Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     İletişim

ADANA?NIN TRENİ, MERSİN?İN YOLLARI

Duygu SUCUKA
         ADANA?NIN TRENİ, MERSİN?İN YOLLARI
Adana’nın treni, Mersin’in yolları
 
Başlığa attığım iki kavramdan birine olumlu diğerine olumsuz bakacağım.
 
Uzun süredir gidemediğim Tarsus’a sömestr tatilinden yararlanarak gittim bu hafta (2010 Ocak son hafta). Adana-Tarsus-Mersin arasında koşturmaca yaptığım toplam üç günün özeti içerisinde gözüme takılanları sıralayıvermek istedim bu seyahat sonrasında.
 
Her daim muhteşem bir Çukurova var orada benim için. Yaşam dolu, hareket yoğunluklu, umut dağıtan yerler buralar. Birçok sorununu aşmış, birçok sorunun da üstesinden gelmek için çabalayan bu şehirleri daha önceki gidişlerimde de değişik detaylarda ele almaya çalışmışımdır.
 
Toplam üç günü bölmüştüm, her gün bir şehirde olacaktım. Önce Adana’ya gittim. Tarsus’tan tren yolunu tercih etmiştim. Kamu taşıtlarına mecbur kaldığım zamanları daha çok seviyorum. Çünkü halkın içinde oluyorum, etrafı gözlemliyorum ve gözlemlerimi hayatın içinden moduyla aktarabiliyorum.
 
Başlıktaki iki kavramdan birine olumlu diğerine olumsuz bakacağımı söylemiştim. Adana tren yolculuğu olumlu eleştirim, Mersin’in yolları ise olumsuz eleştirilerimi hak etmiştir diyebilirim.
 
Adana’ya ilk defa tren yolculuğu yapıyordum. Tren garında beklediğim süre Adana yolculuğu süresinden daha fazla idi. Tarsus-Adana arasını toplam 25 dakikada giden, son derece rahat ve konforlu bir trenden bahsetmek istiyorum. Tren yolculuğunu pek yapmam ama bu yolculuktan sonra Adana’ya bir daha başka bir ulaşım şıkkını tercih etmeyeceğimi düşünüyorum. Tarsus’tan Adana’ya özel arabayla gitseniz bile ışıklarda durup kalkmaktan dolayı bu trenin gittiği süreden daha fazla sürede gidersiniz. Adana-Tarsus-Mersin arasındaki 70 km yolda pek şehirlerarası yol kavramı yoktur. Çünkü yol boyunca hep işyerleri, yerleşim yerleri mevcuttur.
 
Tarsus-Adana arasında sadece Yenice İstasyonunda duran tren, demir yolu üzerinde gidiyordu ama öyle eski takır tukur giden trenlerden çok farklı idi. Konforlu ve rahat koltuklar, sarsmayan temiz, bakımlı vagonlarla hızlı bir yolculuk. Benim gittiğim saatlerde herkes oturuyordu, ayakta kalan çok azdı ama sabah ve akşam saatlerinde böyle olmadığı kesin.
 
Bu tren yolculuğumda denk gelen hızlı trenden bahsederek Adana’nın treni dedim. Ancak bu tren yolu bildiğim kadarıyla Mersin’den İskenderun’a kadar uzanıyor ve anlatmaya çalıştığım tren de o güzergahta yol alıyor. Dolayısıyla sadece Adana’nın değil, Çukurova’nın treni demek lazım.
 
Mersin’in bozuk yolları hiç düzelmiyor
 
İkinci gün Mersin’de buldum kendimi. Aslında Tarsus’a her gelişimde Mersin’e mutlaka uğrarım. Günübirlik de gelsem… Dostlarım, arkadaşlarım, çalışmalarım, ailemden parçalar var bu şehirde. Bir zamanlar Türkiye’de en çok sevdiğim iki şehirden birisi idi Mersin. Ama şimdi… Sevmiyorum diyemem gene de. Mersin’in sahip çıkılması ve içinde bulunduğu kargaşadan ayıklanması gerektiğini söyleyerek üzüntü duyduğumu belirtmek istiyorum sadece. Üzülmek çözüm değil elbette. Herkesle birlikte ben de birey olarak üzerime düşen ne varsa yapmak isterim. Şu an için yapabildiğim tek şey bu yazıyı yazmak. Bunun ötesindeki şeyler içinse birkaç yıldır, bir işe yaramadığını görsem de uğraş vermeye çalışıyorum.
 
Gerek Adana, gerekse Mersin sosyolojik anlamda konuşulacak, yazılacak olursa, burada kitaplar dolusu metinler çıkar. O nedenle çok da bu yönlere eğilmeden yazının başlığına uygun bitirmek istiyorum yazıyı. Mersin’in sahipsiz ve bakımsız olduğunu söyledim iki satır önce. Sahipsiz olması da, bakımsız olması da şehir halkının sorumluluğunda olan bir durumdur. Bakımsız mı, hemen Belediyeleri suçlarız. Ama suçlamanın ötesinde sorgulanacak detaylara hiç inmeyiz.
 
Her gelişimde yazmak istedimse de bir türlü bu konuyu ele alamadım. Mersin gibi bir deniz şehrinde, bir liman kentinde, bir turizm merkezinde, bir narenciye deposunda, gelincik gibi bir şehirde, özellikle mahalle aralarındaki yollar son derece kötü, bozuk ve bakımsız. Genel olarak, şöyle bir tepeden bakmak gerekirse, düzensizlik, görüntü kirliliği, çevre kirliliği hiç yakışmıyor bu güzel şehre. Hele bir de Tarsus tarafından şehre girerken göze çarpan hayvan pazarı var ki, evlere şenlik. En azından o hayvan pazarı başka bir yere taşınmalı. Mahalle aralarındaki kötü yollar da bir an evvel sağlığına kavuşmalı diyerek Mersinle ilgili olumsuz cümlelerimi bitirmek istiyorum.
 
Mersin’de güzel çalışmalar yapan bir Emniyet var bugün. Şehrin içinde bulunduğu kargaşa durumuna umut vadeden çalışmalar. Sokak çocuklarına dönük uygulamalı projeler üzerinde çalışan Mersin Emniyeti’nin çalışmalarından bahsetmeye çalışacağım bir sonraki yazımda.
 
29.01.2010

Bu yazı 1612  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

Toprağa Gömülen Sevdalar Kadına şiddet ve intiharlar paneli raporu Ya 12 Eylül Öncesi? Görev süresi dolan rektörler ne yapar Merkez Valilerinin Merkezi İstanbul'un Kayıp Çocukları Türkiye’nin Sokak Çocukları Liseler 4 yıl ama eğitim 3 yıl Ölen Diktatörün ağlayan ülkesi Vurun Devlete

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Cumhuriyet evleri 2Trafik rezaleti. 3cadde ve sokak ışıklandırması 4GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 5soru 6İNSAN SAĞLIĞI 7Geridönüşüm noktaları 8sivrisinek ler 9hizmet mi eziyet mi.. 10cumhuriyet evleri aldatmacası

YAZAR YORUMLARI

1 EVET SEVGİLİ BEKİR 2 uyanalım artık 3 tebrik 4 YORUM 5 biz kimiz 6 büyümüşte küçülmüş 7 EN İYİ OLMAK 8 yüreğine sağlık.... 9 mucizeler sonsuzdur 10 çok film hareketler bunlar

HABER YORUMLARI

1 Bu şehri sevmiyorum. 2 MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR? 3 Güüüüüzeeeellll 4 ben beyaz saçlı bir arkadaşım 5 zor gunlerın adamı 6 çiftçi 7 mersin 8 Tebrik 9 Yanındayım 10 Muhteşem Süleyman...

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler