IMF den kurtulalım artık
İMF ve Dünya Bankasının Yok Ettiği Ekonomiler (I)
(Not: Bu yazıyı geçen yıl yazmıştım, IMF tartışmları arasında tekrarlama gereği duydum)
Bush’un Ajandası diye bir kitap okuyorum.
Yazarı; uluslararası ticaret ve finans konularında önemli bir uzman olan, Washington’da Politika Araştırmaları Enstitüsü’nde konuk araştırmacı olarak çalışan, San Fransisco’da yaşayan, ödüllü yazar Antonia JUHASZ.
Kitabı okudukça, İMF ve Dünya Bankası’nın, ekonomisini kurtarmaya çalıştığı bir ülkenin bir vatandaşı olarak, var olan endişelerim arttı. Bildiğim gerçekleri, köklerine kadar anlatan bu kitap, ABD’nin, dünya ekonomisini nasıl istila ettiğini ve kendi gücünü diğer ekonomileri yok ederek koruma çabasında olduğunu örneklerle anlatıyor. Uzun bir süreyi kapsayan dönemde hazılanan bu ajanda, ABD için, uzun bir geleceğin hesabını yapmaktadır.
Herkesin okumasını tavsiye ettiğim bu kitaptaki ilginç bölümleri, kitaptan alıntılar şeklinde vermek istedim.
İMF ve Dünya Bankasının tarihçesi:
1892 yılında ABD-Boston’da doğan Harry Dexter White, bir Rus göçmen ailesinin çocuğudur. Askerlik öncesi babasının nalbur dükkanında çalışan White askerlik sonrası çeşitli üniversitelerde eğitimini sürdürdü, mastır, doktora ve uzmanlık çalışmaları yaptı. 1930’lu ve 1940’lı yıllarda ABD ekonomisi için kabul gören çok önemli fikirlerin sahibi oldu ve önemli makamlarda bulundu. İkinci Dünya Savaşına giren ABD’nin, savaş sonrası ekonomisinin çökmemesi için White’ın öne sürdüğü, ‘Amerikan malları için yeni pazarlar yaratmak üzere uluslar arası ticaretin genişletilmesi’ tezi benimsendi.
Temmuz 1944’te, Başkan Franklin Roosevel, kırk dört ülkenin temsilcisini Bretton Woods, New Hampshire’da topladı ve Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı çözüm arayışına girişti. Bu toplantının odağı İMF idi. İMF’nin başlangıçtaki onurlu amacı, bir ülkedeki ekonomik sorunun, küresel bir ekonomi krizi haline gelmemesini önlemek idi. Bir ekonomik sorun yaşandığında, İMF bir çöküşü önlemeye yetecek kadar para sağlayacak ve potansiyel zararın diğer ülke ekonomilerine bulaşmasını önleyecekti.
Dünya Bankası ise başlangıçta, savaşta yıpranmış olan Avrupa’nın yeniden yapılanması için düşünülmüştü ama sonradan, yeniden yapılanma çabalarının sadece Amerika’nın kontrolünde olmasına karar verildi. Bunun üzerine Dünya Bankası odağını değiştirdi ve dünyanın diğer yerlerindeki ekonomileri de değiştirmeye yöneldi. Örnek; Marshall Planı.
Üçüncü ve benzer kurum Dünya Ticaret Örgütü idi.
1980’lerden itibaren İMF ve Dünya Bankası politikaları değişti, gelişmekte olan ülkeler üzerinde ciddi ve trajik etkiler yarattı. Gelişmekte olan ülkeler hem yabancı ticari bankalara hem de kredi kurumlarına borçluydular. Bankalar paralarını geri istiyordu ve gelişmekte olan ülkelerin hayır deme şansı yoktu. daha fazla kredi alabilmek için ülkeler yerel harcamalarını kısmak, kredileri geri ödemek için sermaye artışına onay vermek zorundaydılar. Özelleştirilmiş devlet endüstrileri, yabancı sermaye konusundaki sınırlamaların azaltılması, ticaret engellerinin ortadan kaldırılması, devlet harcamalarının kısılması, ülkenin para biriminin değer kaybetmesi, petrol, mineral, ağaç, tarım ürünleri, kahve ve çiçek gibi lüks ürünlerin önemli kaynakların ihracının geliştirilmesine odaklanılması.
Aslında ABD’nin, dünya ekonomilerini, İMF ve Dünya Bankası yoluyla istila etmeye yönelmesinin temelinde birinci dünya petrol krizi yatmaktadır. 1973 yılında, Arap-İsrail savaşına karşı, petrol ihraç eden ülkeler birliği OPEC tarafından yaratılan kriz, ABD’nin, dünyanın her yerindeki petrol yataklarına yönelmesini gündeme getirmiştir.
08.06.2008
|