Kadının İşgücüne Katılımında Kötü Tablo
(Kadının İşgücüne Katılımı Paneli Sonuç Raporu)
Düzenleyen: Gazi Üniversitesi desteğiyle Güneydoğum Derneği
Tarih: 3 Mart 2011
Yer: Gazi Üniversitesi Rektörlük Mimar Kemaleddin Konferans Salonu
Oturum Başkanı: Prof Dr. Kemal ÇEVİK
Başkent Üniversitesi Öğr. Üyesi
Kadının çalışma hayatına katkısı
Yrd. Doç. Dr. Belma Tokuroğlu - Gazi Üniversitesi – İİB Fakültesi Öğretim Üyesi
Gelişmiş, gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde kadının işgücüne katılımı
Şeyda Koçer - Dünya Bankası Kıdemli Proje Yöneticisi
Kadın istihdamında İŞKUR uygulamaları
Nuran Ersoy - Çal. ve Sos. Güven. Bak. – İst. Dairesi İnsan Gücü Plan. Şb. Md.
Kadının işgücüne katılımında mikro-kredi uygulamaları örneği
Abdul Metin - Türkiye Grameen Mikro-kredi Programı Genel Müdürü
Güneydoğu’da kadın istihdamının önündeki engeller ve çözüm önerileri
Gül San - Gazeteci - Yazar (Şanlıurfa)
İşgücüne katılımda eğitimin rolü
Ramazan Doğru - Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi
*********************
Türkiye’de kadının işgücüne katılımı.
Yeryüzünde uygarlaşma arttıkça, kadınlar, yaptıkları işlere cinsiyetleri doğrultusunda bakmaktan uzaklaştıkça, kadının işgücüne katılımının düşen bir trend izlemekte olduğunu gördük. Konuyu tartışmaya açmak, kamuoyu dikkatini buraya çekmek amacıyla Güneydoğum Derneği olarak bir çalışma yapmak istedik.
Bu konunun bilimsel bir ortamda tartışılması, ortaya çıkacak fikir ve raporların bilimsel bir boyutunun olması amacıyla Gazi Üniversitesi’ne başvurduk. Talebimize olumlu yanıt veren Gazi Üniversitesi bu çalışmaları sonuna kadar destekledi.
2 Mart 2011 günü yapılan çalıştaya Bakanlıklar, Kamu Kurumları, Üniversiteler, Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Kuruluşlarından katılımcılar oldu. Çalıştayda bir araya gelen grup, periyodik aralarla toplanma ve kadının istihdamı konusunda stratejiler üretme kararı aldı.
3 Mart 2011 günü ise aynı konuda, yani kadının işgücüne katılımı konusundaki panelimizi gerçekleştirdik.
Kadınların amacı, rollerin değişmesi değil, kadının ve erkeğin hayatı daha eşit oranlarda paylaşmasıdır.
Bu konu Feminizm kulvarından çıkarılmalı, sivil irade öncülüğünde, değişik kesimlerin bir araya gelerek, elbirliği içinde ve bilimsel ortamlarda çözüm aranmalıdır.
*****
Kadının çalışma hayatına katkısı:
Türkiye de sosyolojik olarak bakıldığı zaman rakamlarla konuşmak yetmiyor. Rakamların ardına bakmak lazım. Bugün itibariyle işgücüne katılımda %27 kadın, %72-73 erkek.
Önemli bir nokta, bütün kadınların emek sarf ettiği bir alan görmezden geliniyor. Ev kadınlığıdır bu alan. Kadın çalışma hayatına ev kadını olarak başlıyor.
Kız ve erkek çocuklara daha doğuştan farklı roller biçiliyor. Toplumsal cinsiyet ayrımı doğuştan başlıyor. Pembe, mavi renklerle bile bu ayrım belli ediliyor. Ev kadına, evin dışı erkeğe aittir mantığı bir türlü değiştirilemiyor.
Tüm bu ayrımlar biz insanlar tarafından ortaya konmuştur. Bunları yeniden tanımlayıp farklılaştırmak gerekiyor. Kadınlık ve erkeklik öğrenilen şeylerdir. Kadını ön plana çıkarmaya çalışırken erkeği de ötekileştirmemek gerekir.
Kanunlarımıza göre tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir. 2004 yılında bu kanuna bir fıkra eklendi ve kadınlar ve erkekler kanunlar önünde eşittir denildi.
Toplumsal cinsiyet ayrımının önündeki engeller bir an evvel ortaya konmalıdır. Kadınlara seçme, seçim yapma hakkı verilmelidir. Kadını evin dışına çıkarmadığınız sürece insan haklarına da aykırı duruyorsunuz.
Kadınlara yakışan meslekler ve erkeklere yakışan meslekler diye ayrımcılıklar var. Bu ayrımcılıklar evin içinde başlıyor. Demokrasi evin içinde başlar. Ütü bozulduğunda, priz bozulduğunda, fırın çalışmadığında yapacak, tamir edecek kişi erkek olarak bilinir, algılanır. Bu yanlıştır. Bu kültürün, bu düşüncenin yansıması çalışma hayatında görülmektedir. Mesela Kız Enstitülerinin açılması...
Kadınlar yönetim kadrolarında yoklar. Bu da mesleki ayrımdır, evdeki ayrımın yansımasıdır. Örneğin ülkemizde 139 üniversite bulunmakta, sadece 8 bayan rektör var. Mecliste az sayıda bayan milletvekili mevcut. Bunun yanında çok sayıda bayan öğretmen var.
*****
Dünya ülkelerinde kadının işgücüne katılımı:
Türkiye de kadının işgücüne katılımı1980 de %48, 2010 da %23 lere kadar düştü. Bu gerilemenin en önemli nedeni olarak tarım sektörünün küçülmesi ve kente göç gösterilmektedir. Kadının becerisinin olmaması, kente göçle, onu iş yaşamından uzaklaştırmıştır.
Kadının kendini yükseltmesinden başka, erkeğin kadını yükseltmesi bu işin olmazsa olmazıdır. Türkiye den geride sadece üç ülke bulunmaktadır. Pakistan, Irak, Suudi Arabistan. Bu bizim için yüz karasıdır. Kadın erkek eşitliği kalkınma ekonomisinin olmazsa olmazıdır.
Gelişmiş ve geri kalmış dünya ülkelerinde kadının işgücüne katılımına bakalım;
Latin Amerika: Belli süreçlerden geçtiler, son 3 yılda Şile, Kosta Rika, Arjantin’de yönetime kadın başkanlar geldi. Kadınların liderliğini halk tercih ediyor. Sosyal programlar, çocukların eğitimine katkı ve annelere destek konularında kayda değer ilerlemeler yapıldı.
Afrika ve Batı Asya Ülkeleri: Kadın erkek eşitliği konusunda hayli ilerlemeler gözlemlenebiliyor.
Örneğin, Sudan da;
AGI - the adolescent girl s initiative (girişimi) - 16-24 yas arası.
"Kadın erkek eşitliği akıllı ekonomi aksiyon planı hazırlanıp yasama geçirildi. Kadınların iş piyasasına, zirai alana, teknolojiye, kredi ve yapılaşmada imkân sahibi olmalarını amaçlıyor. AGI 16-24 yaşlarındaki kızların okuldan ise geçişlerinde ve mentor bulmalarında yardımcı. Şu an 5 pilot ülke var AGI uygulamalı. Afganistan, Liberya, Nepal, Ruanda, ve Güney Sudan. Son zamanlarda, Ürdün ve Demokratik Cumhuriyet de bu ülkelere katıldılar.
AGI ya finansal katkıda bulunan ülkeler ise Avustralya, Danimarka, Norveç, İsveç, UK, ve Nike Corporation. Sudan, kadınlara eğitimin en iyi/etkili katkı yapacağı görüşünde.
Tacikistan: Dünyada dışarıdaki işçilerin ülkelerine gönderdikleri paraya en bağımlı ülke. Finansal kriz öncesi 2003 -2007 yılları arasında yoksulluğu azaltmaya fevkalade katkısı oldu.
Etiyopya: 2010 yılı başında IDA (International Development Agency- fakir ülkelere yardım için dünya bankası içindeki kuruluş) başkan yarımcıları, kadın erkek eşitliğinin "ana" temalardan biri olmasına karar verdiler. Bu demek oluyor ki kadının yükselişi.
Bangladeş: Fakirlikle mücadelede sektörler arası bağlantılar önem taşıyor. Hukukun işlevliliğinin oluşması vurgulanıyor. Yardımların artırılması öngörülüyor. Amaç işgücüne kadının katılımını artırmak + kadın için eğitim seviyesini yükseltmek.
Liberya: İlk ve orta öğretimde yeni düzenlemeler gerektiğinin altı çiziliyor. Amaç daha fazla kız öğrencilerin eğitimi. Sağlık ve endüstri sektöründe pozitif yönde gelişmeler dikkat çekiyor.
Avrupa ülkeleri ve ABD: Malum, bu konuda en ilerideler. Avrupa, küresel lider. Kadınların %5 i, erkeklerin ise %3’ü hala sorunların olduğu düşüncesindeler. Yakında bu konu artık tartışılmayacak bile. İspanya Kabinesi 9 kadın 8 erkekten oluşuyor.
Çok uluslu şirketlerin başındaki kadın %3. UN de %10. Parlamento koltuklarında %10, ABD ilk 500 şirketinin başındaki kadın % ise 13,5. Norveç’te temsil mecburi, 2002 itibari ile %40.
*****
Kadın istihdamında İŞKUR uygulamaları:
İşgücüne katılım oranı
Türkiye geneli %48.6
Erkekler %70.4
Kadınlar %27.5
İstihdam oranı
Türkiye geneli %43.2
Erkekler %63.1
Kadınlar %24.0
Kadınların İşgücü Piyasasına Katılımlarının Önündeki Engeller
-Eğitim düzeyinin düşük olması
-Aile içinde cinsiyete dayalı iş bölümü(Yaşlı ve çocuk bakımı vb.)
-Toplumsal önyargılar
-Kalıplaşmış işveren tutumu
-Aile ve iş yaşamını uyumlaştırıcı tedbir ve düzenleme eksiklikleri
-Genelde erkeklere göre düşük ücret
-Kırdan kente göç
Kadın İstihdamının Desteklenmesine Yönelik İŞKUR Çalışmaları-I
-İşe yerleştirmede cinsiyet ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik bir genelge yayınlayarak, işverenlerin cinsiyetle ilgili tercih belirtmesi uygulamasına son vermiş, işgücü taleplerinde işgücü istem formunda yer alan “işçinin cinsiyetine” ilişkin ibareyi uygulamadan kaldırmıştır.
-Nisan 2006 tarihinde, yapılan bir düzenleme ile, kamu kurum ve kuruluşlarının işgücü taleplerinde cinsiyet ayrımı kaldırılmıştır.
Kadın İstihdamının Desteklenmesine Yönelik İŞKUR Çalışmaları-II
Mayıs 2006 tarihli talimatımızla da, İl Müdürlüklerimizden özel sektör işyerlerinin, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça iş ilişkisinde cinsiyete dayalı ayrım yapılamayacağı konusunda işverenlerin bilinçlendirilmesi istenmiştir
2010 yılı içerisinde kadınların işe yerleştirilme oranlarında bir önceki yıla göre %68,73 artış olmuştur.
İş ve meslek seçme aşamasında bulunan işsizlere bireysel ve grup görüşmeleri aracılığıyla;
İş bulma, İşi elinde tutma, Özgeçmiş hazırlama, Etkili iş görüşme teknikleri hakkında yardımcı olunmaktadır.
Kadın İstihdamını Destekleyen Projeler;
20 milyon Avro bütçeli “İŞKUR Aktif İstihdam Tedbirleri Projesi-II (AİPP-2)” 25 büyük ilimizde gençlerin ve kadınların işgücüne katılımlarını ve istihdamlarını kolaylaştırmayı amaçlayan bir hibe programıdır.
*****
mikro-kredi örneği:
1976 yılında, Bangladeş te, yoksullukla mücadele amacıyla başlatılan Mikrokredi uygulamasının dünyadaki öncüsü Prof Dr. Muhammed Yunus tur. Muhammed Yunus 42 yoksul kadına cebinden borç vererek 1976 yılında Grameen Bankasının kurulmasını başlatmıştır. Başlangıçta verilen borç miktarı 27 ABD doları olup her yoksul kadına 1 dolardan daha küçük miktarda borç verilmiş; borç alan 42 kadından birisi bambu sandelye yaparak geçimini elde ederken, günde sadece iki sent kar elde edebilmiştir.
1983 te program çok başarılı olmuştur.
Mikrokredinin Türkiye deki öncüsü 22. Dönem Diyarbakır Milletvekili Prof. Dr. Aziz Akgül dür. 2002 yılında Türkiye de ilk kez Diyarbakır da başlatılan Grameen programı, halen Türkiye nin de içinde bulunduğu 170 ten fazla ülkede uygulanmaktadır.
Türkiye de kredi oranları yaklaşık 500 ile 1000 lira arasında değişmektedir. Geri ödeme ise uzun vadede ve küçük taksitlerle yapılmaktadır. Üyelerin hepsi bayan olup aileye katkı, çocuklara destek sağlıyorlar.
2015 teki hedef, 81 ilde programın uygulanması, 200 bin üyeye ulaşmak, bir milyon kişiye faydalı olmak.
*****
Güneydoğu’da kadın istihdamında engeller:
Kadınlara sorarsanız ‘mesleğiniz ne’ diye ‘ev kadını’ cevabını alırsınız. İstihdam edilmiş meslek sahibi kadınlar için bile ev kadınlığı öncelikli sorumluluktur. Toplumsal cinsiyet rolleri kadını ev içi ücretsiz işçiliğe erkeği ise ev dışında çalışarak ailenin geçimini temin etmeye zorunlu kılmaktadır. Kadın çalışıyorsa bile bu, aileye veya evine katkıda bulunmak olarak algılanır. Yani çalışması nedeniyle ekonomik olarak bağımsız olması beklenmez. Televizyon kanallarında reyting yapan evlenme programlarında, evi ve sigortalı işi olan erkeklerin tercih edilmesinin nedeni, kadınların evliliği erkeğe bağımlı sosyal güvenlik mekanizması olarak görmesindendir.
Kadın, çocukluğunda babasına, yetişkinliğinde kocasına, yaşlılığında ise oğluna bağımlı kalmaktadır.
Ev Kadını oranının en fazla olduğu Urfa, aynı zamanda tarım sektöründe gezici geçici işçi olarak çalışan kadınların da en fazla olduğu ildir. Ne kadar tezat, hem ev kadını, hem gezici geçici mevsimlik tarım işçisidir. Bundan anlaşılıyor ki ev içi çalışmalar tarım sektöründeki çalışmalar gibi görünür değil kayıt dışıdır.
Bu sorun gibi ev içi bebek, çocuk ve yaşlı bakımında çalışan kadınlar da, hiçbir güvencesi olmadan kayıt dışı çalışmaktadırlar. Son yıllarda moda olan yabancı uyruklu kadınların bu hizmetlerde, yatılı olarak, 400 dolara hizmet vermesi, yerli kayıt dışı işgücünün, yabancı kaçak işgücüne geçişini göstermektedir.
Çalışan kadınların hamilelik ve çocuk bakımı nedeniyle işlerinden uzaklaşmaları, ara verdikten sonra aynı pozisyonda çalışmaları, kariyer yapmalarına engel olmaktadır. Maliye bakanlığının belirlediği kreş ücreti 100 TL olmasına rağmen ortalama 500 TL olan kreş bakımevi ücreti nedeniyle birçok kadın işinden ayrılmaktadır.
Girişimci olmak isteyen kadınların da önünde ciddi engeller vardır. Örneğin (Gül San’ın anlatımı):
Benim bizzat yaşadığım sorundan bahsetmek isterim. Tarım ve hayvancılık deneyimli, köyümdeki kadınlarla küçük baş hayvancılık yapmak istedik. 7 kadın kooperatif kurarak kredi almayı düşündük, Tarım İl Müdürlüğüne başvuruda bulundum, evrakları hazırlarken aynı soy isimden olmayacak dendi. 7 kişi veya aynı soy isim taşıyanların Nüfus Müdürlüğünden üçüncü derece akraba olduklarını belgeleyen yazı isteniyordu. Nüfus Müdürlüğü böyle bir yazı vermeye yetkilerinin olmadığını söyledi. Oysa bizim bölgede (Şanlıurfa) iç evlilik yaygın olduğundan aynı soy ismi taşımak olağan bir durumdur. Sonra köyde kapı no’su yoktur. İkametgâhta kapı numarası yok diye kabul edemeyeceklerini söylediler. Daha ilk adımda pes ettik. Sonraki aşamalarda tesis yeri için tapulaştırma istendi. Urfa’da tapulaştırma yapamayacağımızı öğrendim. 50 üye bulmanın, küçük bir köy olduğumuzdan bizi aştığını düşünerek kooperatiften vazgeçtik. Ziraat Bankasından hayvancılık kredisi almak istedim, benden şehir merkezinde ev veya işyeri tapusu ve çalışan bir kefil istenince pes ettik, vazgeçtik.
*****
İşgücüne katılımda eğitimin rolü:
Ülkemizde nüfusun yarısını oluşturan ancak kaynaklardan eşit oranda faydalanamayan kadınların eğitimi, işgücüne katılımlarında çok önemlidir.
Bugün 4 milyon kadın okuma yazma bilmiyor. Toplam 139 üniversite bulunmakta ve bunlardaki kız öğrencilerin oranı %44. Üniversitelerimizdeki akademisyenlerde kadınlarımız dünya ülkelerinde önde.
İşgücüne katılım ile eğitim arasında güçlü ilişkiler vardır. Eğitim düzeyi yükseldikçe kadınların işgücüne katılım artmaktadır. Eğitim işsizliğin azaltılmasında çok önemli bir araçtır. Ancak işsizlikle eğitim arasındaki ilişki karmaşıktır.
Türkiye de doktor, mühendis, dişçi, akademisyen, avukat gibi yüksek eğitimli kadınların oranı ABD ve Avrupa ülkelrinden daha yüksektir. Bu araştırma 2007 de yapılmıştır.
Kadının saygın bir meslekte işgücüne katılımında eğitim olmazsa olmazdır. Meslek sahibi olmadan işgücüne katılan kadınlar genelde tekstil, ev temizliği, kasiyer gibi işlerde çalışırlar ve kayıt dışıdırlar.
Orta seviyede eğitim almış kadınların işgücüne katılım oranı çok düşüktür. Bu gruptaki kadınlar genelde ev kadınıdırlar ve kentlerde oranları %66 dır.
Kadınların eğitim durumuna göre işgücüne katılımları ilkokul için %3 iken yüksekokulda %73 lere kadar çıkmaktadır. Eğitim durumna göre işgücüne katılım oranındaki fark kadınlarda erkelere göre daha fazladır.
Ve konuyu tamamlayan bir şiir;
Kadınlar bilirim ülkeme dair
Yürekleri Akdeniz gibi geniş
Soluğu Afrika gibi sıcak
Gönülleri Çukurova gibi ümmit
Dağ gibi oturular evlerinde
Limanlar gemilerini nasıl beklerse
Öyle beklerler erkeklerini
*****
Kadının işgücüne katılımı çalıştayı ve paneli için destek veren Gazi Üniversitesi ne, katılım sağlayan kurum ve kişilere teşekkür ediyor, bu konuda somut sonuçlara ulaşıncaya kadar devam diyoruz.
19 Mart 2011
dsucuka@hotmail.com |