Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     İletişim

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK KALDIRILSIN

Duygu SUCUKA
         SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK KALDIRILSIN

Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılsın


 


Geçenlerde öğretmen atamaları başlığıyla yazdığım yazıda öğretmen atamalarının köklü bir çözüm beklediği özetini vermeye çalışmıştım.


 


Kadrolu, sözleşmeli, ücretli gibi kategorilerdeki öğretmen alımları, ihtiyaca göre hareket edilmesinden öte eğitimde önemli bir problem haline getirilmektedir.


 


Kadrolu öğretmenler Maliye Bakanlığı’nın belirlediği sayıda alınabilmekte, kadrolu olarak atanamayan öğretmenler ise başvurmaları halinde sözleşmeli olarak alınmaktadır. Ancak sözleşmeli atamalarda devlet ihtiyaç olan yere gönderdiği için genellikle Doğu-Güneydoğu çıkmaktadır.


 


Sözleşmeli atamaların sağlıklı olmadığını, istenildiği takdirde yandaş kayırma yoluna gidilebileceği seçeneğini daha önce sorgulamaya çalışmıştım. Sözleşmeli atamalar önceleri Milli Eğitim için daha avantajlı iken şimdilerde daha külfet hale gelmiş. Sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları kadrolulardan daha farklı. Mesela sözleşmeli öğretmen tayin isteyemiyor. Bu da tabi ki öğretmen açığı bulunan Doğu-Güneydoğu’da Milli Eğitimin işine geliyor. Gerek kadrolu gerekse sözleşmeli öğretmenler, öğretmen sertifikasına sahip mezunlar arasından alınmaktadır.


 


Bir de ders ücretli öğretmenler var. Doğum, askerlik, yurtdışı görevlendirme gibi durumlarda görevinden ayrılan öğretmenin yerine geçici olarak alınan ders ücretlilerin herhangi bir fakülte mezunu olması yeterli. Mesela Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu bir kişi ders ücretli öğretmenlik için başvurdu ise öğretmen olabiliyor. Sadece boşluk doldurma amacıyla yapılan bu alımlar ihtiyaç süresince görevlendirilmekte ve düşük ücretle çalıştırılmaktadır. Milli Eğitim’den aldığım bilgilere göre 6.2 lira/saat gibi bir ücret (2009). Yani ücretli bir öğretmen bir günde 5 derse girse 31 lira gibi bir ücret alacak. 22 işgünü olan bir aylık ücreti ise yaklaşık 680 lira. Bu da işsiz gezen bir genç için dört yıllık fakülte bitirmenin karşılığı. Acı bir gerçek.


 


Boşluk doldurma amacıyla öğretmen alımları arasında bir de vekil öğretmenlik bulunuyor. Bunlar ücretliden farklı maaş alıyorlar. Doğumda ve raporlu olarak ayrılan öğretmenin maaşının 3/2’sini, ayrıca ek ders alarak 1000 lira veya biraz üzeri bir maaşla çalışıyorlar. Genellikle dört yıllık, bazı yerlerde iki yıllık yüksek okul mezunları bile vekil öğretmen olarak çalıştırılabiliyor.  


 


150-200 bin öğretmen açığı olan eğitim dünyasında her yıl 10 veya 20 veya 30 bin öğretmen alınması bu açığı kapatmaya yetmediği gibi yığınla işsiz öğretmen yaratılmasına sebep olmaktadır. Bir önemli konu da ihtiyaçtan fazla mezun verilen ve istihdam edilemeyen bazı meslek dallarıdır. Milli Eğitimin verdiği bilgilere göre Biyoloji, Felsefe, Fizik gibi dallarda çok fazla mezun vardır ve istihdamda sorun yaşanmaktadır.


 


Her alanda plansız, programsız hareket eden ve strateji geliştiremeyen bir ülke olmamız öğretmen alımlarındaki çarpıklıklarla kendini göstermiş oluyor. Mademki istihdam etmeyeceksiniz, mademki bazı meslek gruplarında çok fazla bekleyen var, öyleyse neden o dallarda mezun verilmeye devam ediliyor? Bu iş baştan programlansa da üniversiteler ihtiyaç fazlası olan dallara öğrenci alımını durdursa ya da o bölümler kapatılsa olmaz mı?


 


Öğretmenlik mesleğinde bir itiraz da sınav sonucuna göre atama yapılmasıdır. “Mezun olduktan sonra KPSS’ye hazırlanmak için fakülte bitirmekten daha çok yoruluyoruz” diyor öğretmen adayları. Haksız da değiller. Dört yıllık fakülteye zaten ÖSS sınavını kazanarak giriyorlar, okuyorlar, mezun olmayı hak edip diplomayı alıyorlar ve öğretmen oluyorlar. Üstelik de öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksek okullar hatırı sayılır puanlarla öğrenci alıyorlar artık. Ama şu andaki sistem diyor ki, dur bekle, mesleğe başlamak için önünde başka engeller var.


 


Siyasi hükümetlerin yandaş kayırmacılığına çözüm olsun diye getirilen KPSS sonucuna göre atama yapılması, bugün tartışmalı bir hale gelmiştir. Gerçekten böyle bir sınava gerek var mıdır? Yoksa sınav kaldırılmalı eskiye mi dönülmelidir? Ya da başka bir sistem bulunabilir mi öğretmen atamaları için? “Mezuniyet derecelerine göre hemen atansınlar” diyor bir öğretmen arkadaşım.


 


Şimdiki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun tayinlerle ilgili demeçlerine sık, sık rastlamak mümkün. Özellikle sözleşmeli öğretmenler için kalıcı çözümler aradığı anlaşılıyor. Böyle bir çalışma hem öğretmenleri motive edecektir hem de eğitimde daha kalıcı bir çözüm olacaktır.


 


28.08.2009


dsucuka@hotmail.com


 

Bu yazı 1596  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

Toprağa Gömülen Sevdalar Kadına şiddet ve intiharlar paneli raporu Ya 12 Eylül Öncesi? Görev süresi dolan rektörler ne yapar Merkez Valilerinin Merkezi İstanbul'un Kayıp Çocukları Türkiye’nin Sokak Çocukları Liseler 4 yıl ama eğitim 3 yıl Ölen Diktatörün ağlayan ülkesi Vurun Devlete

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Cumhuriyet evleri 2Trafik rezaleti. 3cadde ve sokak ışıklandırması 4GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 5soru 6İNSAN SAĞLIĞI 7Geridönüşüm noktaları 8sivrisinek ler 9hizmet mi eziyet mi.. 10cumhuriyet evleri aldatmacası

YAZAR YORUMLARI

1 EVET SEVGİLİ BEKİR 2 uyanalım artık 3 tebrik 4 YORUM 5 biz kimiz 6 büyümüşte küçülmüş 7 EN İYİ OLMAK 8 yüreğine sağlık.... 9 mucizeler sonsuzdur 10 çok film hareketler bunlar

HABER YORUMLARI

1 Bu şehri sevmiyorum. 2 MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR? 3 Güüüüüzeeeellll 4 ben beyaz saçlı bir arkadaşım 5 zor gunlerın adamı 6 çiftçi 7 mersin 8 Tebrik 9 Yanındayım 10 Muhteşem Süleyman...

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler