanın gücü ve etkisi ortada. Kablodan yayın yapan; Historie Kanal, Discovery Kanal ve National Geografig Kanalı özellikle son dönemde, art arda dünyanın sonu ve kıyamet beklentileri ile ilgili yayınlar yapmaktalar. Hayatımızda önemli yer alan, internet ortamının kafa karıştırıcılığı da zaten buna çanak tutuyor.
Yılbaşlarında, yeni yıl ile ilgili bazı kararlar alınır. Kimi zayıflamak ister, kimi sigarayı bırakmak… İşte ben de kendimce bir karar alıyorum ve diyorum ki; karamsarlığa teslim olmak yok! Yeni yılda umutlu olacağım, iyimser ve pozitif yazılar yazmaya çalışacağım; geleceğe umutla bakacağım.
O halde; benim umudum var. Sizleri de o umudu paylaşmaya, çoğaltmaya davet ediyorum. Başarılı insanların hayata bakışları ve tutunuşları bizleri motive etmeli; yoksa karamsarlık ve teslimiyetçilik aşılayanların değil. |