Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     İletişim

KIBRISTA NELER OLUYOR BİLEN VAR MI

Duygu SUCUKA
         KIBRISTA NELER OLUYOR BİLEN VAR MI

Kıbrısta neler oluyor bilen var mı


 


Türkiyeyi bölme çabasındaki güçler  Kıbrıs’ı birleştirme arzusundalar.


 


Avrupa Birliği görüşmeleri sanki askıya alındı. Bu konuda tık yok. Oysa biz alışık mıyız bu kadar sessizliğe, bu işin reklamlarını izlememeye. Üç yıl öncesine kadar çok yoğun olan AB gündemi, Türkiye’nin önüne uzun bir müzakere dönemi konunca kış uykusuna yatmış gibi oldu. Dolayısıyla Kıbrıs sorunu da bir anda gündemin gerisinde kaldı. Kıbrıs halkı için Kıbrıs sorunu gündemin gerisinde kalmış olamaz ama Türkiye’de ne Kıbrıs’tan bahseden var ne de Kıbrıs’ın geleceğini konuşan.


 


Türkiye’nin AB üyeliğini neredeyse Kıbrıs’ın verilmesi ile eşdeş kılan AB otoritesi, Kıbrısla ilgili emellerinden vaz geçmiş olamaz. KKTC ve ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderleri, 2008 yılı içerisinde bir seri görüşmeler yapıyorlar, birtakım kararlar alıyorlar ve imzalar atıyorlar. Bunların hiç birisi Türkiye’de takip edilip tartışılmıyor. AB avuntuları pik noktası yapıp inişe geçtikten sonra, Türkiye çeşitli yoğun iç meselelerden başını alamaz oldu. Genel seçimlerden sonra Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilip seçilmeme tartışmaları; Ergenekon soruşturması; türban gerginlikleri; Kapatma Davası; terör belası derken Türkiye’de Kıbrıs konuşulmaz, konuşulamaz, konuşmaya zaman-fırsat-ortam kalmaz bir durum doğdu. Yani içerdeki yoğun sıkıntılar dışarıyı adeta unutturdu. Gerçi Kıbrıs meselesini bir dış sorun olarak görmemek lazım ama bu sessizliğin bir nedeni de yukarıda söylemeye çalıştığım gibi AB gündeminin yavaşlamış olmasıdır. AB konuşulmayınca Kıbrıs da konuşulmaz oldu gibi bir durum yani.


 


Kıbrıs Volkan Gazetesinin iki sahibinden birisi olan gazeteci yazar ve Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, Kıbrıs’ta tek bir devlet yaratılma çabasının olduğunu ve Mehmet Ali Talat ile Türkiye yönetiminin de buna yardımcı olduğunu söylüyor. Sabahattin İsmail şöyle anlatıyor:


 


Barış görüşmelerine başlamak için KKTC Cumhurbaşkanı Talat ve Rum lider Hristofyas 2008 yılı içerisinde üç kez bir araya geldiler. Bu görüşme tarihleri 21 Mart, 23 Mayıs ve 1 Temmuz’dur. Bu görüşmeleri gölgelemek ve Türkiye’nin dikkatini başka yöne çekmek için aynı günlerde Ergenekon tutuklamaları olmuştur.


Sabahattin İsmail’in bu iddiasını araştırmak için gazete arşivleri arasında gezindim biraz. Ve verdiği tarihlerdeki gelişmler şöyle:


21 Mart, İlhan Selçuk’un da aralarında bulunduğu tutuklama dalgası olmuş.


23 Mayıs, o günlerde Yargıtay tarafından yayınlanan bildiri nedeniyle Hükümet-Yargı gerginliği yaşanıyor Türkiye’de.


1 Temmuz, Paşalar ve Sinan Aygün’ün de dahil olduğu tutuklama dalgası gelmiş.


 


Ergenekon tutuklamaları ile Talat-Hristofyas görüşmelerinin aynı güne denk gelmesi rastlantı mıdır, planlı mıdır, bilinmez ama Kıbrıslı gazeteci Sabahattin İsmail’in iddiası planlı olduğu yönünde. Nedenine gelince, “Türkiye’de gündem öyle bir saptırılıyor ki, Talat-Hristofyas görüşmelerinden hiç bir medya organı bir kalem bahsetmiyor” diyor gazeteci yazar İsmail. Bu iddiayı araştırmak için gene gazete arşivleri arasında dolaşıyorum biraz ve sadece bir gazetede tek bir yazı görüyorum bu konuyla ilgili.


 


Talat-Hristofyas görüşmelerinde Talat’ın teslimiyetçi bir politika izlediğini, ortak bir vizyon sergilenemediğini, Türkiye’nin müdahaleleri olduğunu belirten deneyimli gazeteci, "tek devlet, tek uluslar arası kimlik, tek temsiliyet" kavramlarının Talat’a kabul ettirildiğini belirterek Kıbrıs Türk halkının yakın geleceğinden endişe duyduğunu vurguluyor. 


Sabahattin İsmail’in Kıbrıs milli politikası ile ilgili yazılarını www.volkangazetesi.net adresindeki kendi köşesinden görebilmek mümkündür.


 


Yazının başında da dediğim gibi, Türkiye’yi bölme, küçük lokmalara ayırma çabasındaki güçler, Kıbrıs’ı da Rum hakimiyetinde tek bir devlet haline dönüştürme çabasındalar. Bundan bilinçli hiç bir Türk vatandaşının kuşkusu yoktur. Ancak bu kadar kötü emellerle karşı karşıya iken toplumsal tepkinin, toplumsal bilincin gerisinde kaldığından da kuşku yoktur. Uzun zamandır Kıbrıs’ı hiç konuşmayan Türkiye, bu konuyu ne zaman hatırlayacak acaba? Umarım iş işten geçtikten sonra değil.


 


25.10.2008


dsucuka@hotmail.com


 


 


 


 

Bu yazı 2663  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

Toprağa Gömülen Sevdalar Kadına şiddet ve intiharlar paneli raporu Ya 12 Eylül Öncesi? Görev süresi dolan rektörler ne yapar Merkez Valilerinin Merkezi İstanbul'un Kayıp Çocukları Türkiye’nin Sokak Çocukları Liseler 4 yıl ama eğitim 3 yıl Ölen Diktatörün ağlayan ülkesi Vurun Devlete

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Cumhuriyet evleri 2Trafik rezaleti. 3cadde ve sokak ışıklandırması 4GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 5soru 6İNSAN SAĞLIĞI 7Geridönüşüm noktaları 8sivrisinek ler 9hizmet mi eziyet mi.. 10cumhuriyet evleri aldatmacası

YAZAR YORUMLARI

1 EVET SEVGİLİ BEKİR 2 uyanalım artık 3 tebrik 4 YORUM 5 biz kimiz 6 büyümüşte küçülmüş 7 EN İYİ OLMAK 8 yüreğine sağlık.... 9 mucizeler sonsuzdur 10 çok film hareketler bunlar

HABER YORUMLARI

1 Bu şehri sevmiyorum. 2 MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR? 3 Güüüüüzeeeellll 4 ben beyaz saçlı bir arkadaşım 5 zor gunlerın adamı 6 çiftçi 7 mersin 8 Tebrik 9 Yanındayım 10 Muhteşem Süleyman...

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler