Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     İletişim

ABD IRAK PETROLÜNÜ KAÇ YILDA BİTİRİR

Duygu SUCUKA
         ABD IRAK PETROLÜNÜ KAÇ YILDA BİTİRİR

ABD Irak Petrolünü Kaç Yılda Bitirir


 


ABD’nin Irak’la yakınlaşma planları 1979’da İran Devrimi ile başladı. Şah Rıza Pehlevi’nin devrilmesi ve yerine ABD karşıtı Humeyni’nin gelmesi ile Ortadoğu’da önemli bir müttefiki kaybeden ABD, Irak’ı kazanma yollarını planladı.


 


İlk başta ABD ile yıldızı barışık olmayan Saddam, sonradan ABD’nin güdümüne girdi. ABD ile ticaret başladı, İran-Irak Savaşı baş gösterdi ve en sonunda da Kuveyt’in işgali geldi. Tüm bunlar Irak Diktatörünün ABD’nin çıkarları doğrultusundaki işlevleri olarak yorumlanabilir.


 


Irak’la kedi fareyle oynar gibi oynayan ABD, en sonunda Irak’ı tamamen kontrolüne almayı hedefledi. Bunun için de Saddam’ın yok edilmesi gerekiyordu. Ve her şey planlandığı gibi gelişti.


 


2000 yılı seçimleriyle işbaşına gelen ikinci Bush Hükümeti’nde, bir ilk yaşanıyordu.  ABD tarihinde ilk kez bir hükümetin başkan, başkan yardımcısı ve dışişleri bakanı petrol şirketlerinin yöneticiliğinden gelmekte idiler. Başkan Bush kendi petrol şirketlerinin yönetiminden; Yardımcısı Cheney, Halliburton Şirketinin yönetim kurulu başkanlığından; Dışişleri Bakanı Condolezza Rice ise Chevron Şirketinin yönetim kurulundan siyasete girdiler. Dünyanın önde gelen enerji şirketleri, kendi içlerinden birer kişiyi hükümet kanadına seçtirince, bunun diyeti Irak’ı istemek oldu. Kaldı ki Bush diğer büyük enerji, silah ve inşaat şirketleriyle de oldukça yakındı.


 


Birinci Dünya Savaşı öncesinden beri Ortadoğu’daki petrolleri ele geçirme planları yapan batı dünyası, bu planlarını oğul Bush döneminde uygulamaya koydu. Adına da Orta Doğuya özgürlük getirmek kandırmacasıyla Büyük Orta Doğu Projesi dendi. Uygulama sonrası geçen yıllar, bu uygulamanın, Ortadoğuyu özgürleştirmek değil köleleştirmek olduğunu dünya kamuoyunun gözleri önüne serdi.


 


ABD, söylendiği gibi, eğer Irak’a demokrasi getirecek olsaydı, Saddam’ı, kazasız belasız alaşağı eder ve rejimi değiştirirdi. Oysa yıkılan Saddam değil tümden Irak oldu. Çünkü küreselleşme iddiasındaki büyük ABD şirketleri böyle istemişti. Irak yakılıp yıkılacak, tüm alt ve üst yapı ağları yok edilecek, böylece silah şirketleri silah üretip satacaklar, diğer taraftan inşaat şirketleri Irak’ı yeniden yapılandıracaklar ve bu arada asıl hedef olan petrole el konulacaktı.


 


Gelinen noktada bakıldığı zaman Irak petrolünü üreten ABD şirketleri hiç bir yasal engelle karşılaşmazlarken, diğer yabancı şirketler ürettikleri petrolü Irak dışına götürememektedirler. Bu da oyunun bir diğer parçası olmalı.


 


Irak, 2003 Martında ABD tarafından işgal edildi. Daha işgal edilmeden önce büyük ABD şirketleri aralarında paylaşımı yapmışlardi bile. Silah şirketleri, inşaat şirketleri ve petrol şirketleri birtakım sözler almışlardı ve bir an evvel Irak’a girilmesi konusunda zorlayıcı olmuşlardı.


 


Irak o denli yakılıp yıkılmıştı ki, buradaki amaç söz verilen ABD şirketlerine yeni iş olanakları sağlamaktı. Adına savaş denilemeyen bir durum vardı. Çünkü ABD, Irak’ta herhangi bir direnişle karşılaşmadan Bağdat’ı almıştı. Bunun da nedeni, çok öncelerden beri yürütülen, Irak askerleini gizliden kazanma çalışmaları idi. İsrail tarafından yürütülen gizli çalışmalarla, Kesnizani denilen tarikat tarafından Saddam’ın tüm askerleri hatta ailesinin bir kısmı kazanılmış, böylece Saddam için hazırlanan son savaş sırasında uygulamaya konulmuştu. ABD askerlerini karşılarında gören Irak askerleri hiç savaşmadan evlerine dağılmış, ABD ise hiçbir  zorlukla karşılaşmadan Irak’ı işgal etmişti. Hal böyle olmasına rağmen, adına savaş denilen ama aslında Irak için savaşsız bir yıkım olan saldırılar olmuştu. Enerji, su, ulaşım, sağlık, vs gibi tüm alt ve üst yapıları harap edilen Irak, ABD şirketlerine, tekrar yapılandırılmak üzere sunulmuştu.


 


İşgal ve yıkım sonrası hayatta kalma mücadelesi veren halk, ABD şirketlerinin yaptığı onarımlara müteşekkir kalma noktasında idi. Bu arada özellikle yabancı yatırımcılara karşı çeşitli İslami örgütler tarafından yapılan eylemler gündemde idi. Ancak şimdilerde o eylemler de bitmiş gibi duruyor.


 


İşgalden sonra Irak yasalarını istediği gibi değiştiren ABD, herşeyi kontrolü altına almış, ABD’li petrol şirketlerinin rüyaları gerçekleşmiş, büyük petrol rezervlerine kavuşmuşlardı.


 


Hep merak etmişimdir ve bazı yazılarımda da işlemişimdir.


Acaba ABD Irak’ın petrolünü gizlice üretip götürüyor mu?


Ne kadar üretiyor, hangi şartlarla götürüyor?


 


Bu soruların açık bir yanıtı olacağını hiç sanmıyorum.


Ancak rastladığım bir kaynaktaki bilgiler oldukça dikkat çekicidir:


 


‘İşgal sırasında durmuş olan petrol üretimi işgal başladıktan kısa süre sonra devam etti ve Mart 2004’te (işgalden bir yıl sonra), işgal öncesi seviyelere ulaşarak 2.5 milyon varili buldu. Daha sonra 2 milyon varilde devam etti. Bu seviye Bush Hükümetinin günde 3 milyon varil hedefinin altında kaldı. Üretilen petrolün Birleşik Devletlere akması sağlandı. İşgalden yaklaşık altı ay sonra Irak’tan ABD’ye ithal edilen petrol miktarı günde yaklaşık 750 bin varili buldu ve bu miktar son otuz yılın otuz katından fazlaydı. Bugün her şirketin ne kadar Irak petolü sattığı konusunda veriler halka açıklanmıyor. Ama Ağustos 2005’te, Enerji İstihbarat Araştırması, o ay tüm Irak petrolünün %50’sinden fazlasının Birleşik Devletlere gittiğini, çoğunu Chevron, ExxonMobil ve Marathon dağıtırken gerisini Shell ve BP’nin dağıttığını tespit etti. (Bush’un Ajandası, Sayfa 270).’


 


ABD, Irak’ta günde ortalama 3 milyon varil petrol üretirse ve Irak’ın belirlenen petrol rezervlerinin 110 milyar varil civarında olduğu düşünülürse, Irak’ın daha çok uzun yıllar işgal altında olacağı kesinlik kazanmaktadır. Bir de varsayılan ama ispatlanmamış rezervler düşünüldüğünde 21. yüzyılda Irak tümden ABD sömürgesi olarak yaşayacak demektir.


 


Bugün petrol fiyatlarının neden durup dururken bu kadar spekülatif biçimde yükseldiği de ABD’nin oyunundan başka bir şey değidlir. Irak’ta en fazla 3-5 dolara mal ettikleri petrolün bu kadar yüksek fiyatlardan pazarlanması, ABD’nin büyük petrol şirketlerinin karlarını ne kadar büyüttüğünü anlatmaktadır. Ekonomik krizde olduğu söylenen ABD şirketlerinin, açıklanan kar oranlarına bakıldığı zaman, tüm sektörlerdeki zararlara rağmen petrol şirketlerinin büyük kazançlar açıklaması da bunun göstergesidir.


 


Gelecek on yıllarda Irak’ın kaderini paylaşacağı endişesi yaşanan diğer petrol ülkelerinin, aynı kaderi yaşadıklarına tanık olmamak umuduyla...


 


Kaynak: Bush’un Ajandası-Antonia Juhasz.


 


15.06.2008



 

Bu yazı 3492  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

Toprağa Gömülen Sevdalar Kadına şiddet ve intiharlar paneli raporu Ya 12 Eylül Öncesi? Görev süresi dolan rektörler ne yapar Merkez Valilerinin Merkezi İstanbul'un Kayıp Çocukları Türkiye’nin Sokak Çocukları Liseler 4 yıl ama eğitim 3 yıl Ölen Diktatörün ağlayan ülkesi Vurun Devlete

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Cumhuriyet evleri 2Trafik rezaleti. 3cadde ve sokak ışıklandırması 4GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 5soru 6İNSAN SAĞLIĞI 7Geridönüşüm noktaları 8sivrisinek ler 9hizmet mi eziyet mi.. 10cumhuriyet evleri aldatmacası

YAZAR YORUMLARI

1 EVET SEVGİLİ BEKİR 2 uyanalım artık 3 tebrik 4 YORUM 5 biz kimiz 6 büyümüşte küçülmüş 7 EN İYİ OLMAK 8 yüreğine sağlık.... 9 mucizeler sonsuzdur 10 çok film hareketler bunlar

HABER YORUMLARI

1 Bu şehri sevmiyorum. 2 MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR? 3 Güüüüüzeeeellll 4 ben beyaz saçlı bir arkadaşım 5 zor gunlerın adamı 6 çiftçi 7 mersin 8 Tebrik 9 Yanındayım 10 Muhteşem Süleyman...

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler