|
Ünlü bir bayanın ölümü ve aile kavramı üzerine
Ünlü sunucu ve oyuncu Defne Joy Foster birkaç gün önce ani biçimde ölünce Türkiye’nin önemli gündemleri bir kenara bırakıldı, herkes bu konuyla haşır neşir oldu. Ölümü, ölüm nedeni, öldüğü yer, vs, vs… o kadar çok şey sorgulandı ki, onu tanımayanlar da tanımış oldu ölümünden sonra. Özellikle basın için bu haftanın en önemli malzemesi idi bu konu. Konuya her ne kadar farklı bir değerlendirme getirmek istesem de sonuç da ben de bu malzemeyi kullanmış oluyorum.
Küçük, sevimli kız imajıyla ekranlarda şirinlikler yapan Defne Joy Foster, katıldığı dans yarışmasından henüz yeni elenmişti. Elendiği için de halk onu ne de olsa biraz mağdur görüyordu. Bizde hep böyle değil midir? Mağdur görülen kişi hep sevilir. Defne zaten sevilen bir sunucu-oyuncuydu. Bir de yarışmadan elendi. Elendiğinden iki gün sonra da ani biçimde öldü. Sonuç: Medya aracılığıyla yaratılan bir Defne fenomenliği. Herkes üzüldü, sevenleri ağladı, sokaktaki vatandaş bile çok yazık dedi. Ve Defne gönüllere girdi bir anda.
Ölümler çok acıdır. Özellikle bu acıyı çok taze yaşamakta olan birisi olarak, bu genç bayanın ailesine Yüce Allahtan sabır ve güç diliyorum. Hayatta en çok zorlanacak kişi çok küçük yaşta bıraktığı çocuğu olacaktır tartışmasız.
Arkadaşlarıyla birlikte önce bara gidiyorlar, orada tanıştığı bir adamla eğleniyor hoşça vakit geçiriyorlar. Sonra da geç saatlerde adamın evine gidiyorlar. Orada ani bir ölüm olayı oluyor. Ve adam gidip ifade veriyor. İfade, anında gazetelerde boy boy yer alıyor. Ve ifadeyi sokaklardaki kamera görüntüleri destekliyor. Bardan çıkıp sarılarak yürümüşler. Eve gelince duygusal yakınlık olmuş. Sonra yatak odasına gitmişler, duygusallık devam etmiş. Ama cinsellik yaşanmamış. Olayın deşifre edilişine bakınca son derece çirkin ve düzeysiz. Bunları anlatan ünlü bir gazetecinin ünlü bir gazeteci oğlu. Masum olduğunu söylemekle yetinseydi de yeterdi.
İnsanlar ünlü oldukları zaman toplumsal sorumlulukları daha da artmaktadır. Ünlü olmak her anlamda özgür olmak değildir. Toplumun belli kesimlerinde belli gruplar kendi kuralları dâhilinde yaşıyor olabilirler. Toplumsal yönden yanlış olan şeyler onların doğruları olabilir. Toplum adına önemli olan bu tür yanlışları görmezden gelmemektir. Defne Hanımın ölümüne çoluk çocuk herkes üzüldü. Ama Defne Hanımın yanlışını hiç kimse görmedi. Evli, üstelik de çiçeği burnunda bir anne, belli ki kocasını çok seviyor ve ondan bir oğlu var, dahası var mı? Yok. Dahası, bir bayan, barda eğlenirken tanıştığı bir adamın evine, hem de hiç olmayacak bir saatte ne demeye gider? Belki gidişinin de makul bir açıklaması olabilir ama o adamın verdiği ifade hiç makul bir açıklama bırakmıyor ortada.
Burada genç bir kadının hiç beklenmedik ani ölümünden ziyade kadın olmak adına ortaya çıkan duruma üzülmek lazım. Ortada çok önemli bir sorumsuzluk ve kadınlar adına istismar edilmesi kolay bir durum olduğu kesin. Ve kesin olan diğer bir konu, aile kurumunun, taşınması çok zor bir olgu olduğu…
04.02.2011
|