TPAO ve Kamuoyu
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO); Türkiye nin tek milli petrol şirketi olup en güzide kurumlarımızdan birisidir.
Petrol sektörünün bir bireyi ve TPAO’nın bir çalışanı olarak, kamuoyunda sorgulanmak, Türkiye’de petrol var ama çıkarılmıyor diye suçlanmak beni hep üzmüştür. Özellikle internet ortamında dolaşan asılsız yakıştırmalardan, bulunduğum toplu ortamlarda yöneltilen meraklı sorulardan, bu sektörün çalışanları olan bizlerin görevini gereği gibi yapmayan kişiler olarak suçlandığımız izlenimini edinmekteyim.
Elimden geldiğince, dilim döndüğünce cevap vermeye, TPAO’nı savunmaya çalışsam da kamuoyundaki önyargıyı yıkmak kolay değil. O önyargı şöyle der; “Türkiye’de petrol var ama çıkarılmıyor, bunun nedeni beceriksizlik midir, hainlik midir?”. Böyle bir önyargı oluşmasında medyanın da payı olmuştur. Önyargıya gerekçe ise şudur; neden komşularımızda var, bizde yok?
Komşularımızda var, bizde neden yok sorusu haklı olabilir. Bu sorunun cevabının verilmemesidir önyargının devam edip gitmesinin nedeni.
Savaşlar yaratan, sınırlar değiştiren, varlığı da yokluğu da dert olan petrol konusunu vatandaşın bu kadar merak etmesi, petrolümüz var mı yok mu diye sorgulaması, bu konudaki her sansasyona inanması çok doğaldır. İnsan yaşamında bu denli önemli olan pertolün varlığı, o siyah mücevhere sahip olmak insanoğlunun büyük umudu, coşkun tutkusudur. Bu da çok normaldir. Ancak bu konuda vatandaşın bilgilendirilmemesi, bilinçlendirilmemesi doğru değildir. TPAO, teknik bilgi değil ama halkın anlayacağı türden bilgi vermeyi, bilgilendirmeyi zaman zaman yapmalı, zan altında kalmaktan kurtulmalı diye hep söylemişimdir.
Başarılı teknik kadrolara sahip olan TPAO, bu tür suçlamaları hak etmiyor. Yetişmiş insan gücü bakımından kendi kendine yetebilen, hatta başka şirketlere eleman takviye eden TPAO nın yer bilimci mühendisleri Türkiye nin önemli üniversitelerinden çıkmaktadırlar. Dolayısıyla buradaki eksiklik, yapılan suçlamalrın önüne geçilmemesidir. Unutulmamalıdır ki susmak, suçlamayı kabul etmek anlamına gelir.
Kamuoyu merakına karşı bugüne kadar hep kapalı kalan TPAO, bu anlamda bugün daha farklı bir noktadadır. Örneğin, 25 Mart 2010 tarihinde iki sivil toplum örgütü tarafından düzenlenen “Güneydoğu Sınır Mayınları Paneli” adlı çalışmada, TPAO, panele katılım ve mayınlı alanların petrol potansiyelinin anlatılması önerisine sıcak yaklaşmış, bu konuda önemli bilgiler vermiştir. Türkiye Petrol Jeologları Derneği ile Güneydoğum Derneğinin birlikte organize ettiği etkinlikte başarılı bir sunum yapan TPAO Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Sayın Yurdal Öztaş, sunum sonrasında gelen soruları da son derece olgunlukla cevaplamıştır. TPAO’nı ve Sayın Öztaş’ı böyle bir çalışmayı içtenlikle sahiplenmiş olmasından dolayı kutluyor, teşekkür ediyorum. Birçok eski vali, milletvekili, yabancı enerji şirketi temsilcisi, bürokrat ve yer bilimcinin izlediği o panelde, TPAO tarafından sınır petrollerinin anlatılması, bu konuda kamuoyu merakını giderici cevaplar verilmesi, kurum adına son derece güven verici bir imaj yaratmıştır.
TPAO bu tür toplantılara sık sık girmese de, sürekli basının ve halkın önünde olmasa da, ihtiyaç duyulduğu oranda kendini anlatması, kamuoyundaki imajını mutlaka olumlu yönde değiştirecektir.
Çeşitli kongrelerde, bilimsel ortamlarda artık bilgi paylaşımına açık olmayı tercih eden TPAO, bazen de basına reklam anlamında değil, bilgilendirme anlamında yüzünü dönebilir.
|