Kutlamalar bağlamında Tarsus, her sene Langen’de düzenlenen geleneksel halk dansları festivalinin 17. yılına konuk bölge oldu, Tarsus Parkı açıldı, Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’a, kardeşliğe katkılarından ötürü, şehrin en büyük altın onur nişanı l
2011-05-12 - 12:15
TARSUS-LANGEN KARDEŞLİĞİNİN 20. YILDÖNÜMÜ YOĞUN BİR PROGRAMLA KUTLANDI
BAŞKAN KOCAMAZ'A, LANGEN’İN ALTIN ONUR NİŞANI VERİLDİ
- Kutlamalar bağlamında Tarsus, her sene Langen’de düzenlenen geleneksel halk dansları festivalinin 17. yılına konuk bölge oldu, Tarsus Parkı açıldı, Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’a, kardeşliğe katkılarından ötürü, şehrin en büyük altın onur nişanı layık görüldü. Programda Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nün koleksiyonlarından olan Tarsus’a özgü geleneksel giysiler, iki ayrı gösteri ile, büyük ilgi gördü, kostümler adeta belleklere kazındı.
Tarsus ile, Almanya’nın Langen şehirleri arasında 26 Nisan 1991’de başlayan kardeş kent projesinin 20. yıldönümü Langen’de düzenlenen bir dizi etkinlikle kutlanırken, 19 kişilik Tarsus heyeti, toplumlararası kaynaşmanın en güzel örneğini Almanya’da yaşadı, yeni dostlukların da temeli atıldı.

Tarsus’tan Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın öncülüğündeki heyeti, Langen Belediye Başkanı Frieder Gebhardt başta olmak üzere, Belediye Meclisi’nden siyasi parti temsilcileri, belediye yöneticileri ve Türk Alman Dostluk Derneği yönetimi ziyaret boyunca yalnız bırakmadı.
Tarsus Belediye Başkanı Kocamaz’a, Langen’in Altın Onur Nişanı özel bir törenle verildi. Belediye Meclis salonundaki törende konuşan Belediye Başkanı Frieder Gebhardt, Kocamaz’ın yaklaşık 18 yıllık görev süresince, iki kent arasındaki ilişkilerin bugünlere büyüyerek gelmesinde önemli bir destek verdiğini hatırlattı ve Tarsus kentindeki radikal değişimin temelinde onun imzası olduğunu, projeleriyle kentin sosyal ve kültürel çalışmalarına ayrı bir ivme kazandırdığını kaydettti.
Başkan Kocamaz ise, 20 yıl önce başlayan kardeşliğin bugün geldiği noktayı, yeni dönemde farklı projelerle ileriye taşıma konusunda üzerine düşen görevi yerine getirme sözü verdi. Kocamaz, bu bağlamda öğrenci değiş tokuş projelerine ağırlık verilmesini istedi ve: “Gençler geleceği oluşturan dinamik unsurlardır. Onların kaynaşması, yeni yirmi yıllarda toplumların kaynaşmasına ayrı bir hız verecektir” dedi. Kocamaz ayrıca, iki kent ekseninde ekonomik işbirliğinin de gelişmesini arzu ettiğini kaydetti.
20. yıl resmi kutlamasında Türk Alman gençlerinden oluşan Evrenin Sesi topluluğunun karma şarkıları ağırlığını hissettirirken, “Tarsus Langen 20 yıl önce alınan ortak bir kararla, kardeşliğe imza atmıştır. Bu kardeşlik, hızlı bir süreçle Almanya ile Türkiye arasındaki şehir kardeşliği projelerine ilham oluşturmuştur. Hatta, 2010 yılı sonunda Hessen eyaleti ile Türkiye’den bir bölge (Bursa) arasındaki kardeş bölge programına temelde örnek oluşturmuştur.” mesajı verildi.
Langen’in şehir merkezindeki bir yeşil alan ise, Tarsus Parkı olarak açıldı. Türk Alman konukların hazır bulunduğu etkinlikteki konuşmalarda, bu yeşil alanın her kuşaktan insanların buluştuğu yer olması bağlamında Tarsus Parkı olarak adlandırılmasının önemli olduğu vurgulandı ve kardeşlik simgesi olarak bundan böyleki ilişkilerde ayrı bir yön vereceği belirtildi. Park’ın girişi için hazırlanan bir Kleopatra Kapısı ise, önümüzdeki aylarda tamamlanacak.
“Kardeşlikte 20 Yıl Programı”nın odağında ise, Tarsuslu Gazeteci Yazar ve aynı zamanda kentlerimiz arasındaki dostane ilişkilerinin mimarı ve bugünlere gelmesindeki öncü gücü olarak bilinen Mehmet Canbolat’ın sahibi olduğu Toplum Gazetesi’nin 17. Türk Halk Dansları Festivali vardı.

Almanya ve komşu ülkelerde yerleşik Türk halk dansları ekiplerinin renk kattığı yaklaşık 8 saatlik Anadolu Dansları maratonunda, Mehmet Canbolat’ın hazırladığı “Ben Tarsus” adlı, 15 dakikalık Almanca bir tanıtım filmi izlendi, Tarsus üzerine yazılmış 3 yeni müzikal parça da ilk kez Langen’de seslendirildi. Projeyi hazırlayan Tarsuslu hemşerimiz, Gazeteci Yazar Mehmet Canbolat, çift kimlikli olmanın gerek birey gerek toplum için önemli bir zenginlik olduğunu söyledi ve: “Geldiğim toprakları unutmam mümkün değildir. Çünkü Tarsus herhangi bir yer değildir. Tarsus’u unutmak, kişinin geldiği noktada, kendini inkarı gibi birşeydir. Bu bilge kentin, insanı etkileyen önemini, gizemini iyi izlemek gerekir.” dedi.
Festivalde 1000’e yakın Türk Alman konuğa Tarsus tatlıları ikram edildi. İkbal Kalın başkanlığındaki Adana Olgunlaşma Enstitüsü ise, bu festivalde “Folklorik Ögeleriyle Tarsus ve yakın yöresinde yörük giysileri”ni, Almanya doğumlu genç kızların modelliğinde sundu ve uzun süre ayakta alkışlandı.
Başkan Kocamaz festivalde yaptığı konuşmada, Tarsus’un farklı kültür ve dinlerin kaynaşması açısından, köklü tarihinden izlerin adeta bir açık hava müzesini andırdığını söyledi, herkesin bu şehri görüp yaşamasını istedi.
Tarsus ve Langen’deki Türk Alman Dostluk Derneklerinin de farklı projeleri görüşme fırsatı bulduğu bu programda, konuk heyetimiz Langen ve yakın çevresini de gezdi. Ayrıca Lions Kulübü Başkanı Gülfem Özyiğit de, derneklararası bölgesel kardeşlik yönünde görüşmelerde bulundu, Tarsus’u kendi öznel çalışmalarıyla tanıttı.
Gezinin son gününde Tarsus Heyeti onuruna bir yemek veren Langen Belediye Başkanı Gebhardt, bugün gelinen noktada, her iki kentteki dostluk derneklerinin çabalarından da övgüyle söz etti.
Tarsus heyeti yurda döndü, ancak 20. Yıl bağlamında iki önemli etkinlik daha, önümüzdeki günlerde Langen’de gerçekleşecek.
İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları “Epfrahim Kishon’un yazdığı “Tarla Kuşuydu Jüliet” adlı eseri 18 Mayıs günü Langen’de Türkçe sahneleyecek. Westfalya Tiyatrosu ise, “Tarsuslu Paulus” adlı modern tiyatro yöntemiyle Almanca bir eseri 28 Mayıs günü Langen’de oynayacak.
Bu arada, Langen’de yaşayan Tarsuslu Gazeteci-Yazar Mehmet Canbolat’ın verdiği bilgiye göre, 20. Yıl bağlamında Ekim ayı ortasında kentimiz Tarsus’ta da bazı kültürel etkinlikler yapılacak. Bu etkinlikler için Langen Belediye Başkanı Frieder Gebhardt ve Kültür Müdürü Joachim Kolbe, Tarsus’a resmen konuk olacak. Bu arada 35 kişilik özel bir Langen heyeti ise, aynı tarihlerde Tarsus’a konuk olacak ve etkinliklerde hazır bulunacak.
TARSUS BELEDİYE BAŞKANI BURHANETTİN KOCAMAZ’IN ALMANYA’NIN LANGEN KENTİ’NDE YAPTIĞI KONUŞMA METNİ
Kentin bu onurlu plaketinin şahsıma layık görülmesinden büyük onur duydum. Bu kararı verenlere teşekkür ediyorum. Ayrıca bu ödülü, tüm Tarsuslu hemşehrilerim adına aldığımı da vurgulamak istiyorum. Çünkü bu tür ilişkilerde tabandaki insan unsurunun, kurumsal ilişkilerden daha da önem taşıdığına inanıyorum.
Böylesi bir onur hiç kuşkusuz, 20 yıldan bu yana farklı kültür ve inanç çevresinden insanları değişik ortamlarda birbirine yakınlaştırmaya çalışan kardeş kent ilişkilerimiz bağlamında, bizler için ayrı bir sorumluluk anlamı da taşıyor. Toplumların kaynaşarak gelişebileceğine inanan birisi olarak, bu yolda elimden gelen çabayı bundan sonra da göstereceğimi belirtmek isterim.
Ortak amacımız olan ve bugün 20 yılını kutladığımız kardeş kent ilişkilerimizin gelecekte de büyümesini, gelişmesini, yeni filizler vermesini arzu ediyorum. Bu filizlerin kendini göstermesi için de bugünden itibaren daha yüksek sesle düşünmek istiyorum. Bu amaçla en uygun zemin olduğunu düşündüğüm burada, kafamda olan bazı projelerden de kısaca söz etmem gerekirse, örneğin son zamanlarda duralan öğrenci değiş-tokuş projelerine yeni bir ivme kazandıralım diyorum.
Belediyeler olarak, toplumların kaynaşmasına, bireylerin sosyalleşmesine kapı aralayan AB ruhuna uygun ortak projeleri neden birlikte yaşama geçirmeyelim? Böylece her iki kentte farklı çevrelere neden birlikte ulaşmayalım ve farklı çevrelerin birbirini tanımasına, artı değerler üretmesine neden birlikte olanak sunmayalım?
Ekonomik işbirliği alanında ne gibi açılımları birlikte düşünebiliriz? Buna nasıl birlikte kafa yorabiliriz? Onun yollarını da birlikte aramalıyız, diye düşünüyorum. Kendini geleceğe hazırlayan veya geleceği birlikte kurmaya niyetli toplumlar olarak ki, bunu siz de konuşmalarınızda sıkça vurguladınız, bu tür projelerin de ivme rolü oynayacağına, yeni bakış açıları getireceğine, ilişkilerin yeni renkler kazanacağına inanıyorum.
Sayın Başkan konuşmasında, bu nişanın şahsıma layık görülmesinde Kardeş Kent projesindeki özel duyarlılığımı dile getirdi. Bunun için kendisine teşekkür ediyorum. Ancak güzel olan her şeye, artı değer üretecek her şeye, toprağı bereketli her Tarsuslunun aynı ölçüde duyarlı olduğunu da vurgulamak isterim.
Konukseverliğin sadece Tarsus’un değil, Türk insanının öncül değerlerinden birisi olduğunu vurgulayabilirim.
Mevkidaşım Sayın Gebhardt, Cumartesi günkü konuşmasına Almanya’nın yetiştirdiği ünlü şair ve bir anlamda şiirin derebeyi Johann Wolfgang Goethe’den bir alıntı ile başlamıştı. “…Eğer bir dostun bakışlarının sana çevrili olduğunu fark ediyorsan, işte o zaman özgür olduğuna inanabilir ve kendini rahat hissedebilirsin…” gibi sözler etmiştir. Bu sözü dinlerken Türk İslam aleminin büyük düşünürü Mevlana Celaleddin Rumi geldi aklıma. Ne güzel demiş, bundan yaklaşık 1200 yıl kadar önce Anadolu topraklarında insan sevgisini, dostluğu, hoşgörüyü kendisine bayrak edinmiş büyük Mevlana…
“Dost dediğin; farklı olmalı; sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli…
Sarılınacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı…
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı…
Dost dediğin, fanatik olmalı, bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli,
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
Ve ağladığında, seninle ağlamalı…
Kalbinin derinliklerinde ihtiyacı hesaplamalı..
Ama hepsinden daha çok, dost matematiksel olmalı,
Sevinci çarpmalı…
Üzüntüyü bölmeli…
Geçmişi çıkarmalı…
Yarını toplamalı…”
Değerli konuklar;
Aslında bu sözler benim içimden geçenleri o kadar güzel ifade ediyor ki, bundan sonra ne söylesem öyle inanıyorum ki, Mevlana’nın 1200 yıl kadar engin sözlerindeki derinlikte yitip gidecek.
Dostluk ve insan sevgisi gibi sözcükler, aslında insanoğlunun barışa olan özleminin bir göstergesidir. Tıpkı farklı zamanların insanları olan Goethe ve Mevlana gibi güzelliklerin, engin duygularında dile geldiği gibi. Barışa özlemi büyük insan, T.C.’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk “Yurtta barış dünyada barış” diyerek dile getirmiş 1923 yılında.
Ancak Atatürk bu konuda yalnız değil. Yanmış, yıkılmış, savaş yorgunu bir Avrupa’da, Fransa Dışişleri bakanı Schlumann, 1961 yılında benzeri sözleri kullanarak, Avrupa kıtasında barış hayalini vurgulamış. Hem de 9 Mayıs günü, yani bugün. Ve bu hayal bugünkü Avrupa Birliği’nin çimentosu olmuş. 1985 yılında ise, bu tarihi gün, yani 9 Mayıs Avrupa Günü olarak ilan edilmiş.
Demek ki, insanoğlunun hayalleri ortak. İnadına savaş çığırtkanlığı peşinde olanlara rağmen, barışa özlemi olanlar var. Daha cesur olmak zorundalar. Zorundayız. Tıpkı güzel insan Mustafa Kemal Atatürk’ün, tıpkı Schlumann’ın dediği gibi. Biz Langen’de bu belediye meclisi salonunda, kentlerimizin kardeşliği ile aynı duyguları taşıyoruz. Büyük küçük fark etmez, cesur olmalıyız. Çünkü eninde sonunda tüm dünyada barışı getirecek olan yine biz tabandaki insanlardır. Yeter ki, cesur olalım ve buna inanalım.
Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyor, ömür boyu mutluluğunu ve sorumluluğunu unutmayacağım onur nişanı için teşekkür ediyorum.
Programın başındaki müzik, dinletisini sunan gruba da ayrıca teşekkür ediyorum. Geldiğiniz ve beni onurlandırdığınız için sağolun, varolun.
***
Langen Belediyesi’nin Altın Onur Nişanı’nın, Tarsus Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz’a verilmesi amacıyla düzenlenen törende, Langen Belediye Başkanı Frieder Gebhardt’ın yaptığı konuşmanın Türkçe çevirisidir. (9 Mayıs 2011 Pazartesi. Langen Belediye Meclisi Salonu )
Langen şehrinin Altın Onur Nişanı’nın Tarsus Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz’a takdimi bağlamında düzenlenen, bu törene geldiğiniz için hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Kocamaz, size kentimizin bu en önemli onur nişanını takdim edecek olmaktan ayrıca büyük mutluluk duyuyorum. Kentlerimiz arasındaki kardeşliğin ve halklar arasında yakınlaşmanın oluşumundaki çabalarınız ve katkılarınızdan ötürü, Onur Seçici Kurulu’nun aldığı kararla bu ödüle layık görüldünüz.
Sayın Mevkidaşım Kocamaz Bey,
İster Tarsus’ta ister Langen’de olsun, konu ne zaman kardeş kent ilişkilerine gelse, adınız hep anılıyor. Kardeşliğin gelişimine özgü geçen 20 yıl içinde, proje ve yakınlaşmaya önemli katkılar sundunuz. Her iki kentte, Türk ve Alman toplumlarının kaynaşması yönünde başarılı ve övgüye değer çabalarınız oldu. Haklı olarak, bu kardeşlik ilişkilerinin temel taşlarından biri oldunuz.
Projeye olan angajmanınızla demokrasiye, kent yaşamına önemli katkınızla bu onuru hak ettiniz. Son 20 yıl içinde Tarsus ve Langen arasındaki ilişkiler iyi gelişti ve büyük bir güven oluşturdu. Bizden önceki belediye başkanlarımız projeye imza koyarken, yeni bir yola çıkmışlardı. Ve şimdi geçen 20 yılın sonunda geldiğimiz bugünkü nokta, biz yerel yöneticiler açısından çok umut vericidir. Bu açıdan 20 yılımızı barışa, hoşgörüye ve halkların barış içinde birlikte yaşamına hazır olmanın açık bir ifadesi olarak değerlendirebiliriz.
Karşılıklı ziyaretler, farklı kültürlerin tanınması ve sürekli değiş tokuş programları, bu güven oluşumuna ve karşılıklı anlayışın tesisine önemli katkı sağladı. Bireysel ilişkilerin gelişerek yoğunluğu sayesinde hedeflenen birçok şeyin artık yaşama geçtiğini, dostluğun ve barışın güçlendiğini ortaya koyuyor. Bu sürecin olumlu ilerlemesinde, hiç kuşkusuz, Belediye Başkanı Sayın Kocamaz gibi şahsiyetlerin önemli payı olmuştur. Memleketi Tarsus, Aziz Paulus’un da dediği gibi “anlamlı bir şehir”dir.
Öyle ki, buranın Hıristiyanlık açısından ne denli önemli olduğu da uluslar arası alanda yoğun biçimde konuşuluyor. Almanya Cumhurbaşkanı Sayın Christian Wulff’un 2010 yılı sonbaharında Tarsus’a gerçekleştirdiği ziyaret ve burada dile getirdiği sözleri, bugün nüfusu 250 bin olan Tarsus’un önemini açıkça vurgulamış oluyor.
Bir diğer deyişle, dinlerarası diyalog için önem taşıyor. Tarsus’taki Paulus’un adını taşıyan Müze-Kilise, Avrupalı açısından Türkiye’de inanç özgürlüğü konusunda bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Bu bağlamda, kentlerimiz arasındaki kardeşlik önem taşıyor ve Sayın Başkan Kocamaz hem kendi kentine, ve bu şehrin tarihine ve Avrupa’nın barış ilkesine karşı önemli bir sorumluluk taşıyor.
1994’ten bu yana girdiği tüm başkanlık seçimlerini hep kazandı. Bu kendisinin Tarsus’taki popülatiretesini de ortaya koyuyor. Şehirdeki birçok değişikliğe imza atarak, alt yapısını geliştirerek, sosyal ve kültürel yaşama alan açan tesisleri yarattı. Yani, Tarsus gerçekten “anlamlı bir şehir” konumuna geldi.
Sayın Kocamaz Tarsus’ta dünyaya geldi. Öğretmenlik yaptı ve bir dönem tarım sektöründeki bir şirketin ortaklarından biriydi. Evli ve 3 çocuk babası olup, Türki Cumhuriyetleri ile diyalog sürecinde Azerbaycan Bilim Merkezi Vektor’dan fahri doktor ünvanı aldı. Yerel yönetici olarak başarılarından ve projelerinden ötürü birçok kurum ve kuruluştan ödül alan, medyanın çeşitli ödüllerle onurlandırdığı Sayın Kocamaz’ın, bu arada şiire de çok özel bir ilgisi olduğunu unutmayalım.
Burhanettin Kocamaz, göreve geldiği günden bu yana, kardeş kent ilişkilerinin gelişmesine önemli katkı sundu ve sürekli destekledi. Onun için, yol uzun veya zaman az gibi kavramlar yoktur. Diyalogu ilke edinmiş bir insan olarak, toplumların kaynaşması yolunda sonucun, sadece sözle değil, eylemle de olması gerektiğini göstermiştir. Öğrenci değiş-tokuş projelerinde örnek oluşturmuş ve böylece insanların kafasında varolan belli sınırların kalkmasına ve azalmasına öncülük etmiştir. Çünkü unutmayalım ki; kardeşliğimizin gelişiminde genç kuşakların yaşamsal bir önemi vardır.
Sayın Kocamaz’ın ilişkilerimize yönelik angajmanı, normalin ötesinde bir olgu olup, karşılıklı tanışmayı, güven oluşumunu ve dostluğu pekiştirmede taşıyıcı olmuştur. Bunu gerek resmi ziyaretlerde; gerek öğrenci değiş-tokuş programlarında olsun, kültürel, sportif, konser veya sergi türü etkinliklerde hep yaşaya geldik. Tarsus’taki engelliler için bir atölye yapımına öncülük etmesi, onun angajmanına sadece bir örnek diyebilirim.
Tarsus’a özgü yoğun konukseverlik, 20 yıl içinde bu kenti ziyaret eden Langenliler’in ortak bir anısıdır. Sanıyorum bu tür buluşmalar hoşgörü ve birbirini yakından tanıma istençlerini de güçlendiriyor, Langen’de toplumların kaynaşmasının da yararına oluyor. Bunun bir somut örneği ise , Langen’deki Türk Alman Dostluk Derneği’nin varlığıdır.bu cemiyette Kardeş Kent ilişkimiz sayesinde kendisine bir içerik ve yön bulmuştur ve Langen Ve Tarsus arasında bir köprü oluşturmuştur.
Saydıdeğer Belediye Başkanı Sayın Kocamaz, Kardeşlik Projesi konusundaki içten tavrınız ve katkınız, her iki kent ve ülkedeki gelecek kuşaklar için örnek oluşturacaktır.
Kentlerimiz ve toplumlarımızın yararına olan çabalarınızdan ötürü size en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Şimdi sizi buraya davet ediyor, Langen şehrinin Altın Onur Nişanı’nı ve plaketi kabul etmenizi istirham ediyorum.
|