Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     İletişim

KENE KORKUSU ERGENEKON KORKUSUNA KARIŞTI

Duygu SUCUKA
         KENE KORKUSU ERGENEKON KORKUSUNA KARIŞTI

Kene Korkusu Ergenekon Korkusuna Karıştı


 


Korkularla yaşanacak bir ülke değildik ama maalesef şu anda o hale geldik.


 


Her böceği kene sanan insanlar ısırılmaktan ve kenenin taşıdığı bulaşıcı hastalığa yakalanıp ölmekten korkuyorlar.


 


Her polisi, jandarmayı gören insanlar gözaltına alınmaktan, Ergenekoncu damgası yemekten ürküyorlar.


 


 


Ergenekon; Türklüğün övünç kaynağı olan kahramanlık destanlarından birisidir. Ama bugün öyle bir tanımlandı ki Türk toplumunun korkulu rüyası haline geldi. Türk milletinin Orta Asya’dan çıkış destanının adı, yaklaşık bir yıldır sürdürülen bir çete operasyonunun adı oldu. Tanımlamalar ve benzetmeler Türklüğe kara sürmek olarak belirleniyor adeta.


 


Bir kene vakasıdır sürüp gidiyor ülkede. Yaklaşık iki yıldır kene ısırmasından ölen insanlarla yayılan haberler toplumda korkulu rüyalar oluşturdu. Nereden çıktı bu kene vakaları bilinmez. Eskiden de vardı keneler ve eskiden daha bir doğayla iç içeydi insanlar. Neden kene ısırmalarından ölümler yoktu da bugün var? Bazı Amerikan yapımı filmlerde izlemişizdir birçok kez; birtakım deneyler için ya da bazı ilaç firmalarının ticari amaçları için geliştirilen öldürücü nesneler (virüs, böcek, karınca, vs.) üçüncü dünya ülkelerine götürülüp bırakılır. Sonrasında meydana gelen vakalarla baş edebilmek o ülkenin başarabileceği bir şey değildir. İşte bizdeki kene vakası da sanki böyle bir çağrışım yapmakta, sanki birileri uçakla getirip o öldürücü keneleri bırakıp gitti. Bu düşünce her ne kadar komplo teorisi gibi algılansa da gerçeğe pek de uzak değil.


 


Bir yanda kene korkusu, bir yanda Ergenekon korkusu. “Beni de kene ısıracak mı” veya “ben de Ergenekon kapsamında bir gün tutuklanacak mıyım” diyenlerin sayısı bir hayli artmış durumda bugün. Kene ve Ergenekon korkusunun birbirine karıştığı şu günler toplum için hiç de rahat günler değil. Devlet vatandaşını rahat ettirmekle yükümlüdür. Devletin ilk temsilcisi olan Hükümet böyle bir sorumluluğu fazlasıyla taşımalıydı. Karşılıklı çekişmeler, kutuplaşmalar, hesaplaşmalar tüm çevrelere sorumluluklarını unutturmuş durumda. Gerek Hükümet kanadından gerekse muhalefetten gelen “bu bir rövanştır, bu bir hesaplaşmadır” benzeri açıklamaları doğru bulmuyorum.


 


Öldürücü keneleri ajan bir ülkenin işi olarak düşünürken Ergenekon meselesini de ABD’nin yönlendirmesi olarak düşünmemek mümkün değil. Amaç yıllardır içeriden zayıflatılmaya ve bölmeye çalışılan Türkiye’yi istenilen kıvama getirmek ve yönetmek. Türkiye’de yaşanan her türlü iç kargaşayı tesadüf olarak düşünmek sadece saflıktır.


 


Ergenekon soruşturması nedir, ne değildir, bir an evvel sonlandırmak ve toplumdaki gerginliği gidermek Başbakan’ın en önemli sorumluluğu haline gelmiştir. İsterse yarın siyasetten silinecek olsun, Başbakan bunu yapmak durumundadır. Bu ülkenin birlik beraberliği için, toprak bütünlüğü için, dağlarda teröristlerle mücadele etmiş onurlu komutanları, bu soruşturma kapsamında terörist sıfatıyla yargılamak bu Devlete yakışmaz. En azından bu soruşturmanın adı daha dikkatli seçilebilirdi. Devletin onuru her zaman siyasetin önünde olmak zorundadır.


 


Ergenekon soruşturması halkta öylesine kuşkuyla algılanır hale geldi ki kimilerine göre bu bir komplo, kimlerine göre ise bir darbe önleme mücadelesi. Hangisi doğru kafa yormak bir yana, bir kısım insanlar bu gelişmeler için “bu bir rövanş” derlerken bir kısım insanlar da muhalif olan herkesin bu kapsama alınacağı ve böylece karşı görüştekilerin ortadan silineceği iddiası ve beklentisinde.


 


At izinin it izine karıştığı durumlar deniliyordu. Şimdi de kene korkusunun Ergenekon korkusuna karıştığı günler yaşanıyor. Her iki korkudan da en kısa sürede kurtulabilmek için sorumlulara önemli görev düşmektedir.


 


02.07.2008


 

Bu yazı 994  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

Toprağa Gömülen Sevdalar Kadına şiddet ve intiharlar paneli raporu Ya 12 Eylül Öncesi? Görev süresi dolan rektörler ne yapar Merkez Valilerinin Merkezi İstanbul'un Kayıp Çocukları Türkiye’nin Sokak Çocukları Liseler 4 yıl ama eğitim 3 yıl Ölen Diktatörün ağlayan ülkesi Vurun Devlete

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Cumhuriyet evleri 2Trafik rezaleti. 3cadde ve sokak ışıklandırması 4GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 5soru 6İNSAN SAĞLIĞI 7Geridönüşüm noktaları 8sivrisinek ler 9hizmet mi eziyet mi.. 10cumhuriyet evleri aldatmacası

YAZAR YORUMLARI

1 EVET SEVGİLİ BEKİR 2 uyanalım artık 3 tebrik 4 YORUM 5 biz kimiz 6 büyümüşte küçülmüş 7 EN İYİ OLMAK 8 yüreğine sağlık.... 9 mucizeler sonsuzdur 10 çok film hareketler bunlar

HABER YORUMLARI

1 Bu şehri sevmiyorum. 2 MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR? 3 Güüüüüzeeeellll 4 ben beyaz saçlı bir arkadaşım 5 zor gunlerın adamı 6 çiftçi 7 mersin 8 Tebrik 9 Yanındayım 10 Muhteşem Süleyman...

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler